Hışımla gelenlere ne yapıldı?

Safvet Senih
Yayınlanma Çarşamba, 8 Nisan 2026
Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Kastamonu’da cereyan eden bir olayı şöyle anlatıyor:
“Ramazan-ı şerifinizi bütün ruh-u canımızla tebrik ediyoruz. Ve bu Ramazan-ı Mübarekin birinci gecesinde ve iki gün evvel bize karşı gayet ağır bir taarruza hedef olduk. Cenab-ı Hakk’a hadsiz şükür olsun ki, o dehşetli iki musibeti gayet kolaylıkla defedip Abdülkadir Geylanî Hazretlerinin, ‘Fe inneke mahrusun bi ayni’l-inayeti= Sen de muhakkak Allah’ın inayeti altında korunmaktasın.’ Müjdesine yeni bir tasdik oldu.
“Şöyle ki: Benim keşfiyatımla ve geçen seneki hastalığımda imdada gelen ve Risale-i Nur’a talebe olan Said nâmındaki mübarek doktorun tasdikiyle ve ihbarı ile müthiş bir zehirlenmek neticesinde hararet kırk dereceleri geçerken, benim ile ölüm mâbeyninde yarım derece kalmıştı. Hiç ömrümde böyle dehşetli hâl başından geçmediği bir zamanda, inayet-i İlahiye imdada yetişti. O gecenin sabahında (yani tarih olarak 19-9-1943’de) harareti 36 dereceye indirdi. Onda dokuz tehlikeyi bertaraf etti.
“Taarruz ise, o hastalık zamanındaki doktorların tavsiyesi üzerine, konuşmamak gerekirken, hem ferah verecek şeylere, hastalık itibariyle ihtiyaç varken, birden en sıkıntılı bir tarzda ve en elim bir surette odama iki savcı ve bir Adliye memuru ile, iki taharri (arama) komiseri, izinsiz girdiler. Niyetleri de arama yapmak ve Beşinci Şua’ı bahane edip kitapları arayıp müsadere etmekle (el koymak) fikriyle geldikleri zamandan üç saat evvel, Hüsrev’in kalemi ile yazılan Mucizat-ı Ahmediye (On Dokuzuncu Mektup ki Efendimizin 300’den fazla mucizelerinin anlatıldığı Risale) İstanbul’da bir seneden beri parlak fütuhat yapıyordu. (Oradan gelip elimize geçmişti.) Masa üzerinde parlıyordu. Ayrıca İşârâtü’l-İ’caz tefsiri ve kerametli Yirmi Dokuzuncu Söz de aynı vakitte Tosya’dan gelmiş ve masa üzerinde bulunuyor hem de nazar-ı dikkati celbedecek bir tarzda, o düşmanlık niyetiyle gelen arama ve el koyma için memurların da dikkatlerini celbetmelerine rağmen İlâhî inayet imdada yetişti. Başlangıçta yarım saat kadar, onların düşmanlık vaziyetini bilmeden hastalık münasebetiyle ziyarete geldiklerini zannederek, onları Risale-i Nur’a talebe yapmak tarzında derse başladım. Yarım saat sonra, bildim ki, dost değiller. Fakat bu kuvvetli ders vasıtasıyla düşman kalmayıp dost oldular. Hatta ifademi almaya veyahut da ‘Bunlar ne kitaplardır?’ diye sormaya bile cesaret edemediler. Bu ağır taarruz, o ağır ZEHİRLEME (teşebbüsü) gibi gayet hafif, geçti. “Bu hadiseye de bir bahane olarak ‘Kürt Âtıf namında bir şâkirdin varmış, rejim aleyhinde Beşinci Şua neşrediyormuş,’ diye Adliyeye şifre geldiğini söylediler.
“Ben de dedim: ‘Âtıf Kürt değil, fakat talebemdir. O da benim gibi dünya ile alâkasızdır. Beşinci Şua’yı ben ona göndermedim. Zâten benim yanımda da yok. O Beşinci Şua’nın aslı 25 sene evvel, Eski Said’den Kıyamet Alâmetleri ile ilgili sualler sorulduğunda vermiş olduğu cevaplardır.
“Anlaşılıyor ki, kardeşimiz Âtıf, Hocaları ve ehl-i tarikatı gücendirmiş. Onlar da Hükümeti vasıta edip (şikayet edince, mesele) bu surete girmiş. Sonra onlara, (Risalelerden mahkeme) Müdafaalarını ve On Altıncı Mektub’u, Ramazan Risalesini verdim ve Bu Ramazan Şerifte oruçlarını tutmalarını teklif ettim. Onlar da mahcubiyetle dönüp gittiler.”
Not: Âtıf Egemen Ağabeyimiz, Risaleleri Sinop’ta tanıdı. (Zaten bende, Sinop’ta aldığı ilkokul diplomasının bir sureti mevcut) Üstad’ın yanına gelince onu Isparta’ya Sav köyünün Sinap Mahallesi’ne, Mustafa Gül Ağabeylerin yanına göndermek istemişti. Âtıf Ağabey, “Üstadım ben zaten Sinoptan geliyorum” deyince, “Sen Hüsrev’in yanına git, o sana anlatır” demişti. Sav köyünün üst tarafından Sinapî Hazretlerinin kaldığı bir yer var. O sırada da Sav’da bilhassa o mahallede yaşayan Mustafa Gül ve diğer Gül ailesi Hüsrev Ağabeyin mumla kağıtlara yazdığı Risaleleri teksir ediyorlardı. Âtıf Ağabeyin yazısı güzel olduğu için yardımcı olması düşünceleriyle oraya gitmesini istemişti.
YAZARIN SON YAZILARI

Gece yarısı geliyor! Motorine dev zam uyarısı!

Muhittin Böcek'a bir şok daha! Tutuklama kararı!

ABD İran'da nükleer silah mı kullanacak? İşte ceva...

İran halkı Trump'ın sözleri karşısında ayaklandı: ...

Malatya'da insanlık suçu işlendi: Ölen KHK'lıların...


