AYM’den tartışmalı hamle: AİHM'min Yalçınkaya kararını bypass eden “Şerif Özmutlu” stratejisi

“AYM, Yalçınkaya’nın Tespit Ettiği Sistemik İhlalleri Meşrulaştırıyor”
Dr. Ufuk Yeşil’in değerlendirmesine göre, Anayasa Mahkemesi’nin 25 Eylül 2025 tarihli Şerif Özmutlu kararı, AİHM’in Yüksel Yalçınkaya kararında ortaya koyduğu yapısal hak ihlallerini gidermek yerine “etrafından dolanmayı” amaçlıyor.
Yeşil’e göre AYM:
ByLock’un “tek veya belirleyici delil olmadığı” iddiasıyla AİHM’in eleştirilerini boşa düşürmeye çalıştı
Yalçınkaya kararındaki “otomatik suçlama” tespitlerini somut olaya uygulamaktan kaçındı
AİHM’in sistemik ihlal olarak tanımladığı şablonu tanık beyanı ve milat tarihi kılıfıyla yeniden üretti
Yeşil, bu yaklaşımın AİHM’in “geniş ve öngörülemez yorum” eleştirisini görmezden geldiğini vurguluyor.
Yayımlanmayan Kararla Binlerce Başvurunun Reddedilmesi: “Hayalet Karar Skandalı”
Yeşil’in en sert eleştirilerinden biri, kararın yayımlanma sürecine yönelik.
AYM, Şerif Özmutlu kararını 25 Eylül 2025’te verdi
Ancak karar 13 Mart 2026’ya kadar yayımlanmadı
Bu süre boyunca AYM, içeriği bilinmeyen bu kararı emsal göstererek yüzlerce–binlerce başvuruyu reddetti
Yeşil’e göre bu durum:
Savunma hakkının ihlali
Gerekçeli karar hakkının ortadan kaldırılması
Hukuki belirlilik ilkesinin yok edilmesi
AİHM’e etkili başvuru yolunun sabote edilmesi
anlamına geliyor.
AYM’nin Görmezden Geldiği Temel Unsur: Suçun Manevi Boyutu
Yeşil, AYM’nin kararında kast unsurunu incelemekten kaçındığını belirtiyor.
AYM’nin yaklaşımı:
“Milat tarihinden sonra irtibat devam ettiyse kast vardır” varsayımı
MİT Tırları, 17/25 Aralık gibi olaylardan sonra ilişki sürdürmenin “nihai amacı bildiğinin kanıtı” sayılması
AİHM’in yaklaşımı ise tam tersi:
Devletin 2016’ya kadar Cemaati yasal kabul ettiği bir dönemde vatandaşlara “nihai amacı biliyordu” karinesi yüklenemez
Bu tür varsayımlar Sözleşme’nin 7. maddesini ihlal eder
Yeşil’e göre AYM, suçun manevi unsurunu bireyselleştirmek yerine otomatik suçluluk mantığını yeniden üretiyor.
ByLock’un “Yan Delil”e Dönüştürülmesi: Yeni Bir Kurgunun İnşası
AYM’nin stratejik hamlesi, ByLock’u dosyada “yan delil” seviyesine indirerek AİHM’in eleştirilerini etkisizleştirmek.
Yeşil’e göre:
Türk yargısında ByLock, kast ve örgüt üyeliği için otomatik varsayım yaratıyor
Diğer deliller (banka, sendika, tanık) bu otomatik kabulün uzantısı
AİHM, bu illüzyonu açıkça çökertmiş durumda
AYM’nin “deliller bir bütün olarak değerlendirildi” söylemi, AİHM’in işaret ettiği kategorik yorum sorununu perdelemeye yönelik bir manevra olarak görülüyor.
Yasal Faaliyetlerin Suç Deliline Dönüştürülmesi
AYM, tanık beyanlarına ağırlık vererek başvurucunun “bölge imamı” olduğu iddiasını bağımsız delil gibi sunuyor.
AİHM’in tespitleri ise net:
Dernek, sendika, banka, sohbet gibi faaliyetler yasal
Bu faaliyetlerin geriye dönük yorumla suç deliline dönüştürülmesi hak ihlali
Hiyerarşi üzerinden kast ikamesi yapılamaz
Yeşil’e göre AYM, AİHM’in eleştirdiği bu yöntemi aynen sürdürüyor.
Yasak Kararı Üzerinden Kurulan Kaçış Stratejisi
AYM, AİHM’in Yasak/Türkiye kararını genişleterek Yalçınkaya içtihadını etkisizleştirmeye çalışıyor.
Ancak:
Yasak kararı Büyük Daire’ye sevk edildi
AİHM, Demirhan ve diğerleri kararlarında ByLock dışındaki deliller olsa bile ihlal tespiti yaptı
Yasal faaliyetler Yalçınkaya koruması altında
Yeşil’e göre AYM’nin “dosyada başka delil varsa ihlal yoktur” formülü, AİHM içtihadıyla açıkça çelişiyor.
Silahların Eşitliği ve Adil Yargılanma İlkesi: AYM’nin Göz Ardı Ettiği Temel Sorunlar
AYM, ByLock’un ham verilerinin savunmaya verilmemesini sorun olarak görmüyor.
Oysa AİHM:
Ham verilerin gizlenmesini yapısal ihlal sayıyor
Dijital delilin savunmaya verilmemesinin diğer delillerle telafi edilemeyeceğini vurguluyor
Tanıkların istinabe ile dinlenmesini yeterli bulmuyor
Yeşil’e göre AYM, bu temel usul ihlallerini görmezden gelerek adil yargılanma hakkını zedeliyor.
Sonuç: “Yalçınkaya’yı Tasfiye Planı”
Dr. Ufuk Yeşil’in değerlendirmesine göre Şerif Özmutlu kararı:
Yalçınkaya içtihadını bypass etmeyi amaçlayan
ByLock’u perdeleyen
Yasal faaliyetleri suç deliline dönüştüren
Manevi unsuru otomatikleştiren
Yayımlanmayan kararlarla binlerce dosyayı kapatan
bir “tasfiye stratejisi” niteliği taşıyor.
Yeşil, bu yaklaşımın Türkiye’yi Avrupa Konseyi sistemi içinde çok daha büyük ve kalıcı ihlal dalgalarıyla karşı karşıya bırakacağını belirtiyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ABDULLAH AYMAZ

NUMAN YILMAZ YİĞİT













