Farzlar üstü farz!
İnsanlar bazen şeytanın sağdan yaklaşmasıyla bazı şeylere takılıp kalıyorlar. Halbuki farzlar üstü farz bir hizmet-i imaniye ve Kur’aniye var…
Emirdağ'ın Veysel köyünden İmam Hafız Namık Şenel diyor ki:
“Bir gün Kaymakam Mehmet Uz Bey, Vaiz olarak Hacı Ali Kılınçalp ve ben Cuma namazı kılmak için Piribeyli’ye gittik. Yukarı Piribeyli’de Hacı Ali Efendi vaaz etti. Ben de hutbe okuyup namaz kıldırdım. Namazdan sonra Kaymakam Bey caminin avlusunda halka hitap ediyor ve Emirdağ Lisesinin yapılması için cemaatten yardım topluyordu. O arada Piribeylili merhum Hacı Hüseyin Efendi, üzerinde ilmî kisvesi olduğu halde bana, ‘Oğlum Hâfız, Kaymakama bu şekilde, hoş geldin desem, bana bir ceza terettüb eder mi?’ dedi. Ben de bu fırsatı kaçırmadım ve buna cevaben ‘Hocam, siz Bediüzzaman’ın sünnetten iki hatâsı var, diyorsunuz. Bugün sen caminin içindesin ve namaza gelmişsin ve Kaymakam da dindar üstelik sizin caminizde yardım topluyor. Sizin bu ilim kisvesiyle bir kaymakama, hoş geldiniz diyemeyecek kadar sönük imanınız nerede? Bediüzzaman’ın ceberut devrinde mahkemelerde ilmî kisvesini çıkarmadan kükremesi nerede? Hatta Afyon Mahkemesinde ikindi namazı biraz geç kalınca namaz kılmak için izin istiyor. Hâkim müsâde etmiyor. Üstad Hazretleri biraz daha bekliyor, yine müsâde istiyor. Yine vermiyorlar. Nihayette artık ikindi namazının vakti tehlikeye giriyor. Üstad, ‘Ben namaz kılacağım. Biz buraya namazın hukukunu müdafaa etmek için geldik’ deyip bir kükrüyor. Bediüzzaman’a ve talebelerine namaz kılmak için müsâde etmek zorunda kalıyorlar. İşte sizin bu güçsüz imanınızla, onun bu iman kuvvetini mukayese edebiliyor musunuz?’ deyince, merhum Hacı Hüseyin Efendi, ‘Çok doğru söylüyorsun!..’ diyerek gözyaşı dökmüştü ve şöyle devam etmişti: ‘Ben, bu zamanın Mürşid-i Kâmili kimdir? Kutbu kimdir? Diye kaç defa istiareye yatmışsam; hepsinde karşıma Bediüzzaman, al bir ata binmiş olarak karşıma çıkmıştır. Ben çok vesveseli bir adamım. Bunun için Bediüzzaman Hazretlerinin sakalı olmadığından ve evlenmediğinden iki sünneti terk ettiğini düşünerek tereddüde düşüyordum. Fakat ben bu konuda büyük hataya düşmüşüm.”
“Üstad Hazretlerinin her hali, her tavrı, her bakışı İslam’a hizmetti. Asırlardır izine tozuna rastlanmayacak muhterem bir zattı. Üstad Hazretlerinin durumunu gördüğüm zaman Peygamberimizi (S.A.S.) hatırlardım. Zübeyir Ağabeyin sadakatini gördüğüm zaman Hz. Ebu Bekir Efendimizi, Mustafa Sungur’un celâletine bakar Hz. Ömer Efendimizi hatırlarım. Ceylan Çalışkan rahmetliyi de çok severdim. Kendisi çok zeki bir insandı. Ona, ‘Sen neden imtihanlarda hep on alıyorsun’ diye sormuşlar. O da ‘Ondan fazla notunuz olmadığından her zaman on alıyorum’ diyerek nükteli bir cevap vermiş. Bu hazır cevaplılığından dolayı soranları güldürmüş.
“Bir gün Üstad Hazretlerinin arkasında öğle namazı kılıyorduk. Üstad namaza başladığı zaman sanki yok olmuştu. Hani Hz. Ali namaza durunca vücudundaki oku çıkarmışlardı ya… Aynen onun gibi Üstad Hazretleri de kendinden geçmişti. Onun namaz kılışını görünce kendimden hicab duyup utandım. O namazın lezzetini hâlâ unutamam.”
Evet, NAMAZIN HUKUKUNU MÜDAFAA, zindanlara girenin namazı da öyle olur elbette…
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

CUMA KARAMAN

SAFVET SENİH

NUMAN YILMAZ YİĞİT

ERTUĞRUL İNCEKUL

ORHAN KESKİN


Mahsun Kırmızıgül: Eskiden orta direk olan hakim, ...

AKP'de 'Fatma Betül Sayan Kaya' paniği: WhatsApp g...

Rusya iki gündür Kiev'i yoğun füze atışlarıyla vur...

Irak'ta tarihi gün: ABD askeri 23 yılın ardından ü...

İran, ABD'nin son teklifini tartışıyor: Arakçi, Pe...







