'Bu hengâmede yıkılmayan, devrilmeyen, çökmeyen kalmamıştı. Birisi vardı ki...'
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Salı, Şubat 21 2017
Samanyoluhaber.com yazarı Abdullah Aymaz, 'DOKUZ AY ON GÜN' başlıklı yeni yazısında, Bediüzzaman Hazretleri'nin talebeleriyle birlikte hapishanede yaşadıkları, hapishaneden çıktıklarında ilk yaptıkları işleri ve o dönemde ülkede yaşanan buhranı aktarıyor...
DOKUZ AY ON GÜN
İnebolu Kahramanlarından Selahaddin Çelebi Ağabey'in hatıralarından bazı bölümleri aktarmaya devam edelim:
“İnebolu Cezaevinden, Denizli’ye sevk edildik. Denizli’de trenden çıktığımız zaman bizi karşılayan halk teessür içinde, sâkin bir halde selamladılar. Etrafımızı saranlardan bazıları, ‘Sizin başınızda öyle bir Hocaefendi var ki, sorgu hakimi sual sormadan sorularına cevap verdi. Sizlerin hiçbir kabahatiniz yoktur, merak etmeyin. Beraat edeceksiniz’ diyorlardı.
Denizli Cezaevi yeni yapılmıştı. Malta zindanına benzeyen, rutubetli bir bina idi. Bir gün sonra Ağır Ceza koğuşunun bir odasını İnebolu, Kastamonu ve İstanbul’dan gelen Nur Talebelerine tahsis ettiler. Üstad, kibrit kutusu içinde bir kağıda ‘Hoş geldiniz’ diye bir pusula yazarak mahkûmlardan meydancı Adem Ağa ile göndermişti.
Kısa zamanda cezaevindeki bütün ağır cezalılar yaptıklarına nedamet ederek, tevbe istiğfar ettiler. Üstadın girdiği günden itibaren guslederek, beş vakit namazı muntazam kılmaya başlamışlardı. Hapisanenin elebaşısı (cezaevi tabiriyle dayısı) olan Beylerbeyli Süleyman Hünkâr, Üstad’a çok saygı gösteriyor, fırsat buldukça elini öpmeye çalışıyordu.
Bizim koğuş komşuları olan ağır cezaların hepsi, Nur Talebeleri'nden elif cüzünden başlayarak Kur’an’ı hatmetmişlerdir. Mehmed ismindeki dört adam katili, Kur’an’ı hatmetmiş ve ‘Vedduhâ’dan aşağısına kadar ezberleyerek, imtihanı kazanmış olduğundan mahkûmlara imamlık yaptığını gözümüz ile gördük. Çok geçmeden bütün kâtiller rüyalarını anlatmaya başlamışlardı. Göz yaşları dökerek, yaptıklarına bin pişman olduklarını söylemişlerdi. ‘Biz Allah ve Peygamberi bilmiyorduk. Bize yol gösterdiği için, başta Hoca Efendiye ve sizlere binlerce teşekkür ederiz’ diyorlardı. Biz beraat edip çıkarken çok acı göz yaşları dökmüşlerdi. Üstad Hazretleri kendilerine hi
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Mustafa Yeneroğlu, üç harbiyeli genç kadını ziyaretinde, kaybolan toplumsal vicdanı nasıl izlediğini anlattı2.Karayip Denizi'nde sıcak dakikalar! ABD askerlerinden bir tankere daha operasyon3.Dönerciden terör örgütü çıkarmaya çalışanlar 1 yıldır iddianame uyduramadı!4.Rıza Akpolat ‘rüşvet’ iddiasından yeniden tutuklandı!5.Rusya, 'Oreşnik' füzesini ateşledi: Kiev ve Lviv’de büyük hasarlar
6.Kim düşük kim gözde! Erdoğan'ın uçağında yandaş değişim profilinin detayları7.Trump: 'Grönland‘ı ABD almazsa Rusya veya Çin alacak’8.Fransa ve İngiltere Ukrayna'ya 15 Bin Asker Gönderecek: Moskova sert tepki verdi9.ABB'den Melih Gökçek hakkında suç duyurusu10.Trump'ın, Venezuela petrol planı hangi aşamada? işte son durum!

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

ABDULLAH AYMAZ

ARİF ASALIOĞLU
ÇOK OKUNAN HABERLER

Mustafa Yeneroğlu, üç harbiyeli genç kadını ziyare...

Karayip Denizi'nde sıcak dakikalar! ABD askerlerin...

Dönerciden terör örgütü çıkarmaya çalışanlar 1 yıl...

Rıza Akpolat ‘rüşvet’ iddiasından yeniden tutukla...

Rusya, 'Oreşnik' füzesini ateşledi: Kiev ve Lviv’d...


