Diyanet Vakfı Üniversitesinde adrese bağlı kadro iddiası!

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Salı, Şubat 3 2026
Paylaş
X Post
Daha önce eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a yönelik verdiği ilanla gündeme gelen İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi, yeni akademik kadro ilanında da kişiye özel şartlar sıralandı. Büyük Veri Analistliği Programı için açılan ilanda “Tarih alanında doktora” şartı arandı.
Diyanet Vakfı Üniversitesinde adrese bağlı kadro iddiası!

Türkiye’de akademik kadro alımlarında uzun süredir eleştirilen “kişiye özel ilanlar” tartışmasına bir yenisi daha eklendi. Daha önce Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü için açtığı ve eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı tarif ettiği iddialarıyla gündeme gelen üniversitenin yeni bir akademik ilanı, benzer şüpheleri yeniden alevlendirdi.

Diyanet Vakfı’nın kurucusu olduğu İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi, 26 Ocak tarihinde öğretim görevlisi alımı için ilan yayımladı. Rektörlük tarafından duyurulan ilanda yer alan başvuru koşulları, akademik çevrelerde “adrese teslim kadro” eleştirilerine neden oldu.

BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre üniversite yönetimi, Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu bünyesindeki Büyük Veri Analistliği Programı için bir öğretim görevlisi alınacağını açıkladı. Ancak ilanın içeriği, programın akademik alanıyla örtüşmediği gerekçesiyle tepki çekti.

İlan şartlarında, öğretim görevlisi adaylarından en az 70 ALES puanı istenirken, bunun yanı sıra adayların Tarih lisans mezunu olması ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi alanında yüksek lisans yapmış bulunması şart koşuldu. Ayrıca Tarih alanında doktora derecesine sahip olmak ve üniversitelerde ders verme tecrübesi de başvuru kriterleri arasında yer aldı.

Bilişim Teknolojileri ve Büyük Veri Analistliği gibi teknik ve sayısal bir program için açılan ilanda Tarih alanına özgü bu kadar spesifik koşulların yer alması, akademik camiada soru işaretlerine yol açtı. Pek çok akademisyen, ilanın programın ihtiyaçlarından ziyade belirli bir akademik geçmişe sahip kişiyi tarif edecek biçimde hazırlandığını savundu.

Akademik çevreler, bu tür ilanların üniversitelerde liyakat ilkesini zedelediğini ve kadro ilanlarının bilimsel gereklilikler yerine kişisel tercihlere göre şekillendiği algısını güçlendirdiğini ifade ediyor. Özellikle vakıf üniversitelerinde benzer örneklerin artmasına dikkat çeken eleştirmenler, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) bu tür ilanlar konusunda daha etkin bir denetim mekanizması işletmesi gerektiğini vurguluyor.

İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi daha önce de benzer iddialarla gündeme gelmiş, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü için açılan bir ilanın, dönemin Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın akademik geçmişiyle birebir örtüştüğü öne sürülmüştü. Söz konusu ilan, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış ve “kişiye özel kadro” tartışmalarını yeniden alevlendirmişti.

Son ilanla birlikte üniversitenin akademik kadro politikaları bir kez daha tartışma konusu olurken, akademisyenler şeffaflık ve liyakat çağrısını yineledi. Tartışmaların, üniversitelerde kadro alım süreçlerinin nasıl yürütüldüğüne dair daha geniş bir sorgulamayı da beraberinde getirdiği belirtiliyor.