Keupstraße'de gösterdiği dayanışma ile elçilik payesi kazandı


Bombalı saldırıya maruz kalan Keupstraße esnafından Meral Şahin, Demokrasi ve Hoşgörü Elçisi seçildi. Almanya çapında aday gösterilen 240 isim arasında ilk beşe giren Şahin, NSU'nun mağdur ettiği insanlar yararına gerçekleştirdiği faaliyetleri birer 'ana ihtiyaç' olarak değerlendirdiği için hayata geçirdiklerini söyledi. Federal Aşırılık ve Şiddete Karşı Demokrasi ve Hoşgörü Birliği (BfDT), bu yıl seçtiği Demokrasi ve Hoşgörü Elçilerine ödüllerini takdim etti. Berlin Festival Evi'nde Federal Anayasa'nın hayata geçirilişinin 66. ve BfDT'nin kuruluşunun 15. yıldönümüne denk düşürülen kutlama gününde Köln'den Meral Şahin elçilik payesi verilen beş kişi arasında yer aldı.

Keupstraße'de özel günler için dekorasyon hizmetleri sunan bir işletmenin sahibi olan Şahin'in Demokrasi ve Hoşgörü Elçisi unvanı almasında Neonazi grup NSU'nun Keupstraße'de giriştiği bombalı suikasttan sonra mağdurlar yararına gerçekleştirdiği faaliyetler etkili oldu. Şahin'e göre Keupstraße'deki asıl bomba çivili bombadan sonra patladı. Dördü ağır olmak üzere 22 kişinin yaralanmasına sebep olan saldırıdan sonra soruşturmalarda mağdurların suçluluğu üzerinde durulmuştu.

2013 yılından beri Interessensgemeinschaft Keupstraße eV adlı derneğin başkanlığını yürüten Şahin, çokkültürlü hüviyete sahip bu caddenin bu özelliğini korumak ve bu cadde üzerindeki birlikte yaşamı desteklemek için çok sayıda programa imza attı. Bunlardan en önemlisi ise geçen yıl 'Birlikte' adını taşıyan üç günlük kutlama oldu. Bu programda NSU kurbanları anılmış, ırkçılık ve İslamofobi'ye karşı mücadele çağrısında bulunulmuştu. Şahin'in 70 bin kişiye hitap ettiği programa Cumhrubaşkanı Joachim Gauck da katılmıştı.

FAALİYETLERİMİZ ANA İHTİYAÇTAN DOĞDU

5 bin Euro değerindeki ödülünü BfDT Konsey Üyesi Prof. Dr. Wolfgang Benz'ten alan Şahin, "Normalleşmenin gerçekleşmesi için birlikte gayret gösteriyoruz. Sorunları birlikte ele alıp üzerine gitmeye çalışıyoruz." dedi. Arkadaşlarıyla birlikte giriştiği faaliyetlerin bir ihtiyaçtan doğduğunu anlatan iş kadını şöyle konuştu: "Çok fazla düşünmemiz gerekmedi. Buna zaman ayırılması gerekiyordu, çünkü bu benim için bir görev ve aynı zamanda acıyı paylaşmak demekti. Nasıl anayasadan bahsediyorsak, benim de sadece kendim için değil başkaları için de çalışmak gibi bir ana ihtiyacım vardı."

NEONAZİLERİN İSTEDİĞİ GİBİ GETTOLARA ÇEKİLMEDİLER

Prof. Dr. Benz ise 2004 yılında gerçekleşen olayın korkunçluğuna dikkat çekti. Resmi mercilerin kurbanları mağdur olarak suçlama yoluna giderek tarifi imkânsız bir davranış sergilediğini anlatan konsey üyesi, "Bir şehrin tam ortasındaki bir caddede işinin peşinde koşan insanlara karşı bir bombalı saldırı düzenlendi. Ancak NSU süreci ile birlikte gerçeğin ne olduğu ve çoğunluğun azınlık karşısında kendinden bekleneni yapmadığı anlaşıldı. " dedi.

Şahin'in ise temsil ettiği kurum ile birlikte 'Neonazilerin bizi görmek istediği ve çoğunluk toplumun büyük bölümünün bizi izlediği gettolara çekilmeyeceğiz. Aksine biz size doğru adım atacağız.' mesajını paylaştığını ifade eden Benz, bu mesajın ödülü hak ettiğini dile getirdi. Sunuculuğunu Bayerischer Rundfunk'tan Özlem Sarıkaya'nın üstlendiği programda elçi ilan edilen diğer isimler Juliana Gombe, Peter Maffay, Christoph Rickels ve Lala Süsskind oldu. Elçilerin seçilmesinde yaklaşık bin kuruluş ve kişinin rol aldığını söyleyen Sarıkaya, BfDT jürisinin 240 tavsiyenin içinden beşini seçtiğini dile getirdi. CİHAN
<< Önceki Haber Keupstraße'de gösterdiği dayanışma ile elçilik payesi... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:  
ÖNE ÇIKAN HABERLER