'Tanımamışım!' diyor

Safvet Senih
Yayınlanma Çarşamba, 15 Nisan 2026

Tanıtamamışım ki, tanısın…
Notlarımda var. 19 Temmuz 2017’de arkadaşlarımız anlatmıştı: Amerika’da bir ırkçı terörist iki Müslüman’ı öldürüp üçüncüsünü de kör ediyor. Kör kalan bu Müslüman hacca gidiyor. Giderken Allah’a iyi iş yapma hususunda söz veriyor. Hac’tan dönünce, gözünü kör eden ırkçıyı ziyarete gidiyor. İdamdan kurtulması için uğraşıyor. Irkçı Amerikalı pişman oluyor. Ama idam ediliyor. Ölmeden önce Müslümanlar için “Tanımamışım!..” diyor.
** * *
M. Fethullah Gülen Hocaefendi 6 Eylül 2017’de dedi ki: “Roma’da Papa görüşmesine gittiğimde otelde ‘Allah’ım bunlara, İsa Aleyhisselam görünsün ve mesaj versin de İslâm’ı sevsinler!’ diye dua ettim.” dedi.
** * *
1943-1944’deki Denizli Mahkemesinde masum Risale-i Nur talebelerini hapse doldurmuşlardı. Hasan Dayıyı da kapının yanına yatırmışlardı. Onun bu halini gören insaflı bir savcı, “Bu yaşlı zâta saygı gösterilmelidir.” dedi. Bunun üzerine Hasan Dayı, “Savcı Bey, ben bu sürünün köpeğiyim. Köpek kısmı kapı arkasında durur.” deyince savcının gözleri yaşarır. Mendiliyle yüzünü kapatarak dışarı çıkar.
** * *
“Nefis ve enaniyet insanın içindeki derin devlettir.” (R. U.)
“Nefis, şeytandan gelen dürtüleri, göndermeçlerden, almaçları ile alıp şeytanî şifreleri hemen çözüp, tez elden uygulamaya koyar.” (M. F. Gülen H.E.)
** * *
27 Ekim 2017’de bir arkadaşımız anlattı:
“Faslı bir arkadaşım Endülüste gezerken, arabaları bozuluyor. Bir İspanyol gelip bakıyor. ‘Hemen tamir olunacak gibi değil; ben evimi arayayım, eğer müsait ise, bu akşam bizde kalalım, yarın tamir ederiz” diyor. Hanımı ev müsait deyince, beraber eve gidiyorlar. Namaz kılmak istediklerini söyleyince, ev sahibi onları en alt kata indiriyor. Bir bakıyorlar ki, MESCİD! Ev sahibi ‘Biz dedelerimizden bu yana Müslümanız. Dışarıda İspanyol, evde Müslümanız. İbadetlerimizi hiç terk etmedik’ diyor.
** * *
Avustralya’da tanıştığımız Mesut arkadaşımız anlattı: Avustralya’ya Haymana’nın bir köyünden bir ziyaretçi gelmişti. Kızı üniversitede okumak istiyordu. Ama kızın annesi istemiyordu. Babasını dışarı çıkarıp arabada sordum. Başını yukarı kaldırdı. Sonra, ‘Peki Hizmet’in evinde kalsın’ dedi. Sonra eve gelince Üstadın resmini görüp bana ‘Bu senin Üstadın mı?’ dedi. Ben de ‘Evet’ deyince ‘İşte ben arabada kafamı kaldırınca ufukta onu gördüm. Kabul etmemi söyledi’ dedi. Sonra da ağlamaya başladı.”
** * *
Recep arkadaşımız 2017 yılı Aralık ayında anlatmıştı: M. Fethullah Gülen Hocaefendi ameliyat olmuştu. Ameliyattan sonrasıydı, bize ‘Rüya göreniniz var mı?’ diye sordu. Ben görmüştüm: ‘Malum kişi ve adamları bir gelin arıyormuş onu öldüreceklermiş. Gelin (sanki bir hastanenin bir yerine) saklanmış biz görüyoruz ama o öldürmek isteyenler görmüyorlar. Gelin’in ismi Fâtıma imiş. Benim kızımın ismi de Fatma; o zannettim. Sonra onun Hz. Fâtıma vâlidemiz olduğunu söylediler bu sefer daha da çok üzüldüm. Ne yapabiliriz diye telâş içindeyim. Hava karanlık.
“Biz binanın dışından pencereden olanları seyrediyoruz. Ellerim açık pencere içinde o mahut şahıs geldi camı hızla kapattı. Eğer ellerimi hızla çekmeseydim, ezecekti.
“Sonra baktım ki, Safiyye Vâlidemiz gelmiş, Fatıma’yı, başında bekleyip korumaya çalışıyor. Öbürleri gidince, onu kurtaracak.”
Bunları anlatınca Hocaefendi, rüya tabirlerine baktırdı. Sonra dedi ki: “Bu Hizmet’in tâ başından beri Hz. Hatice vâlidemiz sahip çıkmaya başladı. Edirne’de ilk Risale dersine başladığımızda bazıları derslere gelmemeye başlayınca, onlara rüyalarında, Hz. Hatice Validemiz, ‘Toplantılara Resulullah Efendimiz (S.A.S.) de geliyor. Siz niye devam etmiyorsunuz?” diyerek uyarıyordu. Bu Hizmet ile Hz. Fâtıma Validemizin de çok alâkası var. Onun torunlarının çoğu bu Hizmet’te olacak. Belki de rüyada Hz. Fatıma’nın görünmesi Hizmet’i temsil etmesindendir.
Hz. Hacer, Etiyopya’lı…
Hz. İsmail’in annesi…
Mutezilî anlayışa tepki olarak Eşarî düşüncesi karşı çıktı. Bu Mâveraü’n-nehir düşüncesi olan Maturî anlayışı, bir tepki hareketi değildir.
Mesele İran Şiiliği bir Perslik anlayışı ile, iftihar ettikleri binlerce yıllık Persliği yıkan Hz. Ömer’e olan şuuraltı tepki ve kinlerinin bir neticesi olarak ortaya çıktığı için Hz. Ali sevgisinden çok, Hz. Ömer düşmanlığına kilitlenmişler ve dengeyi koruyamamışlardır. İslam ülkelerindeki sömürgecilerin işgallerinden sonra ortaya çıkan hareketler siyasî İslam olarak birer tepki hareketi olarak kendisini göstermiştir. Hizmet bir sivil harekettir.
Evrensel merakın uyandığı şu dönemde biz Hizmet’imizi evrensel değerler içinde anlatmalıyız. Sivil İslam olarak bizler de, aklîlik ve Kur’an makuliyeti üzerine, Risale-i Nur’un dediği gibi aklın nuru, vicdanın ziyası ile İslâm tasavvufunu da içine alacak bir şekilde tam bir denge içinde işe yoğunlaşmamız, işimize bakmamız lâzım.
Evet rüyada görüldüğü üzere Hz. Fâtıma nübüvvet bahçesinin zehre ve zehrası, gülü ve çiçeği olduğu gibi Hizmet de Hz. Fâtıma’nın mânevi evladları, gerçek ve oğulları ve kızları olarak, siyasetten uzak biçimiyle İslâmiyeti yaşamalı, Kur’an’ı hayatlarına hayat edinmelidirler.
** * *
Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer gibi, Hz. Osman ve Hz. Ali de adâlet-i mahzayı uyguladılar. Maalesef sonra Emevîler adâlet-i izafiyeyi kullandılar. Daha sonra da siyaseti İslamiyete bulaştırdılar. Sanki İslâmiyet sadece devlet idaresinden, siyasî İslâmdan ibaret!.. Ehl-i Beyt ise isimsiz müsemma olarak sivil İslâmı temsil ediyor. Gerçekten seyyidler İslâm yaşadılar ve yaşattılar, anladı ve anlattılar.
** * *
Aralık 2017’de bir akşam Hocaefendi, Naci Bey’e: “Ben salona girince, yoğun bir gül kokusu hissettim. Siz de hissetiniz mi?” diyor. O da “Belki Efendimiz’in (S.A.S.) ruhaniyatıdır.!” diyor. Hocaefendi: “Hayır… Bizzat Kendisi aramızda dolaşıyor. Acaba arkadaşlar da hissettiler mi?” diyor.
YAZARIN SON YAZILARI

Rus ve Azerbaycan Parlamento Heyetleri İstanbul'da...

Diyarbakır'da okula yıldırmı düştü 2 çocuk öldü 1 ...

Mansur Yavaş: Böyle gitmez, ne gerekiyorsa yapılma...

Hamaney Hürmüz Boğazı'nın tekrar kapatılmasından s...

Trump'tan gündemi değiştirecek çıkış: UFO belgeler...


