Cenazeleri köylülerin bulması ilginç

Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, helikopter kazasıyla ilgili hukuk içerisinde kalarak hakkını arayacağını söyledi.

Cenazeleri köylülerin bulması ilginç

Kahramanmaraş'ta 2 yıl önce geçirdiği helikopter kazasında yaşamını yitiren Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) kurucu lideri merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, helikopter kazasıyla ilgili hukuk içerisinde kalarak hakkını arayacağını söyledi. Muhsin Yazıcıoğlu'nun memleketi Şarkışla'ya gelen Gülefer Yazıcıoğlu, burada AA muhabirine açıklamada bulundu. Eşi ile kazadan 15-20 dakika önce telefonla görüştüğünü, kaza haberini de televizyondan öğrendiğini belirten Gülefer Yazıcıoğlu, 'Bana 'hiçbir şeyi yok, sadece kırıkları var' denildi. Oysa hayatta olsaydı, iki eli kanda da olsa, yaptığı her kazada olduğu gibi yine beni arar, mutlaka bilgi verirdi' dedi. Olayın ardından endişe duyduğu için memleketi Kahramanmaraş'a kızıyla birlikte gittiğini, ancak fiyaskoyla karşılaştığını ifade eden Yazıcıoğlu, 'Oluşturulan kriz masası bir fiyasko, başı boşluk lakaytlık, insanlar oradan oraya koşuyor, ben de onlarla birlikte gidiyorum. 'Orada' diyorlar, oraya 'şurada' diyorlar, şuraya gidiyordum' diye konuştu. Yazıcıoğlu, aramalar sırasında polislerin Göksun'da durması üzerine 'ne oluyor?' diye sorduğunu belirterek, şunları anlattı: 'Köksal Toptan bey gelecek' dediler. Onların yolunu kestim, onlara, 'hani bizim devletimizin teröristleri biri bizi gözetliyor evinde olduğu gibi, bizi takip ediyordu, onları takip ediyordu, ısıya duyarlı termal kameralı helikopterlerimiz, onlarımız, şunlarımız vardı. Bütün bunlar vardı, niye yok?' dedim.' 'KÖKSAL TOPTAN GENELKURMAY BAŞKANIYLA GÖRÜŞTÜ' Yazıcıoğlu, yanındayken Köksal Toptan'ın Genelkurmay Başkanı'nı aradığını ancak yapılan görüşmeyi kendisinin aktarmak istemediğini belirterek, 'Çünkü kendisinin aksettirmesini isterim. Genelkurmay Başkanı ile konuşan kendisi, kendi de bana arabanın içerisinde aktardı' dedi. Konuşması halinde bazı insanların galeyana gelebileceğini, Muhsin Yazıcıoğlu'nun da hayatta olması halinde bunu istemeyeceğini dile getiren Yazıcıoğlu, şöyle dedi: 'Hukuk içerisinde kalarak, hukuk çerçevesinde işi götürmek istedim. Çünkü başkan ülkesinde kavgadan, gürültüden hoşlanmayan bir insandı. Nihayetinde ben de 'başkan olsa ne yapardı?' diyerek başkan gibi düşündüm, başkan gibi davrandım.' Uzun süren arama çalışmaları sonucunda helikopterin enkazına ve cenazelere ulaşıldığını anlatan Yazıcıoğlu, enkazı ve cenazeleri köylülerin bulmasını ilginç karşıladığını söyledi. Çişni ve Kızılöz köylerinin enkazın olduğu bölgeye çok yakın olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, şunları söyledi: 'Oraya en yakın mıntıka. Döngel köyü çok çok uzak bir köy, oraları siz bilmezsiniz, ben çok iyi biliyorum. Çok uzak bir nokta. Oradan köylüler, 4-5 saat diyeyim en fazla, kış şartlarında o gittikleri yere Kızılöz gibi en yakın noktadan Türkiye'nin özel kuvvetleri 24 saate yakın bir süreçte ulaşamadı. Bu nasıl bir işti anlayamadım. Nasıl gidemediler, onu da anlayamadım. Bana soracak olursanız, aramadılar ve kurtarmadılar.' Arama-kurtarma çalışmalarını yeterli bulmayan Yazıcıoğlu, şunları söyledi: 'Antalya'da bir dağcı kayboldu, ne oldu? Bir tane telefonla tak diye buldular. İsteyince buluyorlar. Ama bize gelince, bu ülkede her şey