Davamızı bu çocuklar sürdürecek

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Perşembe, Temmuz 25 2019
''Yaşadıkları onca sıkıntılara rağmen yine de azim ve kararlılıklarını kaybetmeyen içerdeki ve dışardaki bu ümit kahramanlarını gördükçe imanımız tazeleniyor. Bir keresinde bir bacımızla tanıştırdılar. Yanında yedi-sekiz yaşlarında oğlu da vardı...''

Davamızı bu çocuklar sürdürecek
HARUN TOKAK

Oturduğumuz evin penceresi geniş bir meydana bakıyor. Burası bir tiyatro sahnesi gibi. Çocuklar oyun oynuyorlar, yetişkinler ve yaşlılar ya yürüyüş yapıyor ya da köpeklerini gezdiriyorlar. 

Sahnenin bir tarafından çıkarak rolünü oynadıktan sonra diğer tarafından kaybolan oyuncular gibi geniş alana açılan sokağın başından birer ikişer görünüyorlar sonra yine bir başka sokakta kayboluyorlar. 

Kuzey ülkelerinde aydınlık bir sabah… 

Üstad Mahir Al-i İmran Suresi'ni okuyor…

“Kendilerine büyük bir yara isâbet ettikten sonra Allah ve Resûlü'nün da‘vetine icâbet edenler var ya, işte onlardan iyilik eden ve (günahlardan) sakınanlar için pek büyük bir mükâfat vardır.”

Üstad Mahir’in okuduğu bu Kur'an beni, kendilerine büyük yaralar isabet etmiş insanların yanına alıp götürüyor.

Özellikle konuşmakta oldukça zorlanan Fatma Görmez bacımızın “Oğlum yaşadıklarına tahammül edemeyip bir kaç ay önce vefat etti. Ben de yirmi dokuz kiloya düştüm. Ne olur eşimi serbest bırakın, bari son zamanlarımda başımda olsun.” sözleri hiç aklımdan çıkmıyor. 

Hastalıktan hilal-hayal olmuş o görüntüler gözümün önünden gitmiyor. Tek başına bu görüntü bile yüz binlerin neler yaşadığını gözler önüne seriyor.

Türkiye’dekiler kadar olmasa da gurbetteki kardeşlerimizin de durumu çok farklı değil.

Zaman zaman mülteci kamplarındaki kardeşlerimizi ziyarete gidiyoruz. Bazen onların yaşadıklarını duydukça, dinledikçe günlerce kendimize gelemiyoruz. 

Yaşadıkları onca sıkıntılara rağmen yine de azim ve kararlılıklarını kaybetmeyen içerdeki ve dışardaki bu ümit kahramanlarını gördükçe imanımız tazeleniyor. 

Bir keresinde bir bacımı

Bu haberler de ilginizi çekebilir