AB: Savaş bitse de 'Kuzey Akım' kapalı kalacak

Samanyoluhaber.com - Moskova
Brüksel'in bu tutumu, ABD ve Rusya'nın tartışmalı projeyi yeniden devreye alma girişimlerine karşı bir yanıt niteliği taşıyor.
Avrupa Komisyonu Başsözcüsü Paula Pinho, hafta içi yaptığı açıklamada, "Fosil yakıt alımında Rusya'ya bağımlı olmanın görünmeyen maliyetlerini çok iyi biliyoruz. Bu bağımlılık bir silah olarak kullanıldı ve bedelini biz ödedik. Dolayısıyla bunu unutmuyoruz" dedi.
Pinho ayrıca, "Bu vesileyle arzı ilk kimin kestiğini kendimize hatırlatmakta fayda var. Unutulmuşsa belirtelim: Bunu yapan Rusya'ydı" ifadelerini kullandı. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen'in geçen hafta Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı ve Rusya enerji sektörüne yönelik yaptırımların "Rusya savaşı sona erdirene kadar" süreceğini söylediği konuşmasına da atıf yapıldı.
AB'nin aşamalı çıkış takvimi
Komisyon, savaş sonrası dönemde de aynı yaklaşımın geçerli olup olmayacağı sorusuna, üye ülkelerin Rus gazı ithalatını 2027 sonuna kadar aşamalı olarak sonlandırmak üzere kabul ettiği mevzuatla yanıt verdi. Buna göre kısa vadeli sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sözleşmeleri aşamalı olarak sona erdiriliyor; uzun vadeli LNG sözleşmeleri Ocak 2027'de, boru hattı üzerinden gaz tedarikine yönelik sözleşmeler ise Eylül 2027'ye kadar sonlandırılacak. Komisyon Enerji Sözcüsü Anna-Kaisa Itkonen, "Yürürlükteki mevzuat, yaptırımlara veya herhangi bir jeopolitik gelişmeye bağlı değil. Ne yaşanırsa yaşansın, Rus gazını ve LNG'sini Avrupa pazarından çıkarıyoruz" dedi.
Kuzey Akım, Avrupa'nın Rus enerjisine yıllar boyunca süren bağımlılığının sembolü hâline geldi. Moskova'nın Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgali enerji fiyatlarında sert yükselişe yol açarken, bu bağımlılığın Avrupa'ya ağır maliyeti ortaya çıktı. AB'nin aşamalı çıkış stratejisi sonucunda Rusya'nın boru hatları üzerinden Avrupa'ya sağladığı gazın payı, 2021'deki yaklaşık yüzde 40 seviyesinden 2025'te yaklaşık yüzde 6'ya geriledi. Ancak bu değişim, Avrupa ülkelerinin daha pahalı olan ABD menşeli LNG'ye yönelmesiyle yüksek maliyetleri de beraberinde getirdi.
ABD-Rusya planı ve Avrupa'nın itirazı
Savaşı sona erdirmeye yönelik barış görüşmeleri yoğunlaşırken ABD ve Rusya'nın, Kuzey Akım üzerinden gaz akışının yeniden başlatılmasını da içeren bir planı gündeme getirdiği bildiriliyor. Söz konusu planda ABD'li bir yatırımcının yer alabileceği belirtiliyor. İki ülkenin ayrıca Lukoil varlıkları, nükleer teknoloji ve Arktik bölgesindeki LNG projeleriyle ilgili başka anlaşmaları da görüştüğü öne sürülüyor. Bu yaklaşımın, Rusya'yı ciddi müzakerelere teşvik etmek amacıyla ekonomik kazanımları gündeme getirmeyi öngören Washington stratejisiyle örtüştüğü değerlendiriliyor.
Avrupalı yetkililer ise bu yaklaşımın temelden hatalı olduğunu savunuyor. Onlara göre strateji, Putin'in Ukrayna'yı işgal etmesinin temel nedenlerinden biri olarak gördükleri toprak kazanma hedefini göz ardı ediyor. Avrupa'daki bu görüşü savunanlar, ne kadar kazançlı olursa olsun hiçbir anlaşmanın Putin'in gözünde Ukrayna'nın yok edilmesinin yerini tutamayacağını ileri sürüyor. Moskova'nın şimdiye kadar karşılığında herhangi bir taviz vermediği de belirtiliyor.

