Muhsin Yazıcıoğlu'na gelince, her şey kurudu, bitti, yok oldu. Bütün imkanlar, onlar, bunlar yok oldu. Dolayısıyla hukuk içerisinde kalarak hakkımı arıyorum. Hukuku çiğnememi mi istiyorlar. Ben çiğnemek istemiyorum, çiğnemeyeceğim de. Bunu kimse başaramayacak, çünkü ben kimsenin çoluğunu çocuğunu sokağa dökemem. Hepsi ana kuzusu, onların iyi bir eğitim alması lazım, okuması lazım, onlar bizim geleceğimiz. Geleceğimiz olan çocukların sokaklara dökülüp kavga, gürültü içerisinde olmasını asla istemem ve izin vermem.' Kazanın ardından olayı takip sürecinin başladığını, aradan iki yıl geçtiğini hatırlatan Yazıcıoğlu, 'Önemli bir anekdot düşeyim. Biz Türkiye'de bir ilki başardık. Çünkü bu ülkede Cumhurbaşkanları öldü şaibeli, komutanlar öldü şaibeli ve hiçbir şey yapılmadı. Biz iki kere Meclis Araştırma Komisyonunu kurdurduk. Devlet Denetleme Kurulu'nu göreve çağırdık' diye konuştu. Yazıcıoğlu, bütün bunları hükümetin kendiliğinden yapmadığını ifade ederek, 'Allah razı olsun Yalçın başkandan da Mustafa Destici beyden. Çünkü elim ve ayağım oldular. Ben onlar olmadan bu süreci de tek başıma götüremezdim. Çünkü tek başımaydım. Bu süreci o ikisiyle takip ettim. Partideki arkadaşlarla takip ettim. Onun dışında 'takip ettim, bilmem ne' diyen olursa yalan söyler.' dedi. Meclis Araştırma Komisyonu ve Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) kazayla ilgili araştırmalar yapması konusunu ısrarlı bir şekilde talep ettiklerini belirten Yazıcıoğlu, 'İyi ki talep ettik, sonucunu da görüyoruz işte. Tatmin ediyor mu? Beni çok tatmin etmiyor. Nedenini de söyleyeyim, çünkü bu 800 sayfalık DDK'nın raporunda muallakta bırakılmış maddeler de var, işte daha sonucu alınmamış, bir takım şeyler açıklığa kavuşturulmamış, orada da yazıyor' diye konuştu. 'ACIYI YAŞAYAN BİLİR' Acıyı yaşayanların bildiğini, başkalarının bunu anlayamayacağını anlatan Yazıcıoğlu, 'Devlet bana karşı işlenen suçu affedemez. Devlet kendine karşı işlenen suçu affetsin. Devlet, Muhsin başkanı aramayan, kurtarmayan kişileri affedemez' dedi. Yazıcıoğlu, o dönem bazılarının görevden el çektirilmesi, açığa alınması halinde çok daha kısa sürede olayın aydınlanmış olacağını ifade ederek, şunları söyledi: 'Şimdi savcı kimseyi dinleyemiyor ki. Çünkü Vali'nin izin vermesi lazım, Bakanlığın izin vermesi lazım, Genelkurmay Başkanı'nın izin vermesi lazım, bir sürü prosedür. Onlar izin vermedikleri için Cumhuriyet Savcısı da eli kolu bağlı bekliyor.' 'DEVLET KARLARIN ALTINDA KALAN İTİBARINI KURTARSIN' Eşinin cenazesini bir tane bile çiziği olmadan, kırıkları dışında tertemiz bir şekilde aldıklarını anlatan Yazıcıoğlu, 'Bir tane bile çiziği yoktu. Onun için devlet kendini, o karların altında kalan itibarını kurtarsın' diye konuştu. Milletvekili adayı olmayacağını ifade eden, AK Parti'den milletvekili adayı olacağı yönündeki söylentilere tepki gösteren Yazıcıoğlu, 'Aday olsaydım, eşimin savunduğu bir davası vardı, bizim bir davamız var, ben o davadan aday olurdum' dedi. Bu arada, Şarkışla'da, Muhsin Yazıcıoğlu'nu anma etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen 'Gözyaşı Geceleri Olmazsa Olmaz' adlı programa katılan Gülefer Yazıcıoğlu, eşinin baba ocağında maddi durumu iyi olmayan aileleri ziyaret ederek, 150 aileye gıda ve giyecek yardımında bulundu.
<< Önceki Haber Cenazeleri köylülerin bulması ilginç Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER