Ünlü ekonomistten korkutan açıklama
⏱ Okuma Süresi 3 dk•Yayınlanma Cuma, Mayıs 31 2019
Tasarruf vaadinde bulunan, bunu yap(a)madığı gibi bütçeyi alt üst eden bir ekonomi yönetimi ile karşı karşıyayız. 2019 ilk çeyreğinde, çeyreklik bazda daralmanın aşılması ihtimali üzerinden krizden çıkış pazarlaması planlayan bir ekonomi yönetimi ile… 2019 yılı ilk dört ayında verilen 54,5 milyarlık bütçe açığı, yıllık hedefin yüzde 68’i. Son 12 ayda verilen faiz dışı açık yeni bir rekor kırarak 99,2 milyar TL’ye yükseldi.
Ümit Akçay / kriznotlari.blogspot
Bu arka planda Türkiye’nin yüksek faiz ödeyerek borçlanması anlaşılabilir. Nitekim, Türkiye gibi ülkelerde faizin merkez ülkelere göre sürekli daha yüksek seyretmesi gerekiyor. Ancak uzun vadeli borçlanmada Türkiye’nin diğer ülkelerin çok ötesinde bir yüksek getiri sunmak zorunda kalması düşündürücü. Sorun kamu özel işbirliği (KÖİ) projelerinin getirdiği yüke uzanıyor.
Küresel Güney ülkelerinin tahvilleri yüksek getiri sunmak zorunda. 21’nci yüzyıldaki veriler bu yapısal özelliğin sürdüğüne işaret ediyor. 2002-17 arasında S&P 500 üzerinden yüzde 5,4’lük yıllıklandırılmış getiri elde edildiği hesaplanmış, bunun karşısında dolar cinsi “yükselen piyasa” devlet tahvilleri daha az riskli görünseler de ortalamada yüzde 9,1’lik bir getiri sunmuşlar.
İç tasarruf eksikliği kadar uluslararası finans kapitali o topraklara çekecek rekabetçiliği sergileme gerektiği inancı da bu yüksek faiz oranlarını doğallaştırıyor. Emperyalist dünya sistemi, Güney ülkelerinde yaratılan zenginliğin bir kısmına yüksek getirili borçlanma araçları aracılığıyla el koyuyor.
Dolayısıyla yapısal bir sorun var. Ancak bu sorun küresel Güney evreni için geçerli. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu yeterince açıklamıyor. Yükselen piyasa olarak adlandırılan ve borç stoku/GSYH oranı Türkiye’den yüksek olan devletler 2019 yılı içinde yıllık yüzde 4,5 getiri ile döviz cinsi ve 10 yıllık borçlanabilirken, Türkiye aynı cins borçlanmada yüzde 7’den yüksek getiri vaat etmek zorunda.
Türkiye’de devlet dövizle ve uzun vadeli borçlanırken dahi; borç stoku / GSYH oranı kendisinden daha yüksek ülkelere nazaran daha yüksek faiz ödüyor.
Kriz koşullarında devletin borçlanma maliyeti de hızla arttı. Kurun düşmesi ihtimali zayıfladıkça, krizin süresi ve d
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
1.Nefret operasyonu: 81 kişi gözaltına alındı2.Flash Haber... Cumhurbaşkanı başdanışmanı yolsuzluk iddiasıyla istifa etti3.Yandaş gazeteciden Hadise'ye 'İran' ayarı4.Eski Adalet Bakanı, başka bir ülkeden 'siyasi mülteci' statüsü aldı5.Boydak ailesinden Elif Boydak Bozdağ da cezaevine konuldu
6.Kasım Garipoğlu'nun şoförü itirafçı oldu: Elinde 25 kişilik ünlü listesi var7.550'den fazla can kaybı, 11 bine yakın gözaltı... İran'da durum ağırlaşıyor8.İşte gerçekler! Avrupa, Rusya'nın Oreşnik füzelerine ne kadar hazır!9.Commerzbank’tan 3 aylık dolar tahmini10.Hakime öyle dimdik sordu: “Rüşvet mi aldınız?”

HÜSEYİN ODABAŞI

ABDULLAH AYMAZ

TÜRKMEN TERZİ

ARİF ASALIOĞLU

KADİR GÜRCAN
ÇOK OKUNAN HABERLER







