[Abdullah Aymaz] Cihanı saran derin şefkat
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Pazartesi, Mart 21 2022
Üstad Bediüzzaman Hazretleri İkinci Dünya Savaşı sırasında meydana gelen kışta soğukta işkenceli büyük felâketler, belâ ve musibetler hakkında derin üzüntüsünü ifade ettikten sonra yaptığı değerlendirmede ibretli bir tespitte bulunuyor
Abdullah Aymaz- Samanyoluhaber.com
Üstad Bediüzzaman Hazretleri İkinci Dünya Savaşı sırasında meydana gelen kışta soğukta işkenceli büyük felâketler, belâ ve musibetler hakkında derin üzüntüsünü ifade ettikten sonra yaptığı değerlendirmede ibretli bir tespitte bulunuyor: “Böyle musibetlerde kâfir de olsa, hakkında bir nevi merhamet ve mükâfât vardır ki, o musibet ona nispeten çok ucuz düşer. Böyle semâvî musibet masumlar hakkında bir nevi şehadet hükmüne geçiyor. Üç dört aydır ki, dünyanın vaziyetinden ve harbinden hiçbir haberim yokken Avrupa’da, Rusya’daki çoluk çocuğa acıyarak hatırladım. O mânevî ihtarın beyan ettiği taksimat bu elim şefkate bir merhem oldu. Şöyle ki: O semâvî musibetten ve insanların zâlim kısmının cinayetinin neticesi olarak gelen felâketten vefat eden ve perişan olanlar, eğer on beş yaşına kadar olanlar ise, ne dinden olursa olsun şehit hükmündedir. Müslümanlar gibi mânevî büyük musibetleri, o musibeti hiçe indirir. On beşinden yukarı olanlar, eğer mâsum ve mazlum ise, mükafatı büyüktür, belki onu Cehennemden kurtarır. Çünkü âhir zamanda madem fetret derecesinde dine ve Muhammed Aleyhisselamın dinine bir lakaytlık perdesi gelmiş. Madem âhir zamanda Hz. İsa Aleyhisselamın hakîkî dini hükmedecek, İslamiyet’le omuz omuza gelecek. Elbette şimdi fetret gibi karanlıkta kalan ve Hz. İsa Aleyhisselama mensup Hıristiyanların mazlumlarının, çektikleri felâketler, onlar hakkında bir nevi şehâdet (şehitlik) denilebilir. Bilhassa ihtiyarlar ve musibetzedeler, fakir ve zayıflar, müstebit büyük zâlimlerin cebir ve şiddetleri altında musibet çekiyorlar. Elbette o musibet onlar hakkında medeniyetin sefahatinden, nankörlüğünden ve felsefenin dalâletin ve küfründen gelen günahlara kefaret olmakla beraber yüz derece onlara kârdır diye hakikaten haber aldım. Cenab-ı Hakka hadsiz şükrettim. Ve o elim elem ve şefkatten teselli buldum. Eğer o felâketi çekenler mazlumların imdadına koşanlar ve insanların istirahati için ve dini esasları, semâvî kudsi
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Hakime öyle dimdik sordu: “Rüşvet mi aldınız?”2.Tavşanın suyunun suyu gibi! ”Siz hiç doğuran delil gördünüz mü?”3.İşte gerçekler! Avrupa, Rusya'nın Oreşnik füzelerine ne kadar hazır!4.Eski Adalet Bakanı, başka bir ülkeden 'siyasi mülteci' statüsü aldı5.Türk milyarder, safari için gittiği Afrika'da çatışmada öldü!

HÜSEYİN ODABAŞI

ABDULLAH AYMAZ

TÜRKMEN TERZİ

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN
ÇOK OKUNAN HABERLER







