[Esra Büyükcombak] Ortak acılara ortak çareler arama zamanı

Samanyoluhaber.com yazarı Akademisyen Esra Büyükcombak bu haftaki yazısında, 'Deprem felaketi ile ilgili' duygularını kaleme aldı

SHABER3.COM

ESRA BÜYÜKCOMBAK
Akademisyen (Genetik ve Biyoloji Mühendisliği)

Öncelikle, Kahramanmaraş merkezli ve 10'un üzerinde ilde görülen 7,7 şiddetindeki yıkıcı depremde hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve yaralananlara acil şifalar dilerim. Maalesef deprem, tüm doğal afetler arasında en yıkıcı olanıdır. Şu ana kadar hiçbir cihaz, bilimsel çalışma veya hesaplama bu büyük felaketin tam olarak yerini ve zamanını tahmin edemiyor. İnsanlık tarihinin en yıkıcı doğal afetlerinden olan depremler milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine ve büyük maddi zararlara neden oluyor. 

Peki deprem nasıl meydana gelir? Deprem, aniden sismik dalgalar üreten dünyanın litosferindeki enerjinin serbest bırakılmasından meydana gelir ve yerkabuğunun altında bulunan levhaların hareket etmeye başlar. Hareket, dünyanın merkez üssünde ortaya çıkan titreşimler üretir ve şehirlerin sarsıntılarla yıkılmasına neden olur. Yıllar içinde dünyanın pek çok yerinde, çok sayıda deprem meydana gelmiş ve meydana geldiği şehirlerde yıkıcı bir etkiye yol açmış ve neticesinde de hayatlar birkaç dakika içinde alt üst olmuştur. Depremler fiziki veya maddi hasara neden olmasa bile insanlarda kalıcı izler bırakan etkiye sahiptir. Depremi fiziki olarak yaşamayanlar, haberlerden, görüntülerden ve geçmiş deneyimlerinin hatırlanmasından dolayı olumsuz etkilenebilirler.

Deprem gibi afetler, yardımlaşmanın ve kenetlenmenin en doğru zamanlarındandır

Son yüzyılda gerçekleşen en güçlü depremlerden biri olan bu acı yıkıma, dünyanın dört bir yanındaki ülkeler, kurtarma çabalarına yardımcı olmak için uzman ekipler, arama köpekleri ve ekipmanlar da dahil olmak üzere destek gönderiyor. Deprem gibi böylesi zor zamanlarda maddi, manevi, zaruri ihtiyaçlar ve kan bağışı şeklinde yardım etme gayretinde olmak insani vazifemizdir. Afetlerde ortaya c¸ıkan can ve mal kayıplarına hemen mu¨dahale edilmesi, arama kurtarma faaliyetlerinin yapılması, yaraların sarılması elbette gereklidir. 

Ortak acılara ortak çareler aramak, duyarsız kalmamak, ne yapabilirim arayışında olmak önceliğimiz olmalıdır. Hiçbir bela veya musibete maruz kalmamışken birbirine “bir şeye ihtiyacın var mı demek” kolaydır. Asıl olan ani gelişen afetlerde önce kendimizi değil daha zor durumda olanları gözetip kollamaktır. Deprem gibi afetler toplumsal acılardır. İnsanların temel ihtiyaçlarının (gıda, barınak, ilaç vb.) acil karşılanması gerektiğinden dolayı, yardımlaşmaya ve kenetlenmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz zamanlardır. Bu şekilde daha hızlı ve etkili bir şekilde organize olunur ve sistemli çalışma sağlanır. Böylece insanların afet sonrası yaralarının daha hızlı sarılması ve toplumsal dönüşüm sürecinin iyileşmesi daha kolay olur.

Deprem anını yaşayanlarla aynı duyguya bürünüp empati yapmak doğal seyrinde gerçekleşen normal bir durumdur. Siz doğrudan depreme maruz kalmasanız bile, farkında olmadan, normal olarak stres ve endişe düzeyleriniz artacaktır. Büyük ve yıkıcı deprem zamanlarında empatinin artması, dayanışma duygusuyla, insanların birbirlerine yardım etmesi sürecini de etkiler. Böyle bir süreçle başkalarına yardım etme ve destek olma adına yapılan çabalarla, sizde oluşabilecek ruh sağlığı olumsuzluklar da azalabilir. Michigan Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, tüm toplumu etkileyen olumsuz durumların, yapılan yardımlar sayesinde bireysel iyileşmeye neden olduğunu gösteriyor. Çünkü kişi kendine odaklanmak ve endişelenmek yerine, başkalarına yardım ederek kendi psikolojisini iyileştirmiş oluyor. Yani, büyük ya da küçük çapta yardım etmenin ve iyilik yapmanın sadece “insani vazifemi yaptım” duygusuyla kalmayıp aynı zamanda kendisinde bulunan veya oluşan depresyon, kaygı, endişe ve anksiyeteye iyi geldiğini gösteriyor. Bunun sebebi ise; yardım ettiğinizde, vücudunuzdaki endorfin hormonunun salgısı artar. 

Endorfin, mutluluk ve rahatlama hissini arttıran bir hormondur ve bu yüzden bu hislerden dolayı iyilik yapmada süreklilik oluşur. Ayrıca, stres seviyelerini azaltır ve insanların daha rahat hissetmelerine yardımcı olur. Bu da kaygı, endişe seviyelerini azaltır. Başka bir çalışma ise Buffalo Üniversitesi'nden; verme, bencil olmama ve iyilik yapma ile genel sağlık durumlarında iyileşme arasında bağlantı buldular. Sonuç olarak, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek, insanlar için hem fiziksel hem de psikolojik açıdan faydalıdır. Biz bu faydaları düşünerek yardım etmeyiz ancak bir yandan da kendimizi de tedavi etmiş oluruz. 

Deprem bölgesine yardım ve desteklerin kolay ulaşması için neler yapılabilir:

Deprem bölgesindeki yardım ve destek faaliyetlerinin koordinasyonunu sağlamak ve gerekli işbirliğini yapmak sistemli hareket edebilmek için çok önemlidir. Ayrıca deprem bölgesindeki insanlar ve yardım ekipleri arasındaki iletişimi sağlamak ve kesintisiz hale getirmek gerekir. Gereksiz telefon ve sosyal medya kullanımı, iletişim kanallarının tıkanmasına ve doğru ve güncel bilginin ulaşmasının engellenmesine neden olabilir. Sosyal medya üzerinde yanıltıcı bilgilerin yayılması, desteklerin gecikmesi ve asıl acil durumdakilere ulaşılamaması gibi sonuçları doğurur. 

Bu zor günleri yaşayan ülkemize başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Rabbim bütün insanlığı her türlü felaketten muhafaza buyursun inşallah. 

[email protected]                 Twitter:@esrabc
<< Önceki Haber [Esra Büyükcombak] Ortak acılara ortak çareler arama zamanı Sonraki Haber >>
ÖNE ÇIKAN HABERLER