Taha Akyol: Söylemeye dilim varmıyor ama, evet bir iç savaş endişem var

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Ekim 26 2015
Hürriyet gazetesi yazarı Taha Akyol, Türkiye'de bir iç savaş tehlikesinin olduğunu söyledi. Akyol, "Bunu söylerken tüylerim diken diken oluyor. Çok vahim olur. Allah korusun Türkiye, Suriye'den kötü olur." dedi.
Hürriyet gazetesi yazarı Taha Akyol, Türkiye'de bir iç savaş tehlikesinin olduğunu söyledi. Akyol, "Bunu söylerken tüylerim diken diken oluyor. Çok vahim olur. Allah korusun Türkiye, Suriye'den kötü olur." dedi.

Zaman gazetesinden Doğan Ertuğrul'a konuşan Taha Akyol, siyasetteki otoriterleşmenin barındırdığı iç tehditlere değindi. Röportajda dile getirilen görüşler şöyle:

"Sandıktan çıkan iktidar otoriterleşti ve bir süredir yürütme organı anayasada olmayan yetkiler kullanıyor. Bu dönem ara rejim olarak nitelenebilir mi?

Bugün Türkiye'de bir 'ara rejim' yoktur ama otoriter bir iktidar vardır. Bu tür kavramları bir şeyi övmek ya da kötülemek için doğal tanımlarının dışında kullanmak doğru değil. Ara rejim ile askerî dönem ya da askerin kontrolü altındaki dönem kastedilir. Bu iktidarı eleştirmek ve nitelemek için otoriterleşme ya da 'illiberal demokrasi' gibi kavramlar yeterli ve doğrudur.

Demokrasilerin bu yetki aşımını önlemek için denge mekanizmaları yok mu?

Şöyle söyleyeyim. Türkiye'de demokratik kurumlar maalesef zayıftır ve kökleşmemiştir. O yüzden geçmişte kolayca askerî müdahaleler olmuştur. Asker Meclis'i kapatmadan, 28 Şubat'ta olduğu gibi, kolayca devlet ve iktidar politikasına yön verebilmiştir. Bugün de siyasî iktidar sandıktan çıkmanın gücünü kullanarak kurumların anayasal işlevlerini zorluyor. Buna demokrasi literatüründe rekabetçi otoriterlik de deniliyor. Türkiye'deki durum budur.

Mesela bağımsız yargı fren işlevi göremez miydi?

Evet, eğer yargı bağımsızlığı kültürü olsaydı, o yargı, dün 28 Şubat'a bugün otoriterleşen iktidara bu kadar boyun eğmezdi. Yargı kolaylıkla boyun eğiyor. Ergenekon ve Balyoz davalarında da yargının başka bir el tarafından kullanıldığı besbelliydi. Ben o zaman bu davaların açılmasının haklı sebeplere dayandığını ama yargılamada çok büyük ve kasti usul hataları olduğunu yazdım. Şimdi ise HSYK, Adalet Bakanlığı tarafından kolayca düzenlendi. Anayasa Mahkemesi kanunu iptal etti ancak karar geriye doğru yürümediği

Bu haberler de ilginizi çekebilir