Akıllardaki soru: Faili meçhuller, neden Akın Gürlek’i bekledi?

Neredeyse tümü AKP döneminde işlenen ve karanlıkta kalan faili meçhul cinayetlerin, Akın Gürlek’in adalet bakanlığı koltuğun oturmasının ardından birer birer çözülmesi kamuoyunda “Bugüne kadar neden çözülmedi?” sorusunu da beraberinde getirdi. Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, söz konusu cinayetlerde neden etkili soruşturma yürütülmedi, eski bakanların neden bu dosyaların üstüne gitmediğini sorguladı.
Faruk Bildirici BirGün’de “Faili meçhuller, neden Akın Gürlek’i bekledi?” başlıklı yazısında son dönemde artan “faili meçhul dosya çözme” haberlerine dikkati çekerek, “Muhsin Yazıcıoğlu dosyası, yıllar sonra yeniden açılan faili meçhul cinayet dosyalarının son örneği. Zaten hemen her gün faili yakalanan eski dosyalara ilişkin yeni haberler yayımlanıyor” dedi ve haber örneklerini paylaştı:
“İki cinayet daha aydınlatıldı” (Türkiye), “Manisa’da faili meçhul dosyalar tek tek çözülüyor (Ensonhaber), “Mezdeke Aynur’u katleden yakalandı” (İHA), “İki ayda 19 faili meçhul cinayet aydınlatıldı” (Akşam), “Katil 24 yıl sonra bulundu” (Yeni Şafak), “10 yıllık cinayeti izmaritteki iz çözdü” (Sabah), “Bakan Gürlek, 6 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını duyurdu” (AA).
Bildirici’nin yazısındaki bölüm şöyle:
‘CİNAYETLER GERÇEKTEN AYDINLATILDI MI?’
“Bütün bu gelişmeler, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasının ardından başladı. “Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı” kuran Akın Gürlek, iki gün önce de 2005-2016 yılları arasında işlenen altı ayrı cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını açıkladı. Gürlek, “Adaletin hafızası güçlüdür. Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek ve hiçbir fail geçen zamana güvenerek adaletten kaçamayacaktır” dedi.
Faili meçhul dosyalar, gerçekten aydınlatıldı mı, bulunanlar gerçek failler mi? Bunları zamanla, yargı sürecinde anlayacağız. Ama dosyaların yeniden açılması ve faillerin yakalanması elbette kutlanması gereken bir faaliyet. Ancak gazetecilik açısından bu cinayetlerin neden bugüne değin aydınlatılamamış olduğunun da sorulması gerek.
Elbette bazı dosyaların çözümünde adli tıp teknolojisinin gelişmesinin ve dijitalleşmenin etkisi olabilir. Ancak haberlerden, dosyaların çoğunun adli tıp teknolojisindeki gelişmeyle ilgisinin olmadığı anlaşılıyor. Kaldı ki, Bakanlık’ta, Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi kurulana değin, bu dosyaların yeniden ele alınmadığı da malum.
‘BUGÜNE KADAR NEDEN YETERLİ SORUŞTURMA YAPILMADI?’
Öyleyse bu dosyalarda bugüne değin neden yeterli soruşturma yapılmadı? Acaba Tunceli’deki Gülistan Doku vakasındaki gibi kimi yetkililerin engellemesi söz konusu olabilir mi? Ya da sadece güvenlik birimlerinin ihmali, yetersizliği mi söz konusu?
Biz gazetecilerin bu soruların da üzerine gitmemiz gerek. Aydınlatılan yeni faili meçhul dosya haberlerini yayımlamak yetmez. Eğer bu dosyaların aydınlatılmasının önündeki engel siyasi irade eksikliği ise o da üzerinde durmaya değer bir soru. Zira 24 yıldır aynı siyasi iktidar işbaşında ve aynı iktidarın Adalet Bakanları görevde.
Akın Gürlek’in yaptığını neden daha önceki bakanlar yapamadı, nedir eksik ya da fazla olan? Bu sorunun da yanıtını aramalıyız…
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ABDULLAH AYMAZ

ŞERİF ALİ TEKALAN

KADİR GÜRCAN

ARİF ASALIOĞLU
ESRA BÜYÜKCOMBAK

İşte Türkiye'nin NATO Zirvesi hak ihlalleri raporu...

Futbolda şike: Eski kulüp yöneticisi hakkında tutu...

Şimşek bütçedeki iyileşmeye dikkat çekti, pazardak...

MetroPOLL: Ekonomik nedenlerle tatil yapamayanları...

İstanbul'da patlamaya hazır İHA alarmı






