Hizmet Hareketi öğretmenlerini farklı kılan özellikler

Hizmet Hareketi’nin daha önce de ifade ettiğimiz gibi sabit bir eğitim modeli yoktur ama “İçine girdiği her eğitim sistemini müspet yönde geliştirecek eğitim kriterleri ve normları vardır.” Bu eğitim normlarının öğretmende karakter eğitimi olarak öne çıkan bazı yönlerini sizlerle paylaşmaya çalışacağım; “Hizmet değerleriyle yetişmiş öğretmen” faktörünü böylece ele almış olacağız.
Bu noktada Hizmet eğitim anlayışında öğretmen sadece bir bilgi
aktarıcısı değildir. O, aynı zamanda bir değer taşıyıcısı, bir karakter mimarı
ve bir gönül insanıdır. Bu vasıfların şekillenmesinde ise evrensel ahlakın da
temel kavramlarında farklı ifadelerle yer alan Fethullah Gülen Hocaefendi’nin
eğitim felsefesinde olmazsa olmaz olarak karşımıza çıkan; isar, ihlas, itkan, fütüvvet ve ihsan gibi
değerler dikkatimizi çeker.. Hizmet Hareketi’nin eğitim atmosferinde yetişmiş
öğretmenler bu kavramları sadece teorik olarak öğrenmez; onları hayatlarının
doğal bir parçası haline getirerek öğrencilerine yaşayarak gösterirler.
Öğretmen Yetişmesinde Işık Evler: Değerlerin
Filizlendiği Mekân
Hizmet eğitimcisi öğretmenlerinin yetişme süreci henüz öğrenci
dönemlerinde “ışık evlerde” başlar. Bu evlerde kalan genç eğitimci adayları hem
kendilerini geliştirir hem de kendi ilgi alanlarındaki gençlere ablalık ve
abilik yaparlar. Bir diğer ifadesiyle onlar; bir yandan ablaları ve abileri
tarafından yetiştirilirken aynı zamanda kendi alt gruplarına “rehber ablalık ve
abilik” yaparlar. Bu yetişme ve yetiştirme süreci o kadar kıymetlidir ki bu
filizlenme döneminde kazandıkları değerler; onların öğretmenlik hamurunun
yoğrulmasındaki temel mayayı oluşturur. Işık evleri bir yönüyle de Peygamber
Efendimizin ilk tebliğ yıllarındaki “Darülerkam” evine benzetebiliriz.
Bu evlerde gelişen en önemli karakter özelliklerinden biri isar ruhudur.
İsar, insanın kendi ihtiyaçlarını geri plana iterek başkasını tercih etmesidir.
Işık evlerinde kalan gençler çoğu zaman sınırlı imkânlarla yaşarken bile
arkadaşlarının ihtiyaçlarını öncelemeyi öğrenirler. Bu ruh zamanla onların
öğretmenlik hayatına da yansır. Hizmet öğretmeni için öğrencinin başarısı kendi
başarısından önce gelir; öğrencinin gelişimi onun şahsi konforundan daha
değerlidir.
Bir öğretmenin öğrencisi için geç saatlere kadar çalışması, onun
problemlerini dinlemesi, hatta bazen kendi hayat planlarını bile öğrencilerin
geleceği için yeniden şekillendirmesi işte bu isar ahlakının eğitimdeki
tezahürüdür.
Eğitimde İhlas: Niyetin Saflığı
Bu yetiştirilme döneminde ve daha sonraki eğitim çalışmalarında
kazanılan değerler; aynı zamanda eğitim ve öğretim hayatlarındaki normların
şekillendiği bir beslenme ve uygulama sürecinde de temel katalizörlerdir.
Öğretmen yetişme dönemi aslında evrensel değerleri de kucaklayan; Kur’an ve
Sünnetin merkezde olduğu.. Risale-i Nurların, Pırlanta Serisinin ve yine
Hocaefendi’nin sohbetlerinin Hizmet eğitim kuşağında şekillendiği bir pişme ve
yetişme sürecidir. Gelin şimdi Hocaefendi’nin hizmet otağında demlenen bu
eğitimcilerin misyonunu birazcık anlamaya çalışalım.
Bu misyonun merkezinde ihlas vardır. İhlas, yapılan işin yalnızca Allah
rızası için yapılmasıdır. Hizmet eğitim anlayışında öğretmenlik bir kariyerden
ziyade bir adama ve adanma meselesi olarak görülür. Öğretmenin en büyük
sