Erdoğan'ın ofisinde bulunan böcekle ilgili can alıcı tespit

Başbakan Erdoğan'ın çalışma ofisinde bulunan dinleme cihazı üzerine 2,5 yıl aradan sonra geçtiğimiz günlerde operasyon başlatılmış, Başbakan'ın koruma müdürlüğünü yapan isimler de dahil 11 kişi gözaltına alınmıştı.

Erdoğan'ın ofisinde bulunan böcekle ilgili can alıcı tespit

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Ankara'daki konutu ve çalışma ofisinde bulunan dinleme cihazına ilişkin önemli iki isimden, Ali Fuat Yılmazer ve Mete Yarar'dan can alıcı tespitler geldi.

Emekli Emniyet Müdürü Ali Fuat Yılmazer, Twitter'den böcek soruştumasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede senaryonun tam bir fiyasko olduğunu belirterek "Belli ki, birileri Başbakan’ı fena tufaya getirmiş. hem dinlendiğine inanacak, hem de bu işi çözmeden bir kenera bırakacak?... Bana göre mümkün değil. Bence MİT bu işi organize ederken büyük ihtimalle Başbakan’dan aldığı perspektifle hareket etti." ifadelerini kullandı.

İşte Ali Fuat Yılmazer'in Twitter'dan yaptığı o çok önemli değerlendirme:


"Böcek soruşturması, yandaşların paralel yapı iddialarının nasıl safsatadan ibaret olduğunun açıkça görülmesini sağladı.Devlet bütçesinin hoyratça kullanımıyla angaje edilen Medyadaki kalemşörler, işi adeta maskaralığa döktü ama nafile... Senaryo o kadar basit ki, kimsenin inanması mümkün değil; tam bir fiyasko.

Ne hukuki yönden ne teknik açıdan tutulur bir yanı yok. Başbakan’ın bu tertibe nasıl ikna olabildiğini halen anlamakta güçlük çekiyorum. MİT’in bu tarz atraksiyonları hep olurdu ama, eskiden daha bir profesyonel tarzları vardı. Başbakan’ın hırslı tabiatı ve her ne hikmetse aceleci tavrı, onları da bu tarz acemiliklere mecbur bırakıyor anlaşılan. Nazlı Ilıcak’ın bugünkü yazısı hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak tarzda konuyu açıklamaya yetiyor.  "BİRİLERİ BAŞBAKAN'I FENA TUFAYA GETİRMİŞ"

Belli ki, birileri Başbakan’ı fena tufaya getirmiş. Ama yine de bu işte eksik taraflar var; bu haliyle bana pek mantıklı gelmiyor. Biliyorum ki dinlenme konusunda Başbakan’ın ciddi hassasiyetleri vardır. Benim de kendisine bu konuda aktardığım bilgiler olmuştu. Dolayısıyla bu kadar basit bir atraksiyonla Başbakan’ı tufaya getirmek cesaret ister. Kaldı ki o günlerde Başbakan’ın Emniyet İstihbaratı ile bir sorunu yoktu. Yani; bu konuda onların da çalışmasını isteyebilirdi. Kendi hesabıma rahatlıkla söyleyebilirim ki, bu ve benzeri istihbarat konularında çözemediğimiz hiçbir olay olmamıştır. Bu durumu en iyi bilen de Başbakan’ın kendisidir. Öyleyse hem dinlendiğine inanacak, hem de bu işi çözmeden bir kenera bırakacak?... Bana göre mümkün değil. Bence MİT bu işi organize ederken büyük ihtimalle Başbakan’dan aldığı perspektifle hareket etti. "HER TÜRLÜ HUKUKSUZLUĞA KILIF BULABİLEN MİT, BAŞBAKAN'A BU HİZMETİ SUNMUŞ"

Başbakan belli ki, bazı kesimlerle arasına mesafe koymak istemiş ve bunun için de bazı düzmece gerekçelere ihtiyaç duymuş. Kendi kafasına göre bir ‘devlet geleneği’ kavramı içerisinde her türlü hukuksuzluğa kılıf bulabilen MİT, Başbakan’a bu hizmeti sunmuş. Beni bu değerlendirmeye mecbur bırakan, Başbakanlık Makamının bu kadar ucuz bir senaryoya alet edilemeyeceğine olan inancım. Ne olursa olsun ben belli makamların bu denli basitleşebileceklerine halen inanmamayı tercih ediyorum. Ancak bu vesile ile artık açık seçik gördüğüm hususlar da var ki, tam anlamıyla içler acısı... Gözaltına alınanlar içerisinde dönemin Başbakanlık Koruma Müdürü Zeki Bulut’un da olduğunu öğrendiğimde çok etkilendim. Zeki bey benim devremdir ve Başbakan ile görüştüğüm dönemde genellikle randevularımı ayarlayan da kendisi olmuştur. Kendisinin o dönemde nasıl büyük bir sorumluluk duygusuyla ve özveriyle görev yaptığına bizzat şahidim. Eminim ki; Başbakan da, Zeki Bey’in böyle bir tertibin içerisinde asla yer almayacağını çok iyi biliyordur. "AHİRETTE PERİŞANİYETİNİZ ONDAN OLACAK"

Bu çerçevede, böcek konusundan bence alınması gereken ders şudur; Hangi amaçlara hizmet ettiğini artık bilemez hale geldiğimiz bir takım siyasi hesaplar adına, herkes rahatlıkla feda edilebilmektedir. Bireylerin hangi hallerde feda edilebileceğine dair alınan fetvalarla işlenen zulümlere sessiz kalanlar, sıra bir gün size de gelecektir. Cinnetin bu safhasını ben tarife kelime bulamıyorum, herkes kendince adını koysun; ama asla hukuktan ve dini inançtan medet ummasın. Bugün insanlar içerisinde açık etmeğe utandığınız ne varsa, bilin ki ahiretteki perişaniyetiniz de ondan olacaktır." METE YARAR: BU CİHAZDA MANTIK HATASI VAR

Habertürk'e konuşan Güvenlik Politikaları Uzmanı Mete Yarar ise yaptığı değrelendirmede; "Başbakanlık gibi yüksek korunaklı yerler bu kadar basit bir aparatla dinlenemez. Başbakanlık gibi yerler sabah akşam mühürlenir ve tarama yapılır. Bu taramalarda frekans yayan bu tarz cihazların bulunması gerekirdi. Bu cihazda bir mantık hatası var. Prize monte edildiyse verici konulması gerekmez. Ancak bunda verici de var. Başbakanlık gibi yüksek korunaklı yerlerde jammerlar, sinyal kesiciler devreye girdiğinde bu cihaz dinleme yapamaz. Bu cihazın sinyal çıkışı varsa sinyal girişinin de bulunması ve dinlemenin nerede yapıldığının tespiti gerekirdi."
<< Önceki Haber Erdoğan'ın ofisinde bulunan böcekle ilgili can alıcı tespit Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER