'Tükenmez hazinelerin sırlı anahtarı'

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Salı, Ekim 24 2017
Sebepler dünyasının içinde olmamız itibariyle üzerimize düşenleri yerine getirmemizin yanında hazinelerin anahtarı duadan da asla dûr olmamamız gerekir…
Abdullah Aymaz / Samanyoluhaber.com
'Tükenmez hazinelerin sırlı anahtarı'

M. Fethullah Gülen Hocaefendinin “Sebeplere tevessül-Allah’a tevekkül –Dua ve takdire rıza” konuları üzerine yazılarına şöyle bir baktığımızda bilhassa şu ifadeler hemen dikkatlerimizi çekiyor:

“Sebeplere  riayetle tevekkül, bir vahidin iki yüzünden birbirini tamamlayan iki unsurdan ibarettir. Çünkü tevekkül hiçbir boşluk bırakmayacak şekilde sebeplere riayet edip sonra da Kudreti Sonsuz’un üzerimizdeki tasarruf  ve hükmünü beklemek demektir. Yani biz, bir işe teşebbüs ederken, bir taraftan sebepleri, mukaddimeleri, Allah’ın emri olarak tam bir dikkatle yerine getirecek, diğer taraftan sebeplere hakîki tesir vermeden, herşeyin Cenab-ı Hakkın dilemesine ve iradesine bağlı olduğu şuuru içerisinde, O’nun lütuf ve inayetine sığınıp neticeyi sadece ve sadece Allah’tan bekleyeceğiz. Sebeplere riayet hususunda gösterilen hassasiyet çok önemlidir. Hatta denilebilir ki,  sebeplere riayet mevzuunda emre itaatteki inceliği kavrayıp ona göre hareket eden bir insan, onları Cenab-ı Hakk'ın rızasına erme adına bir helezonun basamakları veya Allah’a amudî (dikey) olarak yükselebileceği bir rampa haline getirebilir. Fakat onları her şeyi görme ve her şeyi getirip sebeplere bağlama bir yönüyle Müsebbibü’l-Esbab’ı (sebepleri Yaradanı) görmemeye müncer olacağından böyle bir durum da –hâşâ ve kellâ- sebeplerin Allah’a eş ve ortak koşulması demektir.”

Dua meselesinde de şunlar dikkati çekiyor:

“Dua; bir çağrı, bir yakarış ve küçükten büyüğe, aşağıdan yukarıya, arzdan, arzlılardan semâlar ötesine bir yöneliş, bir talep, bir niyaz ve bir İÇ DÖKME’dir. Dua eden, kendi küçüklüğünün ve yöneldiği kapının büyüklüğünün şuurunda olarak, fevkalâde bir tevâzu içinde ve isteklerine cevap verileceği inancıyla el açıp yakarışa geçince, bütün çevresiyle beraber semâvileşir ve kendini ruhanîlerin ‘hayhu

Bu haberler de ilginizi çekebilir