‘Seçimden sonra IMF kaçınılmaz’

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazar, Aralık 30 2018
2019’da şirket iflaslarının artacağını öngören ekonomist Atilla Yeşilada, Türkiye’nin kaynak için itibarını yeniden kazanması gerektiğini savundu. Yeşilada, uluslararası arenada Türkiye’ye olan güvenin IMF ile sağlanabileceğini söyledi.
Sözcü Gazetesi'nden Mehtap Özcan Ertürk'e konuşan Atilla Yeşilada 2018'in, 2009'daki resesyondan sonra yaşanan en kötü yıl olduğunu söyledi. Ekonominin 2018'in son çeyreği ve gelecek yılın ilk iki çeyreğinde yüzde 1-1.5 daralacağını öngören Yeşilada, “Ekonomi bu yıl ortasından gelecek yıl ortasına kadar reel olarak yüzde 6 gelir kaybeder” dedi.  Bu sancılı süreçten Uluslararası Para Fonu (IMF)  ile çıkılabileceğine dikkat çeken Yeşilada, hükümetin de seçimden sonra IMF'ye başvurmaktan başka çaresinin kalmayacağı görüşünde. Yeşilada'yla röportaj şöyle:

ŞİRKET İFLASLARININ YILI

– İçeride ve dışarıda son derece çalkantılı bir yılı geride bırakıyoruz. Ekonomik açıdan Türkiye'yi nasıl bir 2019 bekliyor?

-Önümüzde üç sorun var. İlki enflasyon. Tekrar tek haneye hızla dönmesi zor. İkincisi, şirket iflasları başlıyor. Konkordatoyu kapattılar. Çünkü bağımsız denetçi raporu isteniyor ve prosedürü çok uzun. Büyükler zaten yeniden yapılandırıyor, küçükler de mecburen iflas edecek. Yani 2019 iflasların yılı olacak. Şirket iflas ederse tedarikçisini de götürüyor. Yörsan, 17 bin çiftçiden süt alıyordu. Yeniden yapılandırmalar banka bilançolarına yansıyor. BDDK batık kredilerin 2019'da yüzde 6'ya çıkacağını itiraf etti. Standard&Poors'a göre yüzde 10-12, ben de böyle düşünüyorum.

60 MİLYAR DOLAR LAZIM

– Takipteki kredilerde yaşanan hızlı artış bankaları batırır mı?

-Bankaları batıracak rakamlar değil. Ancak zaten çok tasarruf olmadığı için bankaya da para girmiyor. Para girmediği için de kredi veremiyor. Bence gelecek 6 ayda sistemde ödenmeyen krediler ve konkordatolarla 300-350 milyar liralık (yaklaşık 60 milyar dolar) kayıp oluşacak. Birinin bunu bulması lazım.

Bu haberler de ilginizi çekebilir