Suçluyorum!

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Çarşamba, Aralık 14 2016
Emile Zola'nın, iftiraya uğrayarak hapse atılan, suçsuz yere yıllarca hapis yatan Yüzbaşı Alfred Dreyfus için kaleme aldığı “Suçluyorum” adlı başyazı yayınlanalı tam 118 yıl ve 10 ay oldu. 2016 Türkiye'sinde hala, suçsuz yere zindanlara atılan 40 bin masum, cezaevlerinde acımasızca işkence edilen binlerce hizmet eri var. Hapishanede öldürülen ve intihar süsü verilen 25 kişinin kanı ise Saray ve AKP hükümetinin ellerine bulaştı. İşinden atılan, malına mülkü devlet tarafından gasp edilen yüzbinlerce insanı da hesaba katarsak, Türkiye'nin onur ve haysiyetini kurtarmak için tek bir Emile Zola yetmeyecek gibi görünüyor...

Tarihin çöplüğü, masum insanların üzerine atılan ağır ve çirkin iftiralarla dolu. Mazlumlara atılan iftiralar kimi zaman komşudan, eş, dost, arkadaştan, kimi zaman devrin zalim yöneticilerinden gelmiştir.

Hizmet hareketi ise bugün, tüm bu saydıklarımızın sistematik iftira bombardımanı altına. 

Cevap verebileceği, haklılığını ispat edebileceği, hakkını savunabileceği tüm yollar ise bilinçli olarak kapatılıyor. 

Televizyonlarına saçma sapan gerekçelerle el konuyor, gazetelerine Anayasa'ya aykırı olmasına rağmen el konuyor, internet siteleri yasaklanıyor.

Hatta öyle ki, cemaat mensuplarının Twitter ve Facebook hesapları “Proje mahkemeler” tarafından bir bir engelleniyor.

BİR İFTİRANIN ANATOMİSİ VE DREYFUS DAVASI

1937 yapımı "Emile Zola'nın hayatı" adlı biyografik film. Bu yazıda, filmde de oldukça öne çıkarılmış, Zola'nın hayatında da önemli bir yere sahip olan bir olaydan; Yüzbaşı Alfred Dreyfus'a atılan ağır iftiradan yani “Dreyfus davası"ndan bahsedeceğim.

DREYFUS DAVASI NEDİR? DREYFUS KİMDİR?

Dürüst, vatansever, başarılı, rütbelerini alnının akıyla yükselten, kariyeri parlak ve birkaç dil bilen yüzbaşı Alfred Dreyfus, 1894'te casusluk yaptığına dair alçakça bir iftira ile karşı karşıya kalır.
Paris'te bulunan Alman Büyükelçiliğinde, Fransız gizli servisi adına çalışan bir temizlikçi, çöp sepetinde, “Fransızlar'ın askeri sırlarının, Almanlara verilmeye çalışıldığına” dair bilgilerin yer aldığı imzasız bir mektup bulur. 

Fransız Genelkurmayı, alel acele yürüttüğü soruşturmada, hakkında hiç bir somut delil olmamasına rağmen Yüzbaşı Dreyfus suçlu ilan eder.

Dreyfus, üzerine atılan bu alçakça iftiranın ardından daha kendini bile savunamadan, 15 Ekim 1894'te tutuklanır ve Fransız Guenası açıklarındaki şeytan adasına hapsed

Bu haberler de ilginizi çekebilir