'AKP tek adam partisine dönüştü, kendini restore etme ihtimali kalmadı!'

AKP’nin kurucularından ve eski bakan Hüseyin Çelik, AKP’nin “tek adam partisine” dönüşmesini, kurucu kadroların tasfiyesini ve partinin devletle kurduğu ilişkiyi eleştirirken; yargının siyasallaşması, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin meydana getirdiği tahribat, eğitim sisteminin ideolojik yapısı ve Kürt meselesinde izlenen güvenlikçi politikaların sonuçlarına dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Medyascope’a konuşan Hüseyin Çelik’in açıklamaları şöyle:
”Üzülerek ifade etmeliyim ki, AK Parti’nin kendini restore etme gibi bir ihtimal yok. Çünkü AK Parti, bir kadro hareketi olmaktan çıkıp tek adam partisine dönüşmüş durumda. Başlangıçta partinin kurmay kadrosunda bulunan insanların yüzde doksanı zaman içinde tasfiye edildi. Parti’yi kurduğumuz zaman lideri, “eşitler arasında birinci” diye tanımlamıştık. Dünyanın en yüksek tepesi Everest Tepesi’dir ama Everest oradaki varlığını ve duruşunu Himalaya Dağları’na borçludur. Himalayalar olmazsa Everest de orada olmazdı.
Başlangıçta orkestra şefliği olan liderlik, şimdi lokomotifliğe dönüşmüş durumda. Demokratik yapılarda lider, orkestra şefidir. Orkestrada çok farklı sesler vardır ama şefin maharetiyle bu farklılıklar armoniye dönüşür. Otokratik ve totaliter yapılarda ise lider lokomotiftir ve kendisine bağlı vagonların iradesinden söz edilemez. Lokomotif giderse onlar gider, durursa onlar da durur.
AK Parti’nin programı, son derece çoğulcu ve demokratik bir programdır. Ancak on yıldan fazla bir süredir bu program adeta rafa kalkmış durumda.
Kuruluşta milletin partisi olarak kurulan parti, şu anda devlet partisi görünümündedir. Parti devletleşmiş, ne yazık ki devlet de partileşmiş durumdadır.
Bugüne kadar parti içinden “fabrika ayarlarına dönün” diyen herkese “Ne demek fabrika ayarları?” diye itiraz edilmektedir. Fabrika ayarları, partinin programıdır. Uygulanmayan bir program ölü metinler mezarlığıdır.”
AKP’de Dönüşüm Gezi İle Başladı
Hüseyin Çelik, AKP’nin dönüşümünün Gezi Parkı ile başladığını ifade etti:
AK Parti’nin kendisi olmaktan çıkmasının başlangıcı Gezi Olayları’dır. O günden sonra özgürlük-güvenlik dengesi kayboldu. Özgürlükler, güvenlikçi kaygı ve politikalara kurban edildi.
2010 yılındaki Anayasa değişikliği çok iyi niyetlerle yapıldı. Ancak uygulamada denge ve denetim mekanizmaları ortadan kaldırılınca, siyasetin şeffaflığı ve hesap verebilirliği de ortadan kalktı.
Partinin kendisini restore etmesi hem ülkede hem de partide gerçek anlamda demokratikleşme anlamına gelir ki, o da mevcut yapının işine gelmez.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ORHAN KESKİN

SAFVET SENİH

ABDULLAH AYMAZ

ŞERİF ALİ TEKALAN

ARİF ASALIOĞLU

Grönland krizi: Trump tırmandırıyor, Avrupa direni...

Eşine sürücülü polis arabası tahsis eden emniyet m...

Tom Barrack'tan tarihî açıklama: SDG'nin ortaya çı...

Suriye'de Haseke konusunda anlaşma işareti! Abdi, ...

AİHM Türkiye'yi Ziyaret ve telefon kısıtlamalarınd...






