G.SARAY SARI-LACİVERTİ GÖRÜNCE...

Galatasaray dün Ali Sami Yen Stadı'nda ağırladığı Metalist Kharkiv'e 1-0 yenilerek gruptaki ilk mağlubiyetini aldı.

G.SARAY SARI-LACİVERTİ GÖRÜNCE...

Ali Sami Yen'de Metalist karşısında 81. dakikada Servet'in hatası ile maçı 1-0 kaybeden ekibimiz için spor yazarları "Sarı-lacivertli formayı görünce yelkenler suya iniyor" yorumunu yaptı... Galatasaray UEFA Kupası'nda ki üçüncü karşılaşmasında Metalist ile karşılaştı. Metalist'in etkili oyunu karşısında zorlanan ve gol yollarında sıkıntı çeken ekibimiz maçtan 1-0 yenik ayrıldı. Spor yazarları yenilginin biletini 81. dakikada yaptığı hata sonucu gole sebep olan Servet'e keserken Galatasaray için "Sarı-lacivertli formayı görünce yelkenler suya iniyor" yorumunu yaptı. İşte spor yazarlarının Galatasaray'ın sahadan yenik ayrıldığı UEFA Kupası maçı için yorumları: MEHMET DEMİRKOL: METALİST REALİST (MİLLİYET) Fenerbahçe, Portekiz takımıyla oynuyor hakem komşu İspanya'dan, Galatasaray, Ukrayna takımıyla oynuyor hakemler komşu (2012'yi birlikte düzenleme hakkını aldılar) Polonya'dan... Hakem komploları bizim hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduğu için mi buna takılıyorum, yoksa en azından bir ihmalkârlık mı var? Sadece bu kadar değil, bu iki maçta verilenler ve verilmeyenleri şöyle bir gözünüzün önüne getirin. Ve sonra bizim hakemleri ve atayanları düşünün! Haksızlık ediyormuşuz gibi, değil mi? ...Bu disiplinli ve realist oyunla kazanmaları normal. Benfica'dan çok farklı bir takım ve başka bir oyundu onlarınki. ...Galatasaray açısından bakıldığında ise herhalde Kalli'nin etkilerini bekleyeceğiz. Geçen sene Kalli'nin yardımcılarını yollamışlar, sonra o istifa etmişti, bu sene Skibbe'nin yardımcılarını yolladılar Skibbe istifa etmediği gibi, Kalli geri geldi. Şimdi onun etkisini göreceğiz. Hakan Ünsal (Star): Hoş Geldin Kalli Maçın ilk 10 dakikasına bakınca sanki grup lideri gibi rahat olan, orta sahada riskli kısa paslar yapan ama gol atmaya niyeti olmayan bir takım gibiydi Metalist... Kontra oynayacak gibi bir saha dizilişleri vardı ama kontra yapmaya niyetleri yok gibi oyuna başladılar... Zaten bu Jakson'ın oyuna başlangıcını ve daha ilk deparını 11. dakikada attığını görünce anlarsınız. Maçın geneli Metalist'in sahasında geçti. Bu normaldi çünkü Metalist oynayacağı diğer maçları düşünürek hep kontrayı hedefledi. 2 yarıda oyun tamamen beraberlik şekline dönmüşken ve iki taraf da bu beraberliğe razı şekilde oynarken, Servet'in gereksiz top tutma alışkanlığının faturası golle sonuçladı.Bu arada işin enteresan tarafı, Feldkamp'ın takıma döndüğü ilk maçı Galatasaray'ın kaybetmesiydi... Turgay Şeren (Akşam): Suçlu Sadece Servet Değil Galatasaray, dün akşam karşısında kaya gibi bir takım buldu. Ukrayna ekibi ayağa nefis pas oynuyor. Fizik güçleri o kadar iyi ki, rakip G.Saraylı oyuncuların top hangisinin ayağındaysa başında iki Metalistli futbolcu vardı. Gelelim yediğimiz gole; Servet tek başına Galatasaray yarı sahasının ortasında topla oynuyordu. Neden oynadığını anlamak zor. İki rakip futbolcu aniden Servet'in üstüne geldiler ve topu kaptılar. Servet, arkadan baka kaldı. Yapma be Servet... Gelelim bizim Galatasaray'a: uzun zamandan beri Milan Baros'u sahada görmüyoruz. Ayakkabıları pembeymiş-yeşilmiş