Çay Sektörü Sorunları Ve Çözümü Toplantısı

Çay Sektörü Sorunları Ve Çözümü Toplantısı

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Türkiye'nin çay tüketiminde birinci sırada yer aldığını belirterek, tüketimi bu kadar olan bir ülkede çayın önemli bir ürün olarak her açıdan ele alınmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Bakan Yazıcı, Rize Ticaret Borsası Toplantı Salonunda düzenlenen, ''Çay Sektörü Sorunları ve Çözümü Toplantısı'' açılış töreninde yaptığı konuşmada, bölgenin en önemli ürünü ve geçim kaynağının çay olduğunu belirterek, ''Çay bu bölgenin hep gündeminde ama hep sorunlu bir alan. Çay bahçelerinin oluşumunda sorun var, onların takibinde sorun var, çay ürününün toplanmasında sorun var, kalitesinde var, pazarlamasında var, ithalatında var, ihracatında var. Belkide ilk defa böyle çok değişik boyutlarıyla, en azından kendim bilgim ölçüsünde ilk defa sözcüğünü kullandığımı ifade edeyim, böylesine önemli bir konuyu tartışacak, var olan sorunlara çözüm önerileri oluşturacağız'' dedi. Seçimlerden önce bu konuyu bir çalıştay konusu yapmayı planladıklarını ifade eden Bakan Yazıcı, ''Araya bayram, Ramazan girdi. Ramazandan sonra dedik ama zaman çok hızlı akıyor. Tarım Bakanı arkadaşımızdan da rica ettik bunu yapalım ve bugün bu çalıştayı başlatmış oluyoruz. Konular çok değişik boyutlarıyla tartışılacak. Zaten buradaki sunum programından da bu anlaşılıyor'' diye konuştu. Bakan Yazıcı, dünyaya bakıldığı zaman çay üretiminde çok farklı olguların görüldüğüne dikkati çekerek, şöyle devam etti: ''Örneğin 2009 yılı itibariyle 3 milyon 14 bin hektar olarak çay ekim alanları dünyada ölçülmüş, ölçüt bu, bunu gösteriyor ve bu alanların yüzde 47'si Çin'de bulunuyor. Ülkemizde 75 bin 850 hektar olarak ölçülen çay ekim alanlarının dünya ekim alanlarına kıyasla yüzde 2.51'e tekabül ettiğini görmekteyiz. Miktar bakımından ifade ettiğimiz 3 milyon 950 bin ton olarak ölçülen 2009 dünya üretiminin yüzde 34.82'sini Çin, yüzde 20,25'ini Hindistan, yüzde 7.95'ini Kenya, yüzde 7.34'ünü Srilanka, yüzde 5.02'sini ülkemiz, yüzde 4.7'sini Vietnam, yüzde 4.9'unu da Endonezya üretmektedir.'' Türkiye'nin 2010 yılında çay ithalatında Srilanka'nın yüzde 56, Kenya'nın yüzde 14, İran'ın yüzde 11 ile ilk üç sırayı oluşturduğunu vurgulayan Bakan Yazıcı, şunları söyledi: ''İhracatta ilk üç ülke sırasıyla yüzde 29 ile Hollanda, yüzde 24 ile Belçika, yüzde 13 ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti oluşturmaktadır. Bu oranları çok farklılaştırmak ne kadar çay ürettiğimizi, ne kadar sattığımızı, ne kadar ithal ettiğimizi rakamlarla ifade etmek elbette ki çok fazla sonuç değiştirici değil. Ama bütün bu rakamlar bize Türkiye'de çay üretiminin ithalat, ihracat ve üretim açısından önemli sorunlar ihtiva ettiğini gösteriyor. Bir başka önemli ölçü çok ilginç. Çay üretim alanlarındaki miktarı söyledik, çay miktarı itibariyle sıralamayı söyledik ithalat ve ihracatta ama Türkiye bir yerde birinci, tüketimde. Böylesine bir toplumuz. Bu kadar tüketimi olan bir ülkede elbette ki çayın önemli bir ürün olarak her açıdan ele alınması kaçınılmaz oluyor.'' Bakan Yazıcı, çay alanlarıyla ilgili başlatılan çalışmanın bir an önce sonuçlandırılması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Ama hiç bir hemşehrimiz, hiçbir vatandaşımızın böyle bir çalışmadan bahisle yeni alan açma girişiminde bulunmaması gerekiyor. Bütün bu mevcut durumların topografik fotoğrafları mevcut. Belkide bu alandaki çalışma yıllar önce var olmuş, fiilen çay bahçesi olarak kullanılan ama her nasılsa kaydı yapılmamış alanlara ilişkin fiili durumu düzeltecek nitelikte olması gerekiyor. İkinci bir alan, hemen bu kampanya biterken hemşehrilerimizle, çay üreticilerimizle sizin huzurunuzda paylaşmak istiyorum, hemşehrilerimiz çay bahçesinde ne kadar kırpabiliyorlarsa, çay fidesinden ne kadar kopartabiliyorlarsa onun tamamını sepete ya da torbaya doldurup çay alım yerlerine götürme haklarının olmadığını bilmeleri gerekiyor, bilmemiz gerekiyor. Çünkü bizim bu çalışmada hedefimiz, üreticiyi korumak, eline daha fazla para geçmesini sağlamak. Bunu yapabilmek için de çayın kalitesini artırmak, pazar payını, iç ve dış pazar payını büyütmek gerekiyor. Siz, çayın pazar payını büyütebilmemiz için mutlaka o çayın kalitesini artırmak zorundasınız. Kalitenin artışı da ilgili yıla ait olmayan sürgünün, önceki yıllara ait yaprakların toplanıp çay olarak pazarlanmamasını gerektiriyor. Dolayısıyla önümüzdeki sezon başında elbette ki alım kampanyası süresi içerisinde özellikle ÇAYKUR her zaman malum bu açıdan daha dikkatli olmaları gerekir. Şimdiden çay üreticilerini bilgilendirmek suretiyle alımların nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin bu bilgi akışını hızlandırmaları gerektiğini düşünüyorum.'' Rize çayının kaliteli olduğunu, ancak bugüne kadar bir marka haline dönüştürülemediğini ifade eden Bakan Yazıcı, ''Bunun bir marka haline dönüşmesi için ilgili kurumun daha profesyonelce yaklaşması gerektiği kanısındayım. Yani bu kampanyaların, tanıtımların çok daha sonuç alıcı, sonuç almaya odaklı ve profesyonelce yapılması gerekiyor. Belki arkadaşlarım 'biz zaten profesyonelce yapıyoruz' diyebilirler, ben daha profesyonelce yapılsın derken demek ki o çalışmalar bize o algıyı vermedi. En azından ben anlamıyorum, herhalde benimle de bunu paylaşan bir çok arkadaşım var. Bu alanda da çok daha farklı yöntem izlememiz gerektiği kanısındayım'' dedi. -Kaçak çay sorunu- Bakan Yazıcı, çay üretimiyle ilgili olarak en çok konuşulan konulardan bir tanesinin de kaçak çay olduğununu vurgulayarak, ''Bu alanla ilgili gerçekten çok yoğun bir mücadele sürecini sürdürüyoruz, daha da yoğunlaştırarak devam edeceğiz. Türkiye'de üretilen çay, ÇAYKUR'un ürettiği, özel sektörün ürettiği çay miktarları belli. Nüfusumuz, tüketim miktarımız da belli. Tek başına depolardaki miktarda belli ve işte bunları kıyasladığı zaman Türkiye'de üretilen çaylar, tüketim miktarının ne kadarının karşılandığı belli. Bir miktarda ithalatımız var, değişik sebeplerle ithalat izni verilmiş o sürdürülüyor. Bütün bunları kıyasladığımızda aradaki fark kaçak'' diye konuştu. Gümrük mevzuatında vatandaşların beraberlerinde getirebilecekleri ürünler bulunduğunu belirten Bakan Yazıcı, ''İşte, bir miktar sigara var, parfüm alabiliyor, çay var. Bütün bunları yurt dışına seyahat eden insanlar yurda dönerken beraberinde getirebiliyorlar. Bu da üç günde bir olabilir. Her gün yurt dışına giriş çıkışta yolcunun beraberinde ürün getirmesi vatandaşlarımızın gümrük mevzuatına aykırıdır. Bu konularda gümrük kapılarında görevli personelimizi yakından takip ediyoruz, bu takiplerimiz daha seri şekilde sürdürülecek'' dedi. -Kaçak çaya köpekli denetim- Bakan Yazıcı, bu alanla ilgili iki yıldan bu yana ayrıca çay kontrollerine hassas eğitilmiş köpekleri devreye soktuklarına dikkati çekerek, ''Çay ve tütün. Uyuşturucularla alakalı eğitilmiş köpeklerimiz var. Çayla ilgili eğitilmiş 3 tane köpeğimiz var ve bunun sayısını artıracağız. Başka alacağımız önlemler var'' diye konuştu. 6111 Sayılı kamuoyunda ''torba kanun'' olarak nitelenen, Borçların Yapılandırılması Kanunu çerçevesinde stok beyanında bulunan tüccarların, özellikle çay stokunda bulunanların durumlarının Maliye Bakanlığı ile birlikte incelemeye alındığını belirten Bakan Yazıcı, şunları söyledi: ''Bununla ilgili inceleme, yeri geldiğinde operasyon programımız devam ediyor. Yani o alanda öyle şeytanın avukatlığını yaparcasına 'bu beyanda bulunan insanlar kaçağa zemin hazırlıyor' şeklindeki düşünceden hareketle o stoklayanlar üzerinde vergileri toparladık. Gelir İdaresi Başkanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın elemanları o mücadeleyi sürdürüyor. Ayrıca Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nda bu alanla ilgili mücadeleyi daha etkin hale getirmek amacıyla Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile bakanlığımız arasında elemanlarımızın yetiştirilmesini içeren bir protokol var. Bu protokol çerçevesinde de bu çalışmayı sürdürüyoruz.'' Bakan Yazıcı, toplantının üreticiler ve bölge için hayırlı sonuçlara vesile olmasını dileyerek, ''Şöyle bir eleştiri olabilir, 'halka açık değil, niye belediye başkanlarımız yok, niye il genel meclisi üyelerimiz yok' denilebilir. Bu çok spesifik bir çalışma diyelim. Bu konunun aşağı yukarı paydaşları, üreticinin, kamunun, özel sektörün temsilcileri hepsi burada. Böyle baksınlar olaya sonuç odaklı, kamuya dönük olmaktan ziyada sonuç odaklı bir çalıştay. Çerçevesi böyle oluşturulmuş, davet edilmeyen arkadaşlarımızın da alınmamasını, çerçevenin bu şekilde belirlendiğini, bunun faydalı olacağının düşünüldüğü için böyle yapıldığını bu vesileyle paylaşmak istiyorum'' dedi. (TY-MK-TNÇ)03.10.2011 15:51:20
<< Önceki Haber Çay Sektörü Sorunları Ve Çözümü Toplantısı Sonraki Haber >>

Haber Etiketleri:
ÖNE ÇIKAN HABERLER