AYM İstatistikleri Ne Anlatıyor? Dosya Yükü AİHM’i Aştı, İhlal Oranı Yüzde 6,7’de Kaldı

Okuma Süresi 5 dkYayınlanma Cumartesi, Şubat 28 2026
Paylaş
X Post
Anayasa Mahkemesi’nin 31 Aralık 2025 verileri, bireysel başvurularda hem yoğun dosya yükünü hem de düşük ihlal oranını ortaya koydu. Rakamlar, AYM ile AİHM arasındaki tabloyu yeniden tartışmaya açtı.
AYM İstatistikleri Ne Anlatıyor? Dosya Yükü AİHM’i Aştı, İhlal Oranı Yüzde 6,7’de Kaldı

Anayasa Mahkemesi’nin açıkladığı istatistiklere göre, 31/12/2025 itibarıyla mahkeme önünde derdest dosya sayısı 91 bin 686’ya ulaştı. 2025 yılı içinde sonuçlandırılan başvuru sayısı 71 bin 175 olurken, verilen ihlal kararı sayısı 4 bin 935’te kaldı. Bu da ihlal oranının yüzde 6,7 seviyesinde gerçekleştiğini gösterdi.

Aynı dönemde kabul edilemezlik oranı ise yüzde 92,1 olarak kaydedildi. Bu oran, bireysel başvuruların büyük çoğunluğunun esasa girilmeden reddedildiğine işaret ediyor.

AYM’nin Dosya Yükü AİHM’i Geçti

Derdest dosya sayısının 91 bin 686 olması, dikkat çekici bir başka veriyi ortaya koydu. Bu sayı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 46 üye ülke için baktığı toplam 53 bin 450 dosyadan yaklaşık 1,7 kat fazla. Bu tablo, AYM üzerindeki iş yükünün büyüklüğünü ve Türkiye’de bireysel başvuru mekanizmasının yoğunluğunu gösteriyor.

31 Ocak 2026 itibarıyla AİHM önünde bekleyen 53 bin 850 dosyanın 19 bin 100’ünün Türkiye aleyhine olduğu belirtiliyor. Bu oran, toplam dosyaların yüzde 35,5’ine karşılık geliyor.



“Kanunilik” İlkesinde Çarpıcı Fark

2012-2025 döneminde AYM’nin “suç ve cezaların kanuniliği” ilkesine ilişkin verdiği toplam ihlal kararı 69 olarak açıklandı. Buna karşılık AİHM’in yalnızca 2025 yılında Türkiye aleyhine bu başlıkta 1.808 kişi yönünden ihlal tespit ettiği ifade ediliyor.

Bu fark, ceza hukukunun temel ilkeleri bakımından iki mahkeme arasındaki yaklaşım farklılığını gündeme taşıyor.



Kişi Hürriyeti ve Güvenliği

AYM’nin 13 yılda verdiği “kişi hürriyeti ve güvenliği” hakkı ihlali kararlarının toplamı 1.225 oldu. Buna karşılık AİHM’in 2018-2025 döneminde aynı başlıkta 3.851 kişi yönünden ihlal tespiti yaptığı belirtiliyor.

Bu veriler, özellikle tutukluluk süreçleri ve özgürlük kısıtlamaları bakımından iç hukuk ve uluslararası denetim mekanizması arasındaki değerlendirme farkını gözler önüne seriyor.



Kötü Muamele Yasağı

AYM’nin 2012-2025 arasında kötü muamele yasağı kapsamında verdiği ihlal kararı sayısı 1.183 olarak açıklandı. Bu veri, kötü muamele iddialarının Türkiye’de önemli bir başvuru konusu olmaya devam ettiğini gösteriyor.



Yapısal Sorun Tartışması

2025 yılında AYM toplam 4 bin 935 kişi hakkında ihlal kararı verirken, AİHM’in aynı yıl 6 bin 406 kişi hakkında 816 ihlal kararı verdiği bildirildi. Türkiye aleyhine verilen kararların önemli bölümünün birleştirilen dosyalardan oluştuğu ve binlerce kişiyi kapsadığı belirtiliyor.

Ortaya çıkan tablo, bireysel başvuru sisteminin etkinliği, kabul edilemezlik oranlarının yüksekliği ve yapısal hak ihlalleri iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre, iç hukuk yollarının etkili kabul edilip edilmediği ve AİHM’e giden dosya sayısının seyri, önümüzdeki dönemde daha da belirleyici olacak.