Oy Sandığına vuran gün ışığı!


Gazze'nin bazı bölgelerinde ve Batı Şeria'da 2006 yılından sonra ilk defa sandığa gidilmiş. Günün ilk ışıkları ile sandığa giden seçmenler hallerinden memnunlar. Ağır geçirilen son üç yıldan sonra hala seçim ile değişiklikler yapılacağına ümit bağlıyor olmaları takdire şayan, demokratik bir ısrar. 


Özelde Türk İnsanı ve son yıllarda daha yakından şahit olduğumuz Ortadoğu milletlerinin demokrasi eğilimleri coğrafyanın yaşadığı acı tecrübelere rağmen idari sisteme alternatif arayışlar açısından yeni doğumlara müsait olduğu izlenimi veriyor, Yeni doğumlar ve her doğum gibi sancılı...


Türk seçmeninin demokratik seramonilere fıtri eğilimini, seçim günlerindeki neşesinden biliyoruz. Aileler seçim sandığına giderken, bayram namazına gidiyor sevinci yaşamıyorlar mı? Çok değil bir kaç sene önce yerel seçimlerde aynı ciddiyet ile sandığa gittiler demokrasi konusundaki taleplerini hafif bir manevrayla ana muhalefet partisinin kucağına koyuverdiler. Eskiden beri söylenir; siyasetçilerin beceriksizliğini Türk insanı sandıkta düzeltir.


Zorluklarına, hatta yakın vadede imkansızlık gibi görünmesine rağmen Filistin'de siyasi değişikliğin konuşuluyor olması, şimdiye kadar kendi kaderleri hakkında zar atan yakın komşularına inançlarını kaybetmiş olmalarından kaynaklanıyor. Yoksa niye insanlar savaşın sürdüğü bir zamanda yaşadıkları sistemi tartışmak istesinler?


Geçtiğimiz haftalarda Macaristan'da sandığın gerçekleştirdiği demokratik değişiklik otokrasinin şehvetinde kaybolan eski iktidarı yerle bir etmekle kalmadı, seçmenin kendine güvenini de tazeledi. Avrupa ülkeleri için bu tecrübeler sürekli tekrar ediyor. Bütün mesele demokratik krizler arasındaki periyodun daraltılmasında. Bazen on yıl, bazen sadece bir dönem. Bazen de Türkiye'de olduğu gibi boşa harcanmış yirmibeş yıl...


2005'de yaşanan Filistin-İsrail krizinden sonra Gazze'deki yerel idare Hamas'a bırakılmasına rağmen asgari yaşam standartlarında arpa boyu mesafe alınamaması halkı canından bezdirmiş. Taşeron terör faaliyetleri ötesinde bir varlık gösteremeyen Hamas, yirmi sene içerisinde halka kazdırdığı beş yüz kilometrelik tünel ile övünüyor. Zavallı halkın ömrünün nerede tüketildiğini duyun da, isterseniz inanmayın.


Gazze ve Batı Şeria'da yapılan seçimlere Hamas dahil değil ve seçim, Yaser Arafat'ın halefi Mahmut Abbas'ın temsil ettiği, ılımlı siyasi oluşumun kaderini belirleyecek. Sıradışı bir başarı gösteremese de barış ve anlaşmaya açık olması Mahmut Abbas'ı hala demokratik bir alternatif olarak tutmaya yetiyor. 


Hamas da geçtiğimiz yılın sonbahar aylarında yeni bir lider belirlemek için sandığa gideceğini duyurmuştu. Bilinen iki adaydan biri İran İdeolojinin lejyoneri olmakla tanınıyor. Bu tür köhne ideolojilerin bağnaz takipçileri hiç eksik değil. Hani şu “Çürük buğdayın kör alıcısı olur!” sözündeki espri. Bölgede teröre destek veren ülkelerin taşeron işlerini yapan örgütler varlık sebeplerini yitirmiş durumdalar. Lübnan, çeyrek asır başlarına bela olan Hizbullah'ı silahsızlandırmak için gayret sarf ediyor. Sistemde kangren olmuş uzvu temizlemeden siyasi ahenge ulaşılamayacağını geç de olsa anladılar.


Filistin halkının gün ışığından istifa ile kullandığı oy ile hayallerindeki demokratik tutkuyu mayalama zevklerini kimse ellerinden almaya güç yetirememiş. Ne İran ne Hamas ne Hizbullah ne de bölgede bir türlü sönmeyen terör ateşine benzin döken mevsimlik oyuncular Filistin'i ikna etmekten ne kadar aciz kaldıklarını anlayacak durumda değiller. 


Gazze ve Batı Şeria'da günün erken saatlerinde başlayan oy kullanma işlemlerini güneş batmadan bitirilmesi gerekiyor. Yoğun nüfuslu şehirde hala elektrik olmadığı için oy sayımı da gün ışığında bitirilmek zorunda. Çilekeş halkın bu samimi talebi, kimbilir belki de bir sonraki seçimlerde çeşmelerinden akan su ve evlerini aydınlatan elektrik olarak bir karşılık bulur. 


Türkiye'de seçim sandıklarını Saray'ın karanlık dehlizlerinde tutarak zaman kazanmaya çalışan iktidar, oy sandıklarına gün ışığı vurmaya başladığında meydana gelece sarsıntıdan ne kadar endişe etse azdır.

YAZARIN SON YAZILARI