[Prof.Dr.Osman Şahin] İslâmi hükümlerin günümüzde uygulanabilirliği

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Nisan 4 2022
İslâm’daki ceza hukukuyla ilgili kuralların ve hükümlerin uygulanabilmesi için, devletin kanunları tarafından kabul ediliyor olmaları veya kanunların İslâmi esaslara bina edilmiş olmaları, o devleti oluşturan fertlerin ekseriyetinin bunlara evet demeleri, hayatın bu esaslara uygun olarak gerçekleşiyor olması ve İslâm’ın o toplumda doğru temsil ediliyor ve yaşanıyor olmasına ihtiyaç vardır.
PROF.DR. OSMAN ŞAHİN 

İslâmi hükümlerin günümüzde uygulanabilirliği

İslâm’daki ceza hukukuyla ilgili kuralların ve hükümlerin uygulanabilmesi için, devletin kanunları tarafından kabul ediliyor olmaları veya kanunların İslâmi esaslara bina edilmiş olmaları, o devleti oluşturan fertlerin ekseriyetinin bunlara evet demeleri, hayatın bu esaslara uygun olarak gerçekleşiyor olması ve İslâm’ın o toplumda doğru temsil ediliyor ve yaşanıyor olmasına ihtiyaç vardır. 

Günümüzde, bu şartları sağlayan yeryüzünde bir devlet mevcut değildir. Dolayısıyla, bu tarz ceza hukukuna dair kuralların uygulanması düşünülemez. İslâm’ın doğru temsil edilip, yaşanmadığı toplumlarda bunları uygulamak adalet de olmayacaktır. İnsanlar İslâm’ı tam kabul etmeden, inanmadan ve toplum altyapısı günahları engelleyici ve iyilikleri emredici bir hale gelmeden ve hakiki İslâm’ın varlığı ve doğru temsili olmadan da bu mümkün değildir. Ayrıca, böyle cezaların uygulamasını sadece devlet yapabilir, fertlere bu yetki verilmemiştir. Bu şartların gerçekleşmediği günümüzde, mevcut kafa yapılarına ve anlayış seviyelerine bu uygulamalardaki hikmetleri ve güzellikleri anlatıp onları ikna etmek de çok zordur. 

Bu tarz hükümler mevzu edildiğinde, genellikle, günümüz ortamında uygulandığı zaman ortaya çıkabilecek problemler dile getirilmekte, bu uygulamaları öğrenen insanların İslâm hakkında menfi düşüncelere kapılacakları ileri sürülmekte ve buradan hareketle, bu hükümlerin geçmiş zamanlara ait olduğu ve günümüze hitap etmediği gibi düşünceler ortaya atılmaktadır. 
Bazıları da dinin ruhuna uygun düşmeyen tevillere girmek suretiyle, ya bu hükümleri arzularına veya dünyevi kanun ve kurallara uygun olarak değiştirerek tahrip etme veya inkâr yoluna sapmaktadırlar. Dolayısıyla, ihtiyaç olmadıkça bu konuların gündeme getirilmesinin bir anlamı olmayacaktır. Bu konuları hazmedemeyecek olanların yanında

Bu haberler de ilginizi çekebilir