hiç önemli değil. Yalınayak oynasın da yeter ki iyi oynasın. Belki Feldkamp+Skibbe beraberliğinden bir şey olur, onu da zaman gösterecek. Ahmet Çakır (Zaman): Ne Yaptın Servet! Karşılaşma öncesindeki pek kimseye söylemek istemediğim düşüncelerim şöyleydi: Hava koşullarının iyi olmayışı nedeniyle en fazla 5 bin kişi gelir... Galatasaray ilk iki maçta gruptan çıkacak puanı bulduğu için bu maça yoğunlaşmakta sorun yaşar... Çok daha istekli olan rakip hava ve saha koşullarının da kendi lehine sayılabilecek olması nedeniyle avantaj sağlar... Sarı Kırmızılı takım ilk yarım saat içinde iki kez topu kendi ağlarında görür ve ondan sonra kendine gelip biraz oynamaya başlar. Sonuçta da en fazla beraberliği kurtarabilir. Bu öngörülerimin hepsi tuzla buz oldu. Özellikle Baros, bitikliğiyle insanı şaşkına çeviriyor. Hadi Skibbe yanılıyor diyelim, adam Çek Milli Takımı'nda da oynuyor! Neyse ki onu oyunda tutmak kimsenin elinde değildi. Sarı Kırmızılı takımın ligden sonra UEFA'daki fiyakası da bozuldu ve Skibbe'nin suyu tamamen ısınmış oldu. Gruptan çıkmak bir şey değil yine çıkılır ama böyle yaralı bereli çıkmanın sonucu ne olur, geçen sezon görmüştük. Yazık!.. Cüneyt Tanman (Takvim): Rehavetin Bedeli Galatasaray 6 puanın rahatlığı ile maça başladı. İşte bu aslında en büyük tehlike. Herşeyi bitmiş gibi görmek beraberinde rehaveti getiriyor. Ve dün akşam Galatasaray bu rahatlık ve rehavet nedeniyle bir kazaya uğradı. Özellikle ilk yarıda çok kötü bir futbol ortaya koydular. Hatlar arası kopuk dağınık ve laubali. Kewell'ı da tanımak mümkün değildi. İlk yarıda bir iki pozisyon gördük sonra tamamıyla kayboldu. Lincoln ikinci yarıda biraz daha canlıydı ama özellikle ilk yarıda sanki halı sahada oynar gibi laubaliydi. Sonuçta 6 puanı yeterli görmek büyük hataydı. İşi idare etmeye çalışırken bir çuval incir berbat oldu. Galatasaray işi hafife almanın faturasını mağlubiyetle ödedi. İnşallah daha büyük faturalar ödemez. Yalçın Dümer (Fanatik): İmece de Nafile! Ertuğrul Sağlam ve Lucescu'nun imece usulü yardımlarıyla geriden Kalli tamponlu Skibbe, dolayısıyla Galatasaray, Metalist önünde. Konuk takımdan başlayalım, alışık olmadığımız stille. Deyim yerindeyse; taş gibi ekipler. Alman hoca, Baros'u da Ayhan'ın yanına monte etti. Gözlerime inanamıyorum. Birisi çimdiklesin beni. Aylar sonra, nihayet isabetli bir hamle. Doğru karar hemen etkisini gösterdi. Meşin yuvarlağı yere, hatalar da minimuma indi. Gün geçtikçe eriyen umutlar artık züğürt tesellisine kaldı. Bundan sonra, işimiz papatya falına kalacak galiba... Liderliğe rağmen. Levent Tüzemen (Sabah): Metalist Kabus Oldu G.Saray'ın Şampiyonlar Ligi ve UEFA'nın gruplu sisteminde kalıcı liderliği yoktu. Bir galibiyet, gruptan lider olarak çıkmasını sağlayacaktı. Evdeki hesap tutmadı; Metalist, G.Saray'ın kabusu oldu. Ukrayna ekibi maç boyunca fazla adamla oynuyormuş gibiydi. Çünkü Metalist, makine düzeninde çalışıyor, çok koşuyor, sahanın her yerinde basıyor, kontrataktan hücuma çabuk çıkıyor, G.Saray'ın kolay top almasına ve kullanmasına izin vermiyordu. Top Galatasaray'a geçtiğinde hemen alan savunmasına dönüyor, hücuma çıkarken de bilerek, görerek ayağa isabetli pas yapabiliyorlardı. Kewell ikili mücadeleleri kazanamadığı için etkili olamıyor; G.Saray, Arda'nın kanadından Sabri destekli hücum girişimlerinde bulunuyor; göbekten de Lincoln pozisyon hazırlıyordu. Ama Kewell ve Baros final paslarında topun şiddetini ayarlamıyordu. G.Saray'ın ilk yarı tek ciddi pozisyonu Baros'un ofsayttan attığı goldü. G.Saraylı futbolcular fiziksel ve zihinsel olarak oyundan düşmelerine rağmen ısrarla gereksiz olarak golü aradılar. Oysa oyunu tutmayı düşünüp bir puanı korumayı bilselerdi Metalist devreye girmeyecekti. Skibbe'yi futbolcuların aciz duruma düştüğünde elini oyuna sokmadığı ve oyunu iyi okuyamadığı için eleştiriyorum. Ne diyelim; böyle başa böyle traş! Ebru Kılıçoğlu (Sabah): Maske Düştü Olympiakos ve Benfica galibiyetleriyle Kadıköy'de UEFA finali rüyası gören Galatasaray'ı Metalist Kharkiv uyandırdı. Galibiyetin liderliği getireceği maçta isabetli tek şut çekemeyen Cimbom, 81'de Servet Çetin'in hediyesi golle kaybetti. G.Saray, Avrupa'yı seviyor... En azından taraftarı seviyor. Soğuk, yağmur ve trafik hiç etkilememiş seyirciyi. Stat tıklım tıklım ve tabii 'merdiven boşluksuz.' Bu Metalist Kharkiv, Lucescu'nun dediği kadar varmış! G.Saray ataktayken, 11 yel değirmenine karşı savaşan Don Kişotlara benziyorlar. Sıra onlara gelince de değirmen gidiyor, yel kalıyor. Hakemin 'Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım' davranışını mecazi değil gerçek anlamda uygulaması da ekmeklerine yağ sürüyor. 81'de Servet'in 'marifetiyle' Edmar'ın ayağından gol gelmese, G.Saray turu garantileyerek hakkı aslında beraberlik olan bir maç sonuçlandırmış olacak. Olmuyor. Giden sadece 3 puan, tur şansı da devam ediyor. Ama bu isteksiz oyun ve yönetimin ortalığı adeta mikserle karıştıran tavrı, uzun bir aradan sonra ilk defa seyirciden 'Sabrımızı taşırmayın' tezahüratının yükselmesine yol açıyor. Osman Tanburacı (Yenişafak): Atamayana Atarlar Servet bir hata yaptı Galatasaray'ın emeğine kan doğradı! Hep söylüyorum bu Servet yeteneklerine bakmadan rakiple kişilik savaşı yapıyor. Rakiple iddialaşınca çarşaflıyor. Golü Metalist atmadı Servet kendi kalesine attı! Ne yapsın Skibbe? O ana kadar Galatasaray mükemmeldi. Tempolu, gol arayan ve galibiyet için koşan taraftı, yazık oldu! Gol hariç Galatasaray'ı methedeceğim. Beşiktaşlı hiç üzülme Metalist en sert metal desen yeridir. Galatasaraylı sen de üzülme; sarı-lacivert formayı gördün mü yelkenlerin suya iniyor... Galatasaray'ın yapamadığı iki şey vardı; Ortaları hedefsiz, şut çekmesi yetersizdi... Tek şutu Sabri çekti o da rakibe çarpıp bombe aldı! Skibbe iskeleti bozmadı ama Servet'le seyredenin sinir sistemi bozuldu. Galatasaray kazanmak için her yolu denedi, hata yapmadı, zaman zaman savunması zorlandı ama bütün maç boyu oyuna asılan taraftı. İyi top gezdirdi, çok iyi mücadele etti, futboldan şık örnekler verdi, alkış aldı ama ne yazık ki artistik puana galibiyet vermiyorlar. Aklıma bir soru takıldı; Beşiktaş Ertuğrul Sağlam'ı niye gönderdi? Servet rakiple taç çizgisinde itişti tehlike doğdu. Adamlar sert ve iyi kapanıyor iyi atak yapıyor. Penaltı değil sarı kart. Lincoln tekme yiyor. Lincoln tereyağ gibi Sabri aut. Parmakla sayılacak kadar az atak... Metalist daha diri. Alayı hücuma çıktı son anda kötü pas olmaz.
<< Önceki Haber G.SARAY SARI-LACİVERTİ GÖRÜNCE... Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER