Moskova perspektifinden, İran rejiminin çökmesi durumunda sonuçları

Arif Asalıoğlu
Yayınlanma Pazartesi, 6 Nisan 2026

ABD-İsrail-İran arasında devam eden savaş, Orta Doğu’da bütün dengeleri değiştirdiği gibi küresel büyük krizlerin de habercisi. Taraflar misilleme füzelerini peş peşe ateşlemeye devam ediyor. İran'ın enerji tesisleri, elektrik altyapısı, köprüleri ve aslında her şeyi vuruluyor. ABD Başkanı Trump, Tahran yönetimine ABD'nin dayattığı şartları kabul etme çağrısı yaptı. Ancak İran, İsrail-ABD saldırılarının yalan ve temelsiz iddialar üzerine bina edildiğini vurgulayarak dünyaya destek mesajları gönderiyor ve kendi güvenlik maddelerini öne sürüyor. Sonuç itibarıyla gelinen durum, Ortadoğu ve Kafkaslar, Orta Asya ülkeleri, Rusya, Çin, ve küresel enerji trafiğini yakından ilgilendiriyor.
Iran son yıllarda Rusya için önemli bir ortak haline geldi. Ukrayna savaşında Rusya’nın kullandığı İran yapımı Shahed kamikaze dronları; Batı yaptırımlarını aşmak için finans ve ticaret kanalları; Askerî teknoloji ve nükleer işbirliği gibi örnekleri bu ortaklığa verebiliriz. Eğer İran rejimi çökerse, Rusya önemli bir askeri tedarikçisini kaybeder. Batı’ya karşı kurduğu “yaptırım dayanışması” zayıflar. Ayrıca İran’ın bölgede etkisinin kırılması durumunda Rusya’nın Kafkasya ve Orta Asya dengesi de bozulur. İran güçlü kaldığında, Rusya açısından Türkiye ve Azerbaycan’ın etkisi sınırlanıyor. Rusya, bölgedeki güç dengelerinin yönetilmesinde daha rahat etki sahibi oluyor.
Köklü bir tarihi ve kültürel birikimi olan İran’ın, bu ölüm-kalım savaşında tamamen çökmesi durumunda, Rusya açısından stratejik kayıplar şimdiden Moskova’yı endişelendiriyor. Çünkü İran’ın çökmesi, bölgedeki güç dengesinin bozulması anlamına gelir. İran’ın yerini başka güçler (ABD, İsrail, Suudi Arabistan, NATO) alabilir veya bölgedeki güç dağılımı değişebilir. Ve Suriye’de olduğu gibi Rusya’nın tamamen etkisinden çıkabilir. Dolayısı ile Rusya’nın bölgesel gücü ve jeopolitik pozisyonu zayıflar. Rusya için yeni ortaklar ve stratejiler geliştirmek manasına gelir. Asya, Orta Asya, Kuzey Afrika veya Güneydoğu Avrupa gibi başka bölgelere odaklanabilir.
Yine bu açıdan İran, Suriye’de de Rusya’nın önemli müttefiklerinden biridir. İran'ın çöküşü, Rusya'nın Suriye politikasını olumsuz etkileyecektir. İran'ın bölgedeki askeri ve siyasi rolü azalırsa, Rusya’nın stratejileri ve çıkarları da bir bütün olarak zarar görür. Başka bir husus ise yine küresel güçlerin etkisinde olan radikal gruplar ve terör örgütleri (İŞİD gibi) bölgedeki kargaşadan istifade ederek canlanabilir. Bu gelişme uzun vadede Rusya’nın güvenlik çıkarlarına zarar verebilir.
İran’ın çökmesi Rusya için enerji ve ekonomi kaybı olur
Petrol ve doğalgaz ihracatı, İran ekonomisinin önemli bir parçası ve bölgedeki enerji piyasasında büyük bir aktör. Ayrıca, İran enerji altyapısında gelişmiş üretim kapasitesi ve denizaşırı enerji projelerinde söz sahibi. İran’ın enerji kaynaklarının elden çıkmasıyla, bölgedeki diğer üreticiler (özellikle Suudi Arabistan ve Rusya) piyasadaki paylarını korumak veya artırmak için daha fazla rekabete girecektir. Bölgedeki enerji fiyatları ve piyasaları değişecektir. Bu da, enerji ihracatına bağımlı olan Rusya’nın gelirlerini düşürebilir. Bu güne kadarki gelişmeler Rus enerji fiyatlarını pozitif yönde etkiledi, ancak sürekli böyle devam edecek manasına gelmiyor. Ayrıca piyasalarda istikrarsızlık yaşanırsa, İran-Rusya ticaret hacmi düşecek ve Rusya’nın ekonomi planlaması zorlaşacaktır.
Önemli başlıklardan bir tanesi, Rusya ile İran arasındaki nükleer çalışmalar ve bu konuda paslaşmalar. İran çökerse, bu konuda bölgede kontrolsüz beklenmedik gelişmeler olabilir. Nükleer yapı içeren malzemeler (silahlar veya materyallerin) kaybolması riskler doğurur. Güvenlik açıkları oluşur ve kimlerin nükleer materyale ulaşabileceği belirsiz hale gelir. Kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetler artabilir. Silahların, nükleer materyallerin veya patlayıcıların kaçak yollarla başka ülkelere veya terörist gruplara geçme riski yükselir. Sonuç olarak Rusya’nın aktardığı bilgiler kontrolsüz güçlere yada rakiplere geçebilir. Bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditleri büyüyebilir.
Mevcut durum Rusya’nın lehine
Artık 38 günü geride kalan ABD ve İsrail’in, İran'a karşı savaşı şimdilik konjonktürde Rusya’yı bazı konularda rahatlattı. Mesela Orta Doğu’da Ukrayna'ya gönderilmesi planlanan kritik savunma sistemleri kullanılıyor. Washington'un odağı Kiev'den Tahran'a kaymış vaziyette. Ukrayna o kadar ikinci plana düştü ki ABD’nin 2027 savunma bütçesine bile dahil edilmedi. Artan enerji fiyatları, Rusya'nın petrol ve gaz ihracatından elde ettiği geliri doğrudan artırıyor. Kriz, Çin ve Hindistan'ın Rusya'dan daha fazla alım yapmasına yol açıyor. Bu da hem küresel fiyatlardaki artıştan hem de Rus petrolüne uygulanan iskontonun azalmasından dolayı Moskova'nın daha fazla kazanması anlamına gelir. Asya ve Orta Doğu ülkelerinin ABD’ye yaklaşımı değişiyor. Suudi Arabistan, şimdiden Washington ile yapılan güvenlik anlaşmalarını askıya alacağı sinyalleri verdi. Küresel ticarette ve politikalarda Rusya’nın rakipleri ABD ve AB, bu kriz döneminde zayıflıyor. Petrol ve gaz fiyatları arttı ve enflasyon yükseldi.
Basit bir örnek verecek olursak, Fransa'nın Vaux-de-Cernay bölgesinde 26-27 Mart'ta gerçekleştirilen G7 Dışişleri Bakanları zirvesi, Batı ittifakı içindeki derin çatlağı gün yüzüne çıkardı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya doğrudan yüklendi.
Kallas, bir yıl önce Kanada'daki G7 zirvesinde Rubio'nun "Rusya engel olmaya devam ederse ABD'nin sabrı tükenebilir" dediğini hatırlatarak sordu: "Bir yıl geçti, Rusya hiç kıpırdamadı. Sabrınız ne zaman bitecek?" Bu aleni baskıya Rubio sert karşılık verdi. "Savaşı sona erdirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Siz daha iyi yapabileceğinizi düşünüyorsanız buyurun — biz çekiliriz" dedi. Ukrayna konusundaki bu derin anlaşmazlık, İran operasyonu üzerindeki görüş ayrılıklarıyla iç içe geçmiş durumda. Avrupa'nın İran'a destek vermediğini, ABD'nin ise Ukrayna'ya olan bağlılığını sorguladığı bu tablo; transatlantik ittifakın en ağır krizini yaşadığına işaret ediyor.
Sonuç olarak İran’ın çöküş ihtimali, Rusya için hem bölgesel hem de küresel çapta ciddi kayıplar ve zorluklar getirir. Bu durum, enerji piyasalarının dalgalanması ve bölgesel güç dengelerinin değişmesi gibi pek çok alanda olumsuz etkiler oluşturur. Bu da Rusya’nın bölgesel gücünün zayıflamasına ve jeopolitik konumunun tehlikeye girmesine yol açar. Ayrıca İran’ın çöküşü, bölgedeki enerji arzını karmaşık hale getirir. Bu durum, hem enerji fiyatlarını artırabilir hem de enerji ticaretiyle gelir elde eden Rusya’nın ekonomisini olumsuz etkiler. Ayrıca, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, global ekonomik istikrarsızlık ve Rusya’nın dış gelirleri üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Orta Doğu’da artacak kriz nükleer materyallerin veya silahların kontrol dışına çıkma riskini artırır. Bu da, uluslararası güvenlik açısından ciddi bir belirsizlik ve tehlike yaratır; çünkü bu materyalleri kimlerin ele geçireceği ve ne amaçla kullanacağı bilinemez hale gelir. Son olarak ise İran’ın Batı kontrolüne geçmesi, Rusya iç politikasında güven güvenlik kaygılarını ve ekonomik zorlukları artırabilir. Kremlin’in dış politikada yeni ittifaklar veya stratejik yaklaşımlar benimsemesine yol açabilir.
YAZARIN SON YAZILARI

Gece yarısı geliyor! Motorine dev zam uyarısı!

Muhittin Böcek'a bir şok daha! Tutuklama kararı!

ABD İran'da nükleer silah mı kullanacak? İşte ceva...

İran halkı Trump'ın sözleri karşısında ayaklandı: ...

Malatya'da insanlık suçu işlendi: Ölen KHK'lıların...


