Kani Beko: Gazetecilerin cezaevlerine gönderilmeleri bizim için bir zulüm


Tutuklu gazeteciler için Silivri Cezaevi önündeki umut nöbetini DİSK Genel Başkanı Kani Beko, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, İTUC Genel Sekreter Vekili Jaap Wienen ve ETUC Genel Sekreteri Luca Visentini tuttu. İnsani yardım adı altında TIR'lar içerisinde oralara gönderilen silahları sağır sultanlar bile duydu diyen Beko, "İnsani yardım adı altında TIR'lar içerisinde oralara gönderilen silahları bırakın Cumhuriyet gazetesinin yazmasını bunları sağır sultanlar bile duydu. Böyle anlamsız bir gerekçeyle sadece doğru haber yaptıkları için bu gazeteci kardeşlerimin cezaevlerine gönderilmeleri bizim için bir zulüm." ifadelerini kullandı.

Silivri Cezaevi önündeki umut nöbetine DİSK Genel Başkanı Kani Beko, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, İTUC Genel Sekreter Vekili Jaap Wienen ve ETUC Genel Sekreteri Luca Visentini devam etti. Jaap Wienen, "160 farklı ülkeden 182 milyon işçi adına bugün buradayız. Geliş amacımız gazeteci arkadaşımız Can ve Erdem'e destek için buradayız. Gazetecilerin tutulu bulunmaları Türkiye için bir utançtır. Ben daha önce Mayanmar ve Belarus gibi çeşitli ülkelerde cezaevlerini ziyarettim. Bu ülkeler baskıcı ülkeler ama Türkiye AB'ye üye olmaya çalışan bir ülke. Gazetecileri içerde tutmaları utanç verici. 2 ay önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir mektup göndererek iki gazeteci dostumuzun serbest bırakılması çağrısı yapmıştım. Daha üzücü olan da Erdoğan'ın 'bu haberi yapanlar bedelini öderler' demesi. Bütün dünya bu yaşananları görüyor. Dünyadaki bütün sendikalar bunun ne kadar utanç verici olduğunun farkında. Türkiye'deki yetkilileri göreve çağırıyoruz." ifadelerini kullandı.

LUCA VİSENTİNİ: AVRUPA'NIN BÜTÜN KURULUŞLARINI HAREKETE GEÇİRMEYE ÇAĞIRACAĞIZ

Tutuklu gazeteciler için gerekli girişimleri yapacaklarını vurgulayan Luca Visentini ise sözlerini şöyle sürdürdü: "Can Dündar ve Erdem Gül halkı bilgilendirdiği için, görevlerini yaptıkları için tutuklandılar. Buraya dayanışma için geldik ama dayanışmamız sadece bu ziyaretten ibaret kalmayacak. Gerekli eylem ve girişimleri başlatacağız. Dayanışmamız Türkiye'deki basın ve ifade özgürlüğü. Türkiye'deki basın özgürlüğü için devam edeceğiz. Avrupa'ya döner dönmez Avrupa komisyonuyla bağlantıya gireceğiz. Çünkü Türkiye AB'ni üyesi olmak istiyor. Eğer bu ülke AB'nin üyesi olmak istiyorsa Avrupa'daki temel hakları yerine getirmeli. Haklar ve ifade özgürlüğü ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmeli. Bu konuda Avrupa'nın bütün kuruluşlarını harekete geçirmeye çağıracağız. Burada AB yetkililerini göreve çağırıyoruz. Avrupa'nın buna sessiz kalmayacağına inanıyoruz."

'MÜLTECİLERLE İLGİLİ AB İLE GİZLİ PAZARLIKLAR YAPILIYOR'

Türkiye ve Suriye sınırında yaşanılanların da takipçisi olacaklarını anlatan Luca Visentini, "Bu arkadaşlarımız görevlerini yaparken tutuklandılar. Yapılan haberin de takipçisi olacağız. Suriye ve Türkiye sınırında yaşanılanların da takipçisi olacağız. TIR'larında takipçisi olacağız. Suriye'de çok tehlikeli gelişmeler oluyor. Türkiye'de bu gelişmelerin parçası. Özellikle mülteciler konusunun takipçisi olacağız. Çünkü Suriye'den çok sayıda mülteci Türkiye'ye geliyor. Türkiye kamplarda bu mültecilerle ilgili faaliyetler yapıyor. Bu faaliyetler yapılırken AB ile bazı gizli pazarlıklar yapılıyor." diye konuştu.

KANİ BEKO: GAZETECİLERİN CEZAEVİNE GÖNDERİLMESİ BİZİM İÇİN BİR ZULÜM

Kani Beko da şunları dile getirdi: "İnsani yardım adı altında TIR'lar içerisinde oralara gönderilen silahları bırakın Cumhuriyet gazetesinin yazmasını bunları sağır sultanlar bile duydu. Türkiye'de yaşayan 80 milyon insan da bunları biliyor. Dünyadaki basın da bunları biliyor. Böyle anlamsız bir gerekçeyle sadece doğru haber yaptıkları için bu gazeteci kardeşlerimin cezaevlerine gönderilmeleri bizim için bir zulüm."
CİHAN
<< Önceki Haber Kani Beko: Gazetecilerin cezaevlerine gönderilmeleri bizim... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER