Dr. Ali Kemal Belviranlı

Dr. Ali Kemal Belviranlı

Konya dönemindeki bütün sıkıntı ve bunalmalara karşı nefes aldığımız noktalar da elbette çok. Zaten Hizmet’le meşguliyet en büyük zevk ve neşe kaynağı idi. Talebe kardeşlerle ve halkla sohbetler en başta geliyordu.

Bir de Dr. Ali Kemal Belviranlı Ağabeye sıkça uğramaya çalışırdım. O, Konya halkı tarafından sevilen, tasavvuf yönü olan, Yüksek İslam Enstitüsünde dini musiki dersleri de veren çok yönlü bir şahsiyetti. Maalesef İmam-Hatipte meydana gelen bazı problemleri, emniyetteki bazı tanıdıklarla sessizce beraber çözmeye çalışmak zorunda… M. Fethullah Gülen Hocaefendi'den bana hediye Osmanlıca baskısı olan Necâib-i Kur’âniye isimli değerli bir kitap üzerinde çalışıyordum. Onu hem Latin harflerine çeviriyor hem sadeleştirmeye gayret ediyordum. Bazı Farsça şiirleri onun tanıdığı hocalarla çözmeye çalışıyordum. Bu hususta Doktor Ağabeyin yardımlarını umuyordum.

Bir gece garip bir rüya gördüm: Çok büyük bir caminin içinde arka tarafta azgın bir grup slogan atıp bağırıp çağırıyordu. Onları susturmak için adeta yalvarıyordum. Öylece uyandım. Bir mana veremedim.

O günlerde başörtüsü yasağından dolayı üniversitelerde protestolar oluyordu. O zaman, Konya Selçuk Üniversitesinin Rektörlük binası şehrin merkezindeydi ama fakülteler Meram taraflarındaydı. Öğrencilerin üniversiteden Rektörlük binasına kadar bağıra çağıra tesettür yasağını protesto ettiklerini öğrenince çok korktuk. Çünkü Konya olayları 1980 Eylülünde askeri darbenin sebeplerinden sayılmıştı. İstiklal Marşı okunurken bir grup ayağa kalkmayıp yere oturup, kendileri İstiklal Marşını protesto etmişlerdi. Onların en başlarındaki provokatör öğrenci bizim içimize sızmak istemişti. Bir akşam bir yere derse gidiyordum. Durakta otobüs beklerken resmi polislerle beraber, sivil olarak bir kahvehane baskınında, o provokatörü çok yakından görünce, araştırma yaptırarak, Konya’daki İstiklal Marşı sırasındaki provoke olayının baş sorumlusu olduğunu öğrendik, bir daha içimize almadık.

İşte onun için üniversiteden Rektörlüğe kadar yürüyen öğrencilerin arasına böyle provokatörlerin karışarak, “Şeriat” istemek gibi kışkırtıcı sözler vs. ile ortalığı karıştırmalarından endişe ettik. Öyle bir şey olmamış. Aynı gün emniyetten bazı dostlarımız gelip bize “Önümüzdeki pazar günü çok büyük bir protesto organize ediliyormuş. Büyük olaylar ve karışıklıklar çıkaracaklar… Evlerinizdeki ve yurtlarınızdaki öğrencilerinize sahip çıkın, uyarın. Sakın pazar günü sokağa çıkmasınlar,” dediler.

Bizim öğrencilerimiz zaten öyle şeylere bulaşmazlar ama diğer yurtların dindar öğrencileri başörtüsü yasağına kızdıkları için sokağa dökülebilirler. O zaman daha beni tanımadıkları, iyi niyetimi bilmedikleri için bu durumu anlatsam da kimse önem vermez ve dinlemezdi. Onun için hemen Ali Kemal Ağabeye koştum.

“Ağabey, durum çok tehlikeli, kesin bilgi… Ankara’dan 125 görevli geldi. Pazar günü provokatörler ortalığı karıştıracaklar. Bütün İslami grupları uyarmamız lazım. Ama kimse beni dinlemez. Fakat herkes sana güvenir ve inanır. Şimdi sen bütün grupların başkanlarını buraya çağır. Hepimize nasihat et. ‘Gidin Vali’ye, Emniyet Müdürü'ne; biz öğrencilerimize sahip çıkacağız. Sokağa bırakmayacağız. Biz devletin ve emniyetin yanındayız…’ diye söyle.” dedim.

Gerçekten Dr. Ali Kemal Bey, hepimizi yanına çağırdı ve bütün samimiyetiyle tehlikeyi anlatıp yapmamız gerekenleri de söyledi. Hepimiz kendisine hak verdik ve gidip Vali ve Emniyet Müdürü ile görüştük. Onlar da memnun oldu. Bütün bunlara rağmen maalesef pazar günü bazıları bu kumpasa kapıldılar. Ama diğer İslami gruplar, bize hüsnüzan etmeye başladılar.

Sonra inşaat patronu Ahmet Bey'e gidip “Bayram günlerinde grupların ileri gelenlerini yani bizleri davet et, sizin evinizde bayram namazlarından sonra topluca bir yemek yiyip kahve içelim” dedim. Allah razı olsun gerekeni yaptı. Sonra aramızda dostluklar başladı… Hacı Kemal Ağabeyin gönderdiği bir kamyon zeytinin vakfımızın ihtiyacı olandan fazlasını diğer grupların yurtlarına gönderdik. İyi tesiri oldu. Onlar da kendi öğrencilerine yardım için gelen fazla elbiselerden bazılarını bizim yurda gönderdiler…


YAZARIN SON YAZILARI