'İlmin izzetini koruyamayanlar'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Şubat 13 2018
''Üstad Hazretlerinin Everest Tepesi gibi izzet-i ilmiye ile dimdik durmasına karşı, makam, şöhret ve para karşılığında Guam Çukuru’ndan daha alçak vaziyete düşenlere ne demeli?''
Abdullah Aymaz / samanyoluhaber.com

“Nur Yolu” isimli kitapta anlatılıyor: 

Sultan V. Mehmed Reşad’la Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, “II. Meşrutiyetin örfileşmesi için tertip edilen bir merasimde tanıştılar.

Meşrutiyetin, Şeyhülislam ve ulema tarafından imzalanması dolayısıyla Saray’da merasim tertiplenmişti. Bu merasimlere devrin âlimleriyle birlikte Bediüzzaman Said Nursî de davet  edilmişti. Bediüzzaman, mahalli kıyafetiyle bu davete icabet edecekti. Ayağında çizme, belinde kuşağı ve hançeri, başında taylasanî sarığı vardı. Ona hiç olmazsa Saraya kadar ilmine ve irfanına münasip bir cübbe giymesini teklif etmişlerdi. Yapılan ısrar üzerine, Said Nursî de bir cübbe giymiş öylece saraya gitmişti.

Şeyhülislam Mehmed Ziyaeddin Efendi, âlimler, nâzırlar, devletin ileri gelen görevlileri, yüksek rütbeli kumandanlar, âyân ve memurlar, Padişah'ın resmi merasimlerde, gelenlerin öpmesi için tahtının münasip bir yerinden sarkıtılan sırmalı bir saçağını öpeceklerdi. Merasime katılanlar, gelip bu saçağı öptükten sonra gerisin geriye yerlerine çekiliyorlardı. Kimisi saçak, kimi etek öpüyor, kimi de baş eğip geçiyordu. Bu esnada Bediüzzaman ise, dik ve vakur adımlarla yürüyerek, eli göğsünde tam Padişah'ın önüne gelince, “Esselâmü Aleyküm” diye Sultan Reşad’ı selamladı. Bu durum Padişah’ın dikkatini çekmişti. Yanındaki bir paşaya: “Kim bu adam acaba? Beni mahalle muhtarı mı zannetti? Niçin böyle selam etti?” diye sormuştu. Paşa da: “Efendim, bu zât feleğe baş eğmeyen bir zattır. Lâkabı Bediüzzaman, ismi Said’dir.” demişti.

Dindar ve Mevlevî-meşrep bir zât olan Sultan Mehmed Reşad’ın ulemaya hürmet ve sevgisi vardı. Paşaya ve oradakilere şöyle dedi: “Ben şimdiye kadar İLMİN İZZETİNİ MUHAFAZA EDEN pek az insan gördüm. Hakikî âlim, işte böyle izzet-i ilmiyeyi muhafaza edenlerdir.”

Bu hadiseden sonra, imza merasimi başlamıştı. Sıra Bediüzzaman’a gelince

Bu haberler de ilginizi çekebilir