Kimlik Gelişiminde Din ve Ana Dil Eğitiminin Önemi

M. Ertuğrul İncekul

M. Ertuğrul İncekul

02 Tem 2024 18:15
  • Bir milletin dili hissiyatının tercümanıdır, aynasıdır.

     

     

    Hafta sonu  Wise Enstitüsü'nün  düzenlediği “Kimlik Gelişiminde Ana Dil Eğitiminin Önemi “ isimli çalıştaya katılma fırsatım oldu. Birbirinden değerli katılımcılar vardı. Bu konuda aldığım notları da yazıya katarak bazı düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

     

    Kimlik gelişimi ana rahminde başlıyor. Annenin dinlediği müzikler, yedikleri ve içtikleri, okudukları, izledikleri, çevresi kısaca annenin yaşadıkları çocuğun karakter gelişimine tesir ediyor. Hayata geldikten sonra ise kimliklerimizi içinde bulunduğumuz aile başta olmak üzere okul, akrabalar, arkadaşlar yani çevremizin tesiri ile geliştiriyoruz. Kimliklerimizi bu etkenlerin tesiri altında inşa ediyoruz.

     

    İnsan, dil, düşünce, tarih, toplum hep kimliklerimize şekil verir .  Cabiri, “Dil insanın evrene bakışını, onu bütün veya parçalar halinde algılama biçimini etkiler, belirler. Bizim, gerçeği kavrayışımız, estetiği hissedişimiz ve fazilete sarılışımız ancak kendi dilimizin bize gösterdiği anlayış, hissediş ve sarılma şekliyle gerçekleşebilir.Şu hal­de dil, ne sırf bir araç ne de sırf bir içeriktir. Aksine o bir tür, bilgi­nin ona göre şekillendiği bir "kalıp"tır. (Tıpkı terzinin elbise diker­ken kullandığı kalıplar gibi.) Öyleyse dil: "Her türlü insani bilginin sınırlarını çizen ve onun için belli bir alan koyan bir olgudur."

     

    Göçmen nesiller ve ana dil

     

    Avrupa’ya yoğun bir göç var. Özellikle Türkiye, Suriye, Pakistan, Bangladeş, Nepal, Ukrayna gibi ülkelerden gelen göçmenlerin milyonlarca genç kuşakları var. 2023 Ocak itibari ile UNHCR, yani Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği 35.3 milyon göçmenden okul yaşında olanların 14.8 milyon olduğunu rapor ediyor. Bu nesillerin özdeşleştirme bariyerini aşarak, iyi bir entegrasyon sağlaması için çok büyük düşünce sancılarına ve eyleme ihtiyaç var.

     

    Bu nesillerin ana dil öğretimi kendi kültür ve inanç kökleri ile bağlantılı kalmaları açısından hayati bir önem taşıyor. Çünkü dil, kültürün temel dinamiklerindendir, taşıyıcıdır. Bir lise veya ortaokulda tek başına Müslüman olan bir kız çocuğu ya da erkek çocuğunu düşünün. Başını örten bir kızımızın okuldaki tek başı örtülü öğrenci olduğunu anlamaya çalışın. Ya da beden eğitimi dersinde soyunma odasında, herkesin çıplak olduğu bir ortamda, utandığı için kapının arkasına geçip üstünü değiştiren öğrenciyle alay edildiğini anlamaya çalışalım! Tüm bunlar kendi kimliğini inşa etmeye çalışan göçmenlerin ve yeni nesillerin önündeki ciddi sınavlardır. Agnostik, ateist, deist düşüncelerin cirit attığı, LGBT’nin kendini topluma dayattığı bir zeminde çocuklarımızın kendilerini, ruh ve zihin sağlığını koruyabilmesi için elimizden ne geliyorsa bugün yapmamız gerekiyor.

     


    Bu bağlamda nesillerin ana dil öğrenimi için neler yapılabilir ? Göç ettikleri ülkenin kültürü ve kendi kültürü arasında nasıl bir denge sağlanabilir? Çift kimlik nasıl korunabilir? Aksiyona ve sahaya yansıyacak nasıl bir eylem planı yapılabilir? Gençler kendini hangi alanlarla özdeşleştiriyorlar?  bunun tespitinin yapılması önem arz ediyor. Ailelere verilecek farkındalık eğitimlerinin koordinasyonu sağlanabilir mi? Gençlik danışma kurulları kurulabilir mi? Dini ve ahlaki eğitim, rehberlik, mentörlük faaliyetlerinin günümüz nesline uygun hale getirilmesi de çok önemli. Kaynaklarda şu konu şurada geçiyor demek yeterli değil. Günümüz diline uygun bir şekilde yapay zekâ ve teknolojik imkanlarla üretilen, sağlam referanslara dayanan içeriklere hava kadar, su kadar ihtiyacımız var.

     

    Türkçe Dili

     

     “Dini bilen dili bilmiyor, dili bilen dini bilmiyor.”

     

    Ana dil tam bir kültür ve inanç taşıyıcısıdır. Dini kaynaklarımızı en iyi kendi dilimizle anlayıp, idrak edebiliriz. Kültür mirasımızı Türkçe anlayıp, kavrayabiliriz. Cahit Sıtkı diyor ki, “Türkçe bizden hoşnut olsun, gerisi kolaydır”. Türkçe öğretimini ve evde düzgün bir Türkçe ile iletişimi asla küçük görmemeliyiz.

     

     

    Kültür-Sanat

     

    Kültür, sanat, spor kimlik inşamızda direk etkiye sahipler. Dinlediğimiz müzikler, izlediğimiz filmler, belgeseller, YouTube yayınları, podcast’lar kimlik gelişimimize katkı sunuyor. Okuduğumuz kitaplar zihin ve ruh dünyamızı yeniden şekillendiriyor. Değerler zemini ayaklarımızın altından kayıp giderken kendimizle beraber nesillerimize, yeni jenerasyonlara sahip çıkabilmek gibi dev bir sorumluluğumuz var.

     

    Sanat biz Müslümanların yitiğidir. Bizim şive ve nakışlarımızı resmeden evrensel ve güncel bir sanat anlayışı ortaya koyamadık. Bugün çocuklarımız Taylor Swift dinliyorlar. Ama Yaman Dede ve Itri’den ya da 165 beyitten oluşan, Efendimiz’e (sav) övgüler, methiyeler düzen Bûsiri’nin Kaside- i Bürde’sinden habersizler.

     

    Sanat aslında medeniyetin sesi, soluğudur. Sanatçı metafizik kahramandır. Her alanda sanat vardır. İnancın ifadesinin en güzel yoludur. Ruh ve metafizik düşüncede estetik ve güzellik tasavvuru temel bir rol oynar. Kimlik oluşumunda ise sanat inancı resmeder, metafizik ile farklı köprüler kurar.  Sanat, inanç ve estetiğin buluşmasıdır. İmana giden yolda sanat düşüncesi bir limandır, amel ve aksiyona dönüştürücü bir rol üstlenir. Esma’nın anlaşılması ve keşfine dair bir dürbün, bir teleskop gibidir.

     

    Müzik ve sinema sanatın önemli iki boyutudur. Nedim Hazar’ın bu konularda takdire şayan çalışmaları var. İnancın ve dinin temel şartlarını belgesel filmler yoluyla anlatma gayreti ve cehdi var. Yaşayarak anlatma, temsil en ana ve kestirme yoldur. Eğitici drama (educational drama) etkili bir eğitim metodudur. Psikodrama da etkili bir tedavi yolu olabilir.

     

    Hayal etme seansları düzenleyerek hayalin enginliğinde bir kimlik gelişim sağlanabilir. Gençlik ve kültür merkezleri ile yeniden evrensel bir anlayış kazanma, kendi ruh ve manâ köklerimize yönelme gerçekleşebilir. Çocuklarımızla film seyretme, sonrası beraber  yorumlama ile yeni ufuklar yakalanabilir. Konser, tiyatro gibi etkinliklere zaman ve para ayırma bizde ve gençlerin kimlik inşasında yardımcı unsurlar olabilir. İnanç endeksli mentörlük kampları tesirini hep koruyan eskimez bir yöntemdir. Hasılı kimlik gelişiminde ana dil, inanç atlasımız ve dinimizin doğru öğrenilmesi ve anlaşılması için yepyeni metodlar ve ufuklara çok ama çok ihtiyacımız var.
    02 Tem 2024 18:15
    YAZARIN SON YAZILARI
    YAZARLAR