Eğer Yüz Çevirlerse

Safvet Senih

Safvet Senih

24 Kas 2021 10:03
  • “Size kendi aranızdan öyle bir Peygamber geldi ki, zahmete uğramanız ona ağır gelir. Onun kalbi, üstünüze titrer, müminlere karşı pek şefkatli ve merhametlidir. Buna rağmen aldırma, yüz çevirirlerse ey Resulüm!  De ki:  ‘Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. Ben yalnız O’na dayanırım. Çünkü O, büyük Arş’ın, muazzam hükümranlığın sâhibidir.”  (Tevbe Suresi, 9/128-129)
    Bu âyetlere bir izah olarak Bediüzzaman  Hazretleri âyette anlatılan şefkatli Peygambere karşı, nasıl bir vaziyet almamız gerektiğini şöyle anlatıyor:
    “Resul-i Ekrem (S.A.S.)  ferman etmiş; ‘Ümmetimin fesada uğradığı zamanda kim benim sünnetime sarılırsa, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir.’ (et-Teberâni, el-Mu’cemü’l-Evsat)  Evet Peygamber Efendimizin övülüp sevilen sünnetlerine tâbî olmak. Mutlaka gayet kıymetdardır. Bilhassa dinde olmayan sonradan uydurulan  bid’ad istila ettiği zamanda, Sünnet-i Seniyye  ittiba etmek daha ziyade kıymettardır. Özellikle ümmetin bozulduğu zamanda Sünnet-i Seniyyenin küçük bir âdabına riayet etmek, ehemmiyetli bir takvayı ve kuvvetli bir imanı hissettiriyor. Doğrudan doğruya Sünnete tâbi olmak, Resul-i Ekrem’i (S.A.S.)  hatıra getiriyor. O hatırlatma ve o hatıra, İlahî bir huzur bulma hatırasına dönüyor. Hatta en küçük bir muâmelede, hatta yemek, içmek ve yatmak âdâbında insan Sünnet-i Seniyyeye riâyet ettiği dakikada o sıradan muâmele ve o fıtrî amel, sevaplı bir ibadet ve şer’î bir hareket  oluyor. Çünkü o sıradan hareketiyle Resul-i Ekrem’e (S.A.S.) tâbî olduğunu  düşünüyor ve şeriatın bir edebî olduğunu tasavvur ediyor ve şeriat sahibi Efendimiz olduğunu  hatırlıyor. Bu tasavvur ve hatıradan Şeriatın Hakiki Sahibi olan Cenab-ı Hakka kalbi teveccüh edip yöneliyor. Bu teveccühten bir nevi mânevî bir haz  bulur ve ibadet yapmanın inşirahını kazanır. 
    “İşte bu sırra binâen Sünnet-i Seniyye’ye tâbî olmayı kendine âdet eden, âdetlerini ibadete çevirir, bütün ömrünü meyveli ve sevaplı yapabilir.
    “İmam Rabbânî Ahmed-i Fârukî (K.S.) demiş ki, ‘Ben ruhânî seyirlerimde mertebeler kat ederken, evliyaların tabakaları içinde en parlak, en haşmetli en letâfetli, en güvenli olanı; Efendimiz Sünnetlerine uyup sarılmayı tarikatın esas ve temeli olarak kabul edenleri gördüm. Hatta o tabakadan olan avam halktan evliyalar diğer tabakalardan olan en has velilerden daha muhteşem görünüyorlardı.”  (İmam Rabbanî, Mektubat 1/240-260. Mektup)
    “Evet, İkinci Binin Müceddidi olan İmam Rabbani hak söylüyor. Sünnet-i Seniyye’yi esas tutanlar, Efendimizin gölgesi altında Mahbûbiyet makamına mazhardırlar.
    * * *
    “Bu fakir Said, Eski Said’den çıkmaya çalıştığı bir zamanda, rehbersizlikten ve nefs-i emarenin gururundan gayet müthiş ve mânevî bir fırtına içinde akıl ve kalbim hakikatlar içinde yuvarlandılar. Kâh Süreyya’dan (Ülker takım yıldızlarından)  serâya (yere)  kâh seradan Süreyya’ya kadar bir düşüş ve yükseliş içerisinde çalkanıyorlardı.
    “İşte o zaman müşâhede ettim ki, Efendimizin Sünnet-i Seniyyesinin meseleleri, hatta küçük âdâbları, gemilerde hareket rotasını gösteren kıblenâmeli birer pusula gibi, hadsiz zararlı, karanlık yollar içinde birer düğme hükmünde görüyordum. Hem o rûhî seyahatte çok baskılar altında, gayet ağır yükler yüklenmiş bir vaziyette kendimi gördüğüm zamanda, Sünnet-i Seniyye’nin o vaziyette temas eden meselelere tâbî olup sarıldıkça, benim bütün ağırlıklarımı alıyor gibi bir hafiflik buluyordum. Bir teslimiyetle tereddütlerden ve vesveselerden, yani ‘Acaba böyle hareket hak mıdır, maslahat mıdır?’  diye endişelerden kurtuluyordum. Ne vakit elimi çeksem bakıyordum, baskılar çok. Nereye gittikleri anlaşılmayan çok yollar var. Yük ağır ben de gayet âcizim. Nazarım da kısa, yol da karanlık. Ne vakit Sünnete yapışsam; yol aydınlaşıyor, selâmetli yol görünüyor, yük hafifleşiyor, baskılar kalkıyor gibi bir vaziyet hissediyordum. İşte o zamanlarda İmam  Rabbani’nin hükmünü tasdik ettim.”  (On Birinci  Lem’a)
    Bizim de bu mübarek reheberlerimizin keşif ve müşahedelerine itimat edip gereğini yerine getirmemiz lâzımdır. 

    24 Kas 2021 10:03
    YAZARIN SON YAZILARI
    YAZARLAR