AB iltica reformu: Almanya'ya göçte ne değişiyor?

Okuma Süresi 7 dkYayınlanma Pazartesi, Şubat 2 2026
Paylaş
X Post
Almanya'da koalisyon ortakları, AB iltica sistemi GEAS'in uygulanması konusunda uzlaştı. Hedef, düzensiz göçü sınırlamak ve iltica süreçlerini hızlandırmak. İşte konuyla ilgili en önemli soru ve yanıtlar!
AB iltica reformu: Almanya'ya göçte ne değişiyor?

"Dublin vakaları" olarak da adlandırılan ve başka Avrupa ülkelerinde kayıt altına alınmış veya oralarda iltica başvurusunda bulunmuş kişiler, özel iltica merkezlerinde üç aya kadar tutulabilecek. Alman hükümeti, daha sert kurallarla geri göndermeleri kolaylaştırmayı ve sığınmacıların Almanya'dan sınır dışı edilmeden önce ortadan kaybolmalarını önlemeyi hedefliyor.


Ancak bahsi geçen bu özel iltica merkezlerinin kurulup kurulmayacağına, meseleden sorumlu olan eyalet hükümetleri karar verecek. AB'nin yeni iltica sistemi GEAS'in, yürürlüğe girmesi için son yetkili organ da Eyalet Temsilciler Meclisi ve düzenlemenin oradan da geçmesi gerekiyor.


Bu yeni düzenleme tüm mültecileri kapsıyor mu?

DW Türkçe'nin haberine göre düzenlemeyle, zorlayıcı durumlardan mümkün olduğunca kaçınılması amaçlanıyor. Hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) içişleri politikaları uzmanı Sebastian Fiedler, "Özellikle çocuklar ve aileler için önlenebilir mağduriyetler yaratmamak ve hassas grupların korunmasını sağlamak bizim için önemliydi" diye konuşuyor.


"Bu, çocukların gözaltına alınmaması, yeterli sağlık hizmetlerinin sağlanması ve aileler için iltica merkezlerinde kalma zorunluluğunun sınırlandırılması gibi durumlar başta gelmek üzere kaçınılabilecek olası durumlardan kaçınılması yapıldı" diyor. Reşit olmayanlar ile ailelerinin, kural olarak altı ay sonra uygun bir konut bulup bu tesislerden ayrılması öngörülüyor.


Sığınmacılar ne zaman çalışabilecek?

İltica sürecindeki kişiler ve geçici olarak tolere edilenler, gelecekte iş piyasasına çok daha hızlı erişebilecek. Daha önce altı ay beklemek gerekirken, bu sürenin üç aya indirilmesi planlanıyor. SPD'nin iç politikada uzman vekili Fiedler, "Almanya'da yaşayan herkes geçimini kendi sağlayabilmeli" diyor.


Ayrıca koalisyon, sığınmacı çocuklar için sağlık hizmetlerini de iyileştirmek istiyor ve ilk 36 ayda yalnızca ağrı tedavisi ve koruyucu muayenelerle kalmayıp, alabilecekleri sağlık desteğinin kapsamını genişletmeyi hedefliyor.


Yeni yasal düzenlemelerin eleştirilen tarafları neler?

İnsan hakları örgütleri yeni iltica sistemini sert biçimde eleştiriyor. PRO ASYL derneğinin hukuk politikaları sözcüsü Wiebke Judith, milletvekillerine "özgürlük kısıtlamaları ve gözaltı" gibi insan hakları kapsamına giren konulardaki olumsuz düzenlemelerin yasadan çıkarılması çağrısında bulunuyor. Judith'e göre, hükümet partileri, Almanya'da GEAS'in uygulanmasına ilişkin uzlaşıyla sığınmacılara karşı yeni bir sertlik benimsiyor:


"Gelecekte sığınmacılar daha en baştan tesislerden çıkmanın yasak olmasıyla karşı karşıya kalacak, önce gece saatlerinde, daha sonra gündüz de. Ayrıca belli durumlarda bir iltica süreci gözaltısı tehdidi de söz konusu. Bundan çocuklar ve diğer hassas gruplar bile muaf tutulmuyor. Bu noktalarda Almanya'daki düzenleme, AB hukukunun zorunlu kıldığının açık biçimde ötesine geçiyor."


Ortak Avrupa İltica Sistemi GEAS'in hedefi ne?

Avrupa Birliği'nin 2024 baharında kabul ettiği reform, Avrupa iltica sistemini daha düzenli ve verimli hale getirmeyi, düzensiz göçü daha güçlü biçimde sınırlamayı ve iltica süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Bu süreçlerin gelecekte ağırlıklı olarak AB'nin dış sınırlarında yürütülmesi öngörülüyor.


Şimdiye kadarki temel sorun, İtalya, Bulgaristan, Hırvatistan veya Yunanistan gibi dış sınır ülkeleri, AB kurallarına rağmen fiilen bu ülkelerden diğer AB ülkelerine geçen göçmenleri geri almamasıydı.


Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt için GEAS yetersiz ancak yine de "Avrupa'da göçte yön değişikliğini hayata geçirmek için bir temel".


İki yıllık uyum süresinin ardından, Haziran 2026'ya kadar GEAS düzenlemelerinin tüm AB ülkelerinde yürürlükte olması gerekiyor. Almanya'da ise bunun daha erken gerçekleşmesi bekleniyor; Federal meclisin Şubat ayında değiştirilmiş yasa taslağını kabul edebileceği belirtiliyor.


Aşırı sağcı AfD nasıl bir rol oynuyor?

Önemli bir rol oynuyor. Hükümet, 8 Mart'ta Baden-Württemberg'de ve 22 Mart'ta Rheinland-Pfalz'da yapılacak eyalet seçimleri öncesinde, aşırı sağcı ve ırkçı AfD'nin (Almanya için Alternatif) bir numaralı seçim konusu olan göçü siyasete malzeme yapma kozunu elinden almak istiyor.


Ancak AfD, özellikle Doğu Almanya'daki eyaletlerde açık ara farkla birinci güç konumunda. 6 Eylül'de Saksonya-Anhalt'ta, 20 Eylül'de Mecklenburg-Vorpommern'de seçimler yapılacak. Her iki eyalette de AfD anketlerde önde olmakla kalmıyor, hatta Saksonya-Anhalt'ta yeni eyalet başbakanını bile çıkarmasından endişe ediliyor.


İltica başvurusu reddedilenler üçüncü ülkelere mi gönderilecek?

Almanya İçişleri Bakanı Dobrindt, Avrupa Birliği dışındaki geri gönderme merkezlerini (Return Hubs), en azından "yenilikçi modeller" olarak görüyor. Almanya'nın yanı sıra Avusturya, Danimarka, Hollanda ve Yunanistan bu tür merkezleri şimdi daha güçlü biçimde destekliyor.


Eleştirenler bu merkezlerin Avrupa hukuku ile uyumlu olup olmadığını sorgulasa da, başvurusu reddedilen sığınmacıların, kendi ülkelerine gönderilemedikleri takdirde Avrupa Birliği dışına yerleştirilmesi de hedefleniyor. Üçüncü ülkelerde iltica prosedürlerine ilişkin planlar şimdiden masada.