Beklenen İstanbul depremine farklı bir bakış açısı: “Asıl tehlike sarsıntının süresi olacak”

Okuma Süresi 2 dkYayınlanma Cumartesi, Şubat 14 2026
Paylaş
X Post
Beklenen İstanbul depremine dair ezber bozan bir açıklama yapan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, asıl tehlikenin depremin büyüklüğünden ziyade sarsıntının süresi olduğuna dikkat çekti.
Beklenen İstanbul depremine farklı bir bakış açısı: “Asıl tehlike sarsıntının süresi olacak”

Marmara Denizi’nde beklenen olası büyük depreme dair bilimsel tartışmalar sürerken, Prof. Dr. Osman Bektaş sürece dair kritik bir teknik ayrıntıya dikkat çekti. Sosyal medya platformları üzerinden bir değerlendirme paylaşan Bektaş, kamuoyunda hakim olan “büyük enerji, büyük yıkım” algısının yanına “sarsıntı süresi” değişkeninin de eklenmesi gerektiğini ifade etti.
Büyük Yıkım Senaryosu Korkutuyor

Prof. Dr. Bektaş’a göre, Marmara fay hattının fiziksel karakteri, yaşanacak yıkımın şiddetini doğrudan etkileyecek. Fay hattının tek seferde ve tek parça halinde kırılması yerine, bölünerek (parçalı) kırılması durumunda sarsıntı süresinin kısalacağını savunan Bektaş, şu değerlendirmede bulundu:

“Bizi korkutan büyük yıkım senaryosu, sarsıntı süresi kısaldıkça zayıflıyor. Eğer fay hattı segmentler halinde kırılırsa, sarsıntının süresi azalacak ve bu da yapı stokunun direnç göstermesi için kritik bir avantaj sağlayacaktır.”

Depremin süresinin kısalmasının özellikle yeni yapılar üzerinde hayat kurtarıcı bir etkisi olacağını belirten Bektaş, mühendislik standartlarındaki iyileşmeye dikkat çekti. 2018 yılında yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ne uygun inşa edilen yapıların, kısa süreli sarsıntılarda ayakta kalma ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu vurguladı.