Başkanlık sistemi olmasa bu kriz olur muydu?

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Ağustos 27 2018
''Benim tezim, yaşadığımız kur krizinin başkanlık sistemine geçişin bir sonucu ve/veya yan etkisi olduğu şeklinde. Tersinden söylersek, başkanlık referandumu ve 24 Haziran başkanlık seçimleri olmasa, bu kriz de olmazdı.''
Barış Soydan / T24
Başkanlık sistemi olmasa bu kriz olur muydu?

Turkey Analyst sitesi için krizin öyküsünü kaleme alırken, son iki yıl boyunca Türkiye ekonomisi ile ilgili yayınlanan yatırım raporlarını taradım. Bir şey net: 2017 yılının ortalarından başlayarak, Türkiye’yi takip eden bütün analistler, “Böyle giderse ekonomi duvara toslar” diye uyarmış. Kısacası evet, daha önce söylenmiş olduğu gibi göz göre göre gelen bir kriz bu.

İyi de merak etmiyor musunuz, bunca uyarıya rağmen bu kriz nereden çıktı?

Benim tezim, yaşadığımız kur krizinin başkanlık sistemine geçişin bir sonucu ve/veya yan etkisi olduğu şeklinde.

Tersinden söylersek, başkanlık referandumu ve 24 Haziran başkanlık seçimleri olmasa, bu kriz de olmazdı.

Gelin, kur krizinin izini sürelim; bakın, kendimizi nerede bulacağız...

Krizin kaynağına ilişkin dünyada iki görüş var. Birinci görüşe göre Türkiye geçtiğimiz yıllarda kendi parasıyla değil, dünyadan aldığı borçla büyüdü. Amerika, 2008 Krizi’nin 1929 benzeri bir buhrana dönüşmesini engellemek için “parasal genişleme” politikasını uygulamaya koymuştu. Borçlanmak isteyene para çok, faizler düşüktü. Bu dönemde Türkiye borçlandıkça borçlandı. Ekonomi büyüdükçe büyüdü. Neticede özel sektör borcu, cari açık ve enflasyon patladı.

İkinci görüşe göre ise ekonomide büyük bir sorun yoktu; yaşadığımız kriz bir komplo...

Fakat rakamlar ortada: Türkiye 2018’e dev bir cari açık, dev bir dış borç ve yüzde 15’e dayanan bir enflasyonla girmişti. Patates fiyatının üç kat artması Amerika’nın komplosu mu?

Komplo teorilerine meraklıysanız patates fiyatındaki artışı bile Amerikan komplosuna (Veya Rotschil

Bu haberler de ilginizi çekebilir