Türkiye cezaevlerindeki tutsak bebekler uluslarası basında

Sivil toplum kuruluşu CİSST’in verileri ile İnsan Hakları savunucusu ve DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun açıklamalarına yer verilen haberde ayrıca Türkiye’de 20 binden fazla kadının tutuklu bulunduğu belirtildi.
Haberde, geçtiğimiz ekim ayında CHP Milletvekili Hüseyin Yıldız’ın Adalet Bakanlığı’na yönelttiği soru önergesine verilen cevaba dikkat çekildi. Bakanlığın açıkladığı verilere göre, anneleriyle birlikte cezaevinde kalan çocukların sayısı 891’e ulaştığının altı çizildi.
Bold'da yer alan habere göre Münker Odabaşı’ın hazırladığı “Türkiye’de cezaevlerinde 891 bebek ve çocuk bulunuyor” başlıklı haber şöyle;
Sivil toplum kuruluşu CİSST’in istatistiklerine göre, Türkiye’de 0–6 yaş arası 891 bebek ve çocuk cezaevlerinde bulunuyor. Aynı derneğin verilerine göre Türkiye’de hâlen 20 binden fazla kadın tutuklu bulunuyor.
Geçtiğimiz ekim ayında ana muhalefet partisi CHP milletvekili Hüseyin Yıldız bir soru önergesi verdi ve Adalet Bakanlığı’nın bu önergeye verdiği yanıt kamuoyuyla paylaşıldı.
“Hukuki bir garabet”
Cezaevlerinde anneleriyle birlikte kalan 891 çocuğun durumu hakkında, aynı zamanda insan hakları savunucusu olan ve DEM Parti milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile görüştük. Gergerlioğlu şu değerlendirmede bulundu:
“5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 16. maddesinin 4. fıkrası, hamile kadınlar ile çocuğu 18 aya kadar olan anneler için cezanın infazının ertelenmesini öngörmektedir. Ancak bu düzenleme yalnızca kesinleşmiş hükmü bulunan kişiler için geçerlidir ve tutukluları kapsamamaktadır. Yani hakkında henüz kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan tutuklu kadınlar bu haktan yararlanamamaktadır.”
Gergerlioğlu ayrıca, bu durumun açıkça bir “hukuki garabet” olduğunu ve hükümetin bu sorunu çözmek için herhangi bir çaba göstermediğini belirtti. Mağduriyetlerin ise iktidarın gündeminde olmadığını ifade etti.
Çocuğun üstün yararıyla çelişiyor
Çocuklar söz konusu olduğunda ilk soru, çocuğun üstün yararının gözetilip gözetilmediğidir. Bu nedenle çocuk hakları savunucusu Merve Yüksek ile hem cezaevindeki çocuklar hem de çocuğun üstün yararı konusunu konuştuk.
Yüksek, durumu şöyle özetledi:
“Türkiye’de anneleriyle birlikte cezaevinde yaşamak zorunda kalan çocuklar hukuken ‘mahkûm’ sayılmıyor, ancak fiilen özgürlüklerinden yoksunlar. Bu nedenle bu durum hem çocuğun üstün yararı ilkesine hem de Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin açık hükümlerine aykırıdır.”
Yüksek ayrıca çocukların oyun oynama, akran ilişkileri kurma ve güvenli, özgür bir ortamda büyüme gibi gelişimsel ihtiyaçlarının cezaevinde karşılanamayacağını vurguladı.
Bunun yanı sıra, özellikle 0–6 yaş arası çocuklar için cezaevi ortamının yalnızca duygusal ve bilişsel değil, aynı zamanda uzun vadeli travmatik sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Alternatif çözümler gerekli
Bu durumun çocuklar ve bebekler için bir çıkmaz oluşturduğu söylenebilir: Bir yandan annelerinin yanında kalmaları gerektiği düşünülürken, diğer yandan cezaevi ortamından zarar görmeleri söz konusudur.
Yüksek bu konuda şunları söyledi:
“Bebeklerin ve çocukların anneleriyle birlikte olması elbette çok önemli; ancak bunun cezaevinde gerçekleşmesi doğru değildir. Çözüm, çocukların da cezaevinde yaşaması değil, anneler için alternatif infaz yöntemlerinin geliştirilmesidir.”
Yüksek ayrıca birçok ülkede hamile kadınlar ya da küçük çocuğu olan kadınlar için cezanın ertelenmesi veya ev hapsi gibi uygulamaların bulunduğuna dikkat çekerek, “Bu nedenle çocuğun üstün yararı mutlaka gözetilmelidir” dedi.
Sonuç
Son yıllarda Türkiye’de tutuklu sayısının sürekli arttığı görülmektedir. Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de özgürlüğünden yoksun bırakma yaygın bir ceza yöntemi hâline gelmiştir.
Başka bir deyişle, tutuklama giderek ilk başvurulan cezalandırma yöntemi hâline gelmektedir. Türkiye’nin de bu sorunlu yöne doğru ilerlediği söylenebilir.
Sonuç olarak cezaevi yaşamı yetişkinler için zor olduğu gibi, bebekler ve çocuklar için çok daha ağırdır. Cezaevleri çocukların yaşayıp büyüyebileceği uygun yerler değildir. Bu ortamlar çocukların hem ruhsal hem de psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle hükümetin bir an önce gerekli önlemleri alması gerekmektedir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ABDULLAH AYMAZ

CUMA KARAMAN

KADİR GÜRCAN

NUMAN YILMAZ YİĞİT

HARUN TOKAK

AKP'yi panikleten paylaşım: Erdoğan Trump için 'Dü...

'Kanıtlar elimde, katili ellerinize bırakacağım!'

İran'dan Trump'a anlaşma cevabı: 'Hem çok yakın he...

'Özel ve Kılıçdaroğlu heyetleri görüşecek' iddiası...

Rusya, Oreşnik ve Kincal füzeleriyle Kiev’i vurdu:...





