Çavuşoğlu Moskova'da neler imzalamış öyle...
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Pazar, Aralık 25 2016
''Türkiye 'bugün Esat’ın meşru liderliğindeki Suriye’nin yapısı demokratik, laik ve gayrimezhepçidir, bunun böyle olduğunu tanıyor ve korumak için ortaklarım Rusya ve İran’la birlikte taahhüt altına giriyorum' dedi''
Erbil Eski Başkonsolosu Aydın Selcan Moskova'da imzalanan Suriye deklarasyonu ve imzayla çöken AKP'nin Ortadoğu politikasını yazdı.
Moskova Bildirisi ne diyor?
Omurgasını YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Rakka’yı IŞİD’den almak üzere kenti sarıyor, ardında ABD ve koalisyon desteği var. Suriye Ordusu ardında Rusya, İran ve İran destekli Hizbullah milisi desteğiyle Halep’in tamamını cihatçı direnişten temizledi, cihatçılar Idlip’e tahliye oluyor. IŞİD, ani bir hareketle Palmira’yı geri aldı, Rusya havadan bombalıyor. Bu durumda bir sonraki durak neresi? Idlip.
Türkiye, Moskova’da Rusya ve İran’la Suriye konusunda anlaştı. Esat’ın meşru muhataplığı yani Suriye’nin meşru liderliği kabul edildi. Nusra ve IŞİD mücadele edilecek terör örgütleri olarak belirlendi. Suriye’nin mezhepçi olmayan, demokratik, laik yapısının korunacağı vurgulandı. Bildiride ne yok? Ne Esat’a ne PYD’ye ismen, doğrudan atıf yok.
Yani Türkiye “bugün Esat’ın meşru liderliğindeki Suriye’nin yapısı demokratik, laik ve gayrimezhepçidir, bunun böyle olduğunu tanıyor ve korumak için ortaklarım Rusya ve İran’la birlikte taahhüt altına giriyorum” dedi Moskova’da.
Böylece Türkiye, Moskova Bildirisi’yle hem çaldığı melodiyi değiştirdi, hem orkestrasını, hem de orkestradaki enstrümanını. Ait olduğu hür dünyaya ve NATO üzerinden de baş müttefiği olan ABD’ne sırtını döndü. Viyana ve Cenevre süreçlerini bıraktı, Rusya ve İran’la Astana masasına oturdu. Masanın görünmeyen muhatabı da görüşmelere katılacağını değil ama görüşmelerin yapılmasını desteklediğini açıklayan Suriye.
Görülebildiği kadarıyla, bu durumu dengelemek için bildiriye BMGK 2254 sayılı karara ve ISSG’a (Uluslarararası Suriye Destek Grubu) atıf konulmuş. Yine de Rusya ve İran’ın hamlesinin Türkiye’yi çizginin o yanından bu yanına çekmek olduğu ve bunu şimdilik başarmış göründükleri ortada. Bakalım bir
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Yunanistan'da büyük kriz: Havaalanları kapatıldı, uçuşlar durduruldu2.AKP'ye 'Doğan görünümlü Şahin' şoku: Türkiye F-35 alsa bile...3.Yıllardır çözülemeyen Gülistan Doku dosyasında flaş gelişme!4.Dünya bu fotoğrafları konuşuyor!5.Almanya'da şok: Sol grup sabotaj düzenledi, başkentte on binlerce ev elektriksiz kaldı
6.Moldova'dan dikkat çeken vize iptali7.Çarpıcı iddia: Maduro, ABD'nin Türkiye'ye sığınma teklifini reddetti8.Trump tek tek hedef aldı: Venezuela'nın ardından hedefte Latin Amerika ülkeleri mi var?9.Rusya’dan dikkat çeken ‘Venezuela’ açıklaması: ‘Trump'ın adımları yasa dışı ancak tutarlı’10.Rehberlik

KADİR GÜRCAN

ABDULLAH AYMAZ

ŞERİF ALİ TEKALAN








