Ezgi Apartmanı davasında haklarında 876'şar yıl hapis cezası istenen sanıklara 8'er yıl ceza

Okuma Süresi 8 dkYayınlanma Cuma, Eylül 11 2026
Paylaş
X Post
Mahkeme, pastane yetkilileri hakkında "bilinçli taksir" suçundan hüküm kurarken, bazı kamu görevlilerine de hapis cezası verdi, üç sanık ise beraat etti. Karar, dosyada "olası kast" tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Ezgi Apartmanı davasında haklarında 876'şar yıl hapis cezası istenen sanıklara 8'er yıl ceza
Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan Ezgi Apartmanı davasında çıkan karara, yakınlarını kaybedenler tepki gösterdi. Depremde 3 yakınını kaybeden Nurgül Göksu, "Benim çocuklarımı kurtaramadınız, bari adaletini sağlayın" diye isyan etti. Mağdur avukatlarından Ahmet Çabukel, kararı veren hakimleri HSK'ye şikâyet edeceklerini ve karara itiraz edeceklerini söyledi.
Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde, Onikişubat ilçesinde bulunan Ezgi Apartmanı'nın yıkılması sonucunda, en küçüğü 6 aylık Asude bebek olmak üzere 35 kişi hayatını kaybetti.
Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, depremde yakınlarını kaybedenler, bazı sanıklar ve taraf avukatları beyanda bulundu. Cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin görüşünü tekrarladı. Duruşma 15 saat sürdü.
Pastane sahiplerine 8 yıl hapis cezası
Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'e son sözlerini sordu. Sanıklar, tahliye ve beraatlerini istedi.
Heyet, Kervancıoğlu ve Pekel'e, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 8'er yıl hapis cezası vererek adli kontrol kararıyla tahliyelerine karar verdi. Aynı suçtan fenni mesul Mehmet Tekin'e iyi hal indirimi uygulayarak 6 yıl 8 ay hapis cezası ve 2 yıl meslekten men cezası verdi.
5 kamu görevlisine 4 yıl 5 ay hapis cezası
Dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri eski İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu, mimar Veli Çifaslan, Onikişubat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Sait Avşar, inşaat mühendisi Ali Gemci ve inşaat teknikeri Mehmet Akif Canlı, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan iyi hal indirimiyle 4 yıl 5 ay 10'ar gün hapis cezasına çarptırıldı.
Heyet, pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı ile dönemin kamu görevlileri mimar Mehmet Dişçeken ve makine mühendisi Mustafa Şirikçi'nin ise beraatlerine karar verdi.
"Asude, sizi Allah'a şikâyet edecek"
Depremde oğlunu, gelinini ve torununu kaybeden Nurgül Göksu, gözyaşları eşliğinde karara, "Asude sizi Allah'a şikâyet edecek" diyerek tepki gösterirken sanık yakınları kararı alkışlayarak karşıladı.
"Benim çocuklarımın ölümüne sebep olanları serbest bıraktılar"
Kahramanmaraş Adliyesi önünde açıklama yapan Nurgül Göksu, "Bu ülke benim çocuklarımın adaletini sağlayacak. Burada Cumhurbaşkanım, Adalet Bakanım... Kolon kesenleri bugün serbest bıraktılar, kolon kesenleri. Ben enkazda kendim kepçeyle kazdım, kolonu buldum. Kendim bulmama rağmen, iddianame 'olası kast'la hazırlanmasına rağmen, mütalaa 'olası kast'la sunulmasına rağmen benim çocuklarımın ölümüne sebep olanları, bugün 703 gün boyunca firar eden, Ankara'da villada tatil yapan Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'i serbest bıraktılar" dedi.
"Benim çocuklarımı kurtarmadınız, bari adaleti sağlayın"
"Benim çocuklarım benim için kıymetli, bunu herkes bilecek" diyen Göksu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ben üç tane pırlantayı o toprağın altına koydum. O üç tane pırlantayı çöp poşetleriyle koydum. Benim evlatlarım çöp müydü de çöp poşetleriyle koydum? Bugüne kadar söylediğim her şeye dikkat ettim, yazdığım her şeye dikkat ettim. Mahkemede bana her lafı söylediler, ben yine onların hiçbirine cevap vermedim. Ben bu kararı kabul etmiyorum. Bu karardan dönülecek. Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel tekrardan tutuklanacak. Tutuklanıncaya kadar da elimden gelen her şeyi yapacağım. Ben benim evladımı nasıl büyüttüm, siz biliyor musunuz? Ben onu nasıl kıymetle büyüttüm, siz biliyor musunuz, yavrum? Asude, 'Allah'a şikâyet et.' Ben bu dünyada da şikâyet edeceğim. Benim çocuklarımı kurtarmadınız, bari adaletini sağlayın ya. Ben bunu kabul etmiyorum, benim çocuklarımın adaletini sağlayın. Kolon kesenleri nasıl serbest bırakırsınız? Yemin ediyorum, bir bidon benzin alır, kendimi yakarım. Yemin ediyorum, bu karardan dönülecek. Bir bidon benzin alırım, sizi de dünyaya rezil ederim. Bir bidon benzin alırım, kendimi yakarım; o zaman görürsünüz bakalım adalet nasıl sağlanırmış. Benim çocuklarımın adaletini sağlayın, ben başka hiçbir şey istemiyorum."
"Türkiye Cumhuriyeti tarihinin kara bir hukuk lekesi"
Mağdur ailelerin avukatı Ahmet Çabukel de yaptığı açıklamada, "Bugün Kahramanmaraş'ta büyük bir rezaleti yaşadık. Kahramanmaraş belki de hukuk tarihinin en büyük rezaletlerinden birini yaşadı. Depremde yerle bir olan Ezgi Apartmanı'nın kolonlarını kesen, tablasını kesen, binanın altındaki duvarları kaldıran, merdiven çıkaran, asma katı büyüten, altına mutfak yapan bir grup... Bir grup suçlu bugün, 35 kişinin öldüğü dosyada 'bilinçli taksir'den 6 yıl, 8 yıl aldı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin kara bir hukuk lekesi olarak şu an tarihe geçti" diye konuştu.
Avukat Çabukel, kararı veren hakimleri HSK'ye şikâyet edeceklerini, karara itiraz edeceklerini ve 35 kişinin hesabının sorulacağını söyledi.
"Ben bugün öldüm"
Apartmanın enkazından yaralı çıkan apartman görevlisi, "Ne bir adalet var ne bir sistem var. Paran varsa, zengin olursan çıkarsın. Yaralıyım, ayaklarımın üstünde zor duruyorum. 35 kişinin vebalini ben çekiyorum. Gözümün önünde kolon kesildi... şikâyet ettim, 'Niye yapıyorsunuz bunu?' dedim. 'Sen karışma' dediler, beni tehdit ettiler. Ben orada görevliydim, beni tehdit ettiler. Kervancıoğlu'nun çalışanları beni tehdit etti; 'Sen karışma, sen kapıcısın' diye beni tehdit ettiler ya. Ya bu adalet nerede ya? Adalet var mı, adalet? Ben bugün öldüm" dedi.