Ercan Karakoyun yazdı: OP Jindal Global Universitesin’de Uluslararası Hizmet Konferansı

Okuma Süresi 12 dkYayınlanma Çarşamba, Şubat 11 2026
Paylaş
X Post
5–6 Şubat 2026 tarihlerinde Hindistan’ın Sonipat şehrinde bulunan O. P. Jindal Global University (JGU – O. P. Jindal Küresel Üniversitesi) kampüsünde, üniversite ile Indialogue Foundation (Hindistan merkezli bir sivil toplum ve diyalog kuruluşu) iş birliğinde uluslararası nitelikte önemli bir akademik konferans düzenlendi. Daha ilk andan itibaren seçilen mekân, güçlü bir sembolik anlam taşıyordu. JGU, Hindistan’ın en saygın ve küresel ölçekte en görünür üniversitelerinden biri olarak; akademik özgürlük, uluslararası açıklık ve kültürel çoğulculuk alanlarında dikkat çekici bir konuma sahip.
Ercan Karakoyun yazdı: OP Jindal Global Universitesin’de Uluslararası Hizmet Konferansı

Konferansın eş düzenleyicisi olan Indialogue Foundation, 2005 yılında Hizmet Hareketi gönüllüleri tarafından kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu. Merkezi Noida’da bulunan vakıf; farklı inançlar, kültürler ve toplumsal arka planlardan gelen bireyler arasında diyalog, toplumsal uyum ve aktif yurttaşlık temelinde kalıcı ilişkiler kurmayı amaçlıyor. Kuruluş, özellikle dinlerarası ve kültürlerarası etkileşimi güçlendirmeye yönelik çalışmalarıyla tanınıyor.

Konferansın ana teması

Konferans şu başlık altında gerçekleştirildi:

“The Role of Social Movements in Cultivating Trust and Collaboration in Diverse Societies”
(“Çeşitlilik İçeren Toplumlarda Güven ve İş Birliğinin İnşasında Sosyal Hareketlerin Rolü”)

Bu tema, günümüz dünyasında giderek daha kritik hâle gelen temel bir soruya odaklanıyordu: Çok katmanlı ve çoğulcu toplumlarda toplumsal güven nasıl inşa edilir? Bu süreçte sosyal hareketler, sivil toplum kuruluşları ve inanç temelli inisiyatifler nasıl bir işlev üstlenir?

Hizmet’in sivil toplum perspektifinden değerlendirilmesi

Ben de bu konferansta bir sunum gerçekleştirdim. Sunumumda, Hizmet’i yalnızca “Türkiye bağlamı” ile sınırlı bir yapı olarak ele almanın eksik olacağını vurguladım. Bunun yerine Hizmet’in, deneyimleri günümüz demokrasileri açısından yeni anlamlar üreten ulus-aşırı (transnasyonal) bir sivil toplum hareketi olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundum.

Zira Hizmet, tarihsel olarak derin toplumsal fay hatlarıyla şekillenmiş bir ortamda ortaya çıktı: laik–dindar gerilimi, sol–milliyetçi ayrışmalar, etnik ve kurumsal çatışmalar… Türkiye’de uzun yıllar süren bu kutuplaşma, yalnızca siyasi kamplar oluşturmadı; aynı zamanda güvensizliğin, dışlayıcı söylemin ve kimlik temelli çatışmaların yoğunlaştığı bir toplumsal iklim yarattı. Hizmet, böyle bir ortamda daha ilk dönemlerinden itibaren baskı, ötekileştirme ve çatışma koşulları altında bile diyalog alanları üretmeyi öğrenmek zorunda kaldı. Eğitim, diyalog ve topluma hizmet ekseninde ısrarla kalması, hareketin en ayırt edici özelliklerinden biri hâline geldi.

Bu tecrübe bugün özellikle önem taşıyor. Çünkü benzer kutuplaşma dinamikleri artık yalnızca “istikrarsız” olarak tanımlanan ülkelerle sınırlı değil. Almanya başta olmak üzere Avrupa’daki pek çok demokraside de popülizm, kimlik siyaseti, toplumsal ayrışma ve kurumlara duyulan güven kaybı giderek daha görünür hâle geliyor. Tam bu noktada Hizmet’in sunduğu bir potansiyel bulunduğunu düşünüyorum: Hizmet, siyasi bir aktör olmaktan ziyade sivil bir İslam anlayışını temsil eden bir hareket olarak, kısa vadeli güç mücadeleleri yerine uzun vadeli toplumsal ilişkiler inşa etmeye odaklanıyor. Yerel uyum, dinlerarası iş birliği ve güç değil sorumluluk merkezli bir “hizmet kültürü” bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.

Neden JGU doğru bir ev sahibiydi?

Konferansın açılış konuşmasını yapan O. P. Jindal Global University Rektörü Prof. Dr. C. Raj Kumar, üniversitenin bu konferans için neden ideal bir mekân olduğunu güçlü bir çerçeveyle ortaya koydu. Çeşitlilik, uluslararasılaşma, açıklık, empati ve akademik özgürlük gibi değerlerin JGU’da yalnızca teorik söylemler olarak kalmadığını; kampüs yaşamında somut biçimde deneyimlendiğini vurguladı. Bu nedenle böylesi akademik toplantıların üniversitenin misyonuyla doğrudan örtüştüğünü ve memnuniyetle desteklendiğini ifade etti.

Hizmet’e dair yeni akademik yaklaşımlar

Konferansın en dikkat çekici yönlerinden biri, sunumların çoğunun bilinen yaklaşımları tekrar etmekle yetinmemesi; hem teorik hem de ampirik düzeyde yeni perspektifler sunmasıydı. Tüm sunumları ayrıntılı biçimde aktarmak mümkün olmasa da bazılarını özellikle vurgulamak isterim.

Hizmet’in temel değerlerinin dini arka planı


Dr. Arhan Kardas ve Dr. Ahmet Kurucan, Hizmet’in yakın dönemde sistematik biçimde ifade edilen temel değerlerinin İslami kaynaklarını ele aldılar. Bu metnin, gelecekte yalnızca Hizmet açısından değil, genel olarak Müslüman düşünce dünyası için de önemli bir referans olabileceğini belirttiler. Sunum, evrensel insani değerlerle İslamî değerlerin birbiriyle çelişmediğini; aksine birbirini tamamladığını güçlü biçimde ortaya koydu.

Çevre ahlakı ve iklim sorumluluğu


Prof. Dr. Jon Pahl ve Dr. Alp Aslandoğan, çevre ve iklim meselesini Hizmet perspektifinden ele aldı. Bu konunun modern bir “ek başlık” değil; İslam’daki yaratılış anlayışıyla doğrudan ilişkili ahlaki bir sorumluluk alanı olduğu vurgulandı.


Hizmet ve Focolare Hareketi karşılaştırması

Mustafa Cenap Aydın, Hizmet ile Focolare Hareketi (Katolik kökenli uluslararası bir diyalog ve birlik hareketi) arasında karşılaştırmalı bir analiz sundu. Sunum, farklı dini geleneklerden doğan hareketlerin benzer sivil toplum işlevleri üstlenebildiğini ve dinlerarası diyaloğun toplumsal açılım için güçlü bir katalizör olabileceğini gösterdi.

Almanya’daki Hizmet mültecileri: ulus-aşırı deneyimler


Hilal Akdeniz, 2015 sonrası Türkiye’den ayrılmak zorunda kalan Hizmet gönüllülerinin Almanya’daki mülteci olarak entegrasyon süreçlerini inceleyen güncel ve çarpıcı bir araştırma sundu. Bu bireyler, yüksek kutuplaşma ortamlarından gelerek yeni bir demokratik kamusal alana uyum sağlamaya çalışırken; hem travmalar hem de ciddi bir sivil toplum deneyimi taşıyorlar.

Almanya perspektifinden Hizmet analizi


Hizmet’i otuz yılı aşkın süredir izleyen Dr. Rainer Hermann, hareketi Almanya bağlamında değerlendirdi. Hizmet’in Almanya’daki önemli Müslüman aktörlerden biri olduğunu; eğitim, diyalog ve entegrasyon alanlarında somut katkılar sunduğunu ifade etti.

Tanzanya örneği: okullarda ahlak eğitimi


Berlin Özgür Üniversitesi’nden Kristina Mashimi, Tanzanya’daki Hizmet faaliyetlerini ve özellikle okullarda verilen “Moral Education” (ahlak eğitimi) uygulamalarını ele aldı. Çalışma, ahlak, etik ve eğitimin birlikte ele alınmasının çocukları küresel çağın zorluklarına hazırlamada ne kadar kritik olduğunu ortaya koydu.


Hizmet’in küresel yayılımı

Konferans boyunca Hizmet’in farklı coğrafyalardaki faaliyetleri de ele alındı. Sunumlarda öne çıkan ülkeler arasında Almanya, Nijerya, Tanzanya, Filipinler, Hollanda, Belçika (Flandre Bölgesi), Gambiya, Güney Afrika, ABD ve Tayland yer aldı.

Bu örneklerin ortak noktası şuydu: Hizmet, temel değerlerini İslam’dan alan ulus-aşırı bir sivil toplum hareketi olarak, her ülkede yerel ihtiyaçlara ve kültürel-dini koşullara uyum sağlayarak farklı biçimlerde hizmet üretmektedir. Öncelik her zaman yerel toplumun ihtiyaçlarıdır.

Akademik danışma kurulu

Konferansın akademik niteliği, danışma kurulunun uluslararası saygınlığıyla da kendini gösteriyordu. Kurulda Dr. Imre Tokics (Macaristan), Dr. Ides Nicaise (Belçika), Dr. Irfanullah Farooqi (Hindistan), Prof. Dr. Paul Weller (Birleşik Krallık), Dr. Ranjana Kumari (Hindistan), Dr. Sotiris Livas (Yunanistan) ve Dr. Genti Kruja (Arnavutluk) gibi isimler yer aldı.

Gala yemeği ve kültürel kapanış

Konferans, Yeni Delhi’deki Eros Hotel’de düzenlenen görkemli bir gala yemeğiyle sona erdi. Bu etkinlikte, konferansta öne çıkan akademik bulgular sivil toplum temsilcilerine daha sade bir dille aktarıldı. Böylece akademik tartışmalar daha geniş bir çevreyle paylaşılmış oldu. Gecenin en etkileyici anlarından biri ise Hindistan’ın çok katmanlı kültürel mirasını yansıtan interkültürel müzik performansıydı.

Kültürel geziler: Delhi ve Agra

Katılımcılara Delhi’nin önemli tarihî ve kültürel mekânlarını kapsayan bir günlük gezi programı sunuldu. Qutub Minar, Lotus Temple ve Akshardham Temple gibi yapılar, Hindistan’ın tarihsel derinliğini ve dini çeşitliliğini güçlü biçimde yansıtıyordu. Ayrıca Agra’ya yapılan ziyaret kapsamında Taj Mahal görüldü; bu deneyim yalnızca turistik değil, aynı zamanda duygusal açıdan da oldukça etkileyiciydi.

Salaam Balak Vakfı ile Eski Delhi deneyimi

Berlin’den gelen grup olarak, Salaam Balak Vakfı (sokak çocuklarına destek veren bir sivil toplum kuruluşu) tarafından düzenlenen özel bir Eski Delhi turuna da katıldık. Turun rehberliğini bizzat sokak çocuklarının yapması, bu deneyimi son derece anlamlı ve unutulmaz kıldı. Aynı zamanda yetimhane için küçük de olsa bir katkı sunabilmek, bu gezinin manevi değerini daha da artırdı.

Hindistan’dan geriye kalanlar

Hindistan’da geçirilen bu yoğun hafta, hem akademik hem insani açıdan derin izler bıraktı. Konferansın entelektüel derinliği ile kurulan sıcak insanî ilişkiler birbirini mükemmel biçimde tamamladı. Ve evet, gerçekten de doğruymuş: Incredible India.