AK Parti’deki 'Nikâh' Gerilimine Arınç’tan Yanıt:

⏱ Okuma Süresi 5 dk•Yayınlanma Pazartesi, Eylül 14 2026
Paylaş
X Post
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun nikâhında yaptığı konuşmanın ardından başlayan tartışmalara yanıt verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la geçmişe dayanan “kardeşlik hukuku” bulunduğunu söyleyen Arınç, “Cumhurbaşkanımızla yolumuz, davamız, inancımız birdir” dedi. Arınç, siyasi kimlik taşıyan kişilerin ağır eleştirilere daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini de savundu.
AK Parti’deki 'Nikâh' Gerilimine Arınç’tan Yanıt:

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun nikâh töreninde yaptığı konuşmanın ardından kendisine yöneltilen eleştirilere sosyal medya hesabından yanıt verdi.

Sözlerinin bağlamından koparıldığını savunan Arınç, konuşmasının ardından kendisine yanıt veren Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan’a teşekkür etti. Arınç, Turan için övgü ifadeleri kullanırken sosyal medyada kendisini hedef alan bazı kişilere de sert sözlerle karşılık verdi.


“ERDOĞAN’LA KARDEŞLİK HUKUKUMUZ VAR”

Arınç, açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu ile geçmişte birlikte çalıştığını hatırlatarak, Erdoğan’la siyasi geçmişlerinin uzun yıllara dayandığını belirtti.

Arınç, şu ifadeleri kullandı:

“Daha önce de ifade ettiğim gibi, Cumhurbaşkanımızla geçmişe dayanan bir kardeşlik hukukumuz var. Biz bu yollarda beraber mücadele ettik; Millî Türk Talebe Birliği’nden yetiştik. Millî Selamet Partisi döneminde onlar gençken ben il başkanıydım; Refah ve Fazilet partilerinde hep birlikte gayret gösterdik.”

Arınç, AKP’nin kuruluş sürecine de değinerek, Erdoğan’la bugüne kadar siyasi olarak karşı karşıya gelmediklerini savundu:

“Bugüne kadar hiçbir zaman birbirimizden kopmadık ve karşı karşıya gelmedik. Cumhurbaşkanımızla yolumuz, davamız, inancımız birdir. Ama bazı mizaç farklılıkları pek tabii olabilir. Esasta biz birbirimizin dava arkadaşıyız.”

“AK PARTİ’NİN DIŞINA ÇIKMAYI AKLIMA BİLE GETİRMEDİM”

Arınç, hiçbir zaman AKP’ye muhalif olmadığını ve parti dışından gelen teklifleri reddettiğini de belirtti.

“Ben hiçbir zaman partiye muhalif olmadım, AK Parti’nin dışına çıkmayı aklıma bile getirmediğim gibi gelen teklifleri de elimin tersiyle ittim. ‘Bu parti bizim evimizdir, o bizim liderimiz ve genel başkanımızdır’ dedik” ifadelerini kullandı.

“SİYASİ KİMLİK TAŞIYANLAR AĞIR ELEŞTİRİYE DAHA FAZLA TAHAMMÜL ETMELİ”

Arınç, açıklamasında Cumhurbaşkanı’na yönelik eleştiriler konusunda da değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik hakaretleri savunmadığını belirten Arınç, siyasi aktörlerin eleştiriye daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini söyledi:

“Ancak siyasî kimlik taşıyan kişilerin, yapılan eleştirilere —ne kadar ağır olursa olsun— daha fazla tahammül göstermesi gerektiğini de bilmemiz gerekir. Güncel yargı ve AİHM kararları da göstermektedir ki, 2018 sonrası Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Cumhurbaşkanı aynı zamanda siyasî bir kimliğe ve parti genel başkanlığı görevine sahiptir.”

Arınç, parti genel başkanlarının siyasi sıfatları nedeniyle birbirlerini ağır biçimde eleştirebileceğini savundu.

“GEÇMİŞTE BAŞKA PARTİLERDE OLANLAR DA YARGILANMALI MI?”

Arınç, geçmişte başka partilerde bulunup daha sonra AKP’ye katılan ya da Cumhur İttifakı içinde yer alan bazı isimlerin de Erdoğan’a yönelik sert ifadeler kullandığını belirterek çifte standart eleştirisi yaptı.

“Eğer bu sözlerde kötü bir amaç veya haksızlık aranacaksa; geçmişte başka partilerde olup bugün AK Parti’ye katılanların veya Cumhur İttifakı içinde yer alıp doğrudan hakaret sayılabilecek sözler sarf edenlerin de herhalde yargılanması gerekir” dedi.

“HAKSIZLIĞA UĞRAYANLARIN AVUKATLIĞINI YAPTIM”

Arınç, açıklamasının devamında geçmişte kendisinin de yargılandığını hatırlattı.

“Ben hayatım boyunca haksızlığa uğrayanların avukatlığını yaptım, bizzat kendim de yargılandım. Bizler geçmişte yargının mağduru olduk; Sayın Cumhurbaşkanımız cezaevine girdi, ben de 4,5 yıl ile yargılandım ve 2,5 yıl sonra cezaevinin kapısından döndüm” ifadelerini kullandı.

Arınç, açıklamasını, “Bugün kuştüyü yataklarında yatıp ahkâm kesenler, bizim verdiğimiz bu mücadele hakkında hiçbir şekilde yorum yapamazlar” sözleriyle tamamladı.