Eski dosyalar raftan iniyor: Rabia Naz cinayeti yeniden masaya yatırılacak!

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Gülistan Doku, Rojin Kabaiş ve Rabia Naz dosyalarına ilişkin “kararlılık” açıklaması, 2018’den bu yana adalet arayışı süren Rabia Naz Vatan olayını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Baba Şaban Vatan, 7 yılı aşkın süredir yürüttüğü mücadelenin ardından gelen bu açıklamayı, “Bizim için umuttur.” sözleriyle yorumladı. Vatan, olayın ilk gününden bu yana kızının ölümünde siyasi nüfuz kullanıldığını öne sürüyor. İddiaların odağında ise dönemin AK Parti MKYK Üyesi ve eski Bakan Nurettin Canikli yer alıyor.
SORUŞTURMA NURETTİN CANİKLİ’YE UZANACAK MI?
Giresun’un Eynesil ilçesinde 12 Nisan 2018’de 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan, evinin önünde ağır yaralı bulundu. Ambulansla hastaneye kaldırılan Rabia Naz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Adli Tıp Kurumu raporunda ölümün “yüksekten düşme” sonucu gerçekleştiği belirtildi. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı, 130 tanığın dinlendiği soruşturma sonucunda “başkası tarafından kasten ya da taksirle öldürüldüğüne dair delil tespit edilemediği” gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.
Baba Şaban Vatan ise olayın başından itibaren resmi anlatıya karşı çıktı. Kızının bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, yaralı halde evinin önüne bırakıldığını savundu. Bu iddiayı destekleyen en önemli detay, olayın hemen ardından 155’e yapılan “bir çocuğa araba çarptı” şeklindeki ihbardı. Vatan’ın iddialarının merkezinde, kazaya karıştığını öne sürdüğü aracın sahibinin dönemin AK Parti MKYK Üyesi ve eski Bakan Nurettin Canikli’ye yakın kişilerden olduğu yer aldı. Şaban Vatan, soruşturma sürecinde siyasi nüfuz kullanıldığını ve delillerin karartıldığını iddia etti.
Bu iddialar üzerine Nurettin Canikli, 25 Şubat 2019’da yazılı bir açıklama yaparak suçlamaları “iftira, yalan ve hakaret” olarak nitelendirdi. Canikli’nin açtığı dava sonucunda Şaban Vatan, “hakaret” ve “kişisel verileri hukuka aykırı paylaşma” suçlarından 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı.
Aile, iç hukuk yolları tükendikten sonra konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. AYM, Eylül 2025’te yayımladığı gerekçeli kararda, soruşturmanın “özensiz ve gereken derinlikte yürütülmediğine” hükmetti ve yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme, aileye 350 bin lira manevi tazminat ödenmesine de hükmetti. Bu karar, yıllardır “adalet istiyoruz.” diyen ailenin iddialarını hukuki düzlemde tescilleyen en güçlü belge olarak kayıtlara geçti.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

NUMAN YILMAZ YİĞİT

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

HÜSEYİN ODABAŞI

Gülistan Doku cinayeti: Soylu'dan tutuklanan vali ...

Hükümet dogalgaz ve elektirik için vatandaşın cebi...

Bir cisim mi yaklaşıyor? Dolar kuru 45 lirayı aştı

Formula 1 geri döndü 5 yıllık mukavele tamam

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun kansere yakalandığı...







