Eski AKP'li Fırat'tan önemli değerlendirme: Gürültü duyacağız

Eski AKP'li Dengir Mir Mehmet Fırat, iktidar partisiyle ilgili ilginç gözlemlerini paylaştı

Eski AKP'li Fırat'tan önemli değerlendirme: Gürültü duyacağız

HDP'den milletvekili aday adayı olan eski AKP kurucusu ve Genel Başkan yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel’in sorularını cevapladı. AKP içindeki durumu analiz etti. 
İşte o röportajdan çarpıcı bölümler:

SEÇİM SONRASI AKP İÇİNDE GÜRÜLTÜYÜ DUYACAĞIZ

Yüce Divan oylamasıyla birlikte artık AK Parti içindeki farklı sesler daha belirgin hale geldi. Milletvekili adaylık listeleriyle ilgili de Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve Başbakanlık arasındaki derin görüş ayrılıkları olduğunu biliyoruz. AK Parti yakın zamana kadar ne olursa olsun yekpare görüntü verdi. Artık içeriden farklı sesler çıkmaya başlayacak mı sizce?

Fırat: AK Parti’nin temel paradigması değişti. 2001’de kurucuların kabul ettiği parti programına ben bugün de imzamı atarım. Ben yine aynı yerde duruyorum ama AK Parti aynı yerde değil, bugün bambaşka bir noktada. Bunu içselleştirebilmek çok da mümkün değil. Samimi olan AK Partililerin bunu sorguladıkları kanısındayım. Ancak öylesine bir rant ekonomisi hayata geçirilmiş, bu rant dağıtımı halka halka genişleyerek öylesine yaygınlaşmış ki birçok kişi bu saadet zincirinin kırılmasından korkuyor. AK Partililerin yeniden milletvekili olup olmayacağı da Sayın Cumhurbaşkanı’nın iki dudağı arasında. Milletvekilliğinden ya da bakanlıktan kalkmak pek kabul edilir bir şey değil herhalde. Asıl gürültüyü herhalde seçim sonrasında duyacağız. Adaylar belirlenince de bazı sesler duymaya başlarız diye tahmin ediyorum.

FİDAN-ERDOĞAN İYİ POLİS KÖTÜ POLİS

– Hakan Fidan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a rağmen siyasete girmeyi tercih etmesini nasıl yorumluyorsunuz?

Fırat: Ben bunun danışıklı dövüş olduğu kanısındayım. Birileri iyi polis, birileri kötü polisi oynuyor. Ama seçim sonrasında hükümet içi ve parti içi bazı güç çatışmaları meydana gelebileceğine dair benim de şüphelerim var. Bir kişi kendisine verilmiş olan yetki alanının devamlı ihlal edilmesini kabul edemez. Bunu siyasi hayatımızda gördük. Sayın Özal’da gördük, Sayın Demirel’de gördük. Ağabey-kardeş ilişkisi veya lider-partili ilişkilerinin belli bir noktaya kadar bu müdahaleleri kabullendiği biliyoruz. Belli bir noktadan sonra da çatışma ve ayrılış dönemine girildiğini hep gördük. Dolayısıyla bunu beklemek çok abes olmaz.

BAŞBAKAN’IN BAŞKANLIK İÇİN OY İSTEYECEK OLMASI TRAJİKOMİK

– AK Parti’yi içeriden tanıyan bir siyasetçi olarak çatışma ya da ayrılıkların fitilini ateşleyecek şeyin ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Burada önemli olan başkanlık sisteminin kabul edilip edilemeyeceği meselesidir. Çatışma buradan çıkacaktır. Tabii Sayın Davutoğlu’nun da bu seçimdeki durumu bana göre trajikomik bir durumdur. Başkanlık sistemi kendisinin yok olması demektir. Düşünün ki çıkıp meydanlarda ‘Ben başkanlık sistemini istiyorum’ demek zorunda. Düşünün ki bir başbakan kendi görevinin sona erdirilmesi için meydanlarda anayasal yetki isteyecek halktan. Böyle trajikomik bir olay zannetmiyorum ki dünya siyasi tarihinde ikince kez rastlanmıştır.

<< Önceki Haber Eski AKP'li Fırat'tan önemli değerlendirme: Gürültü... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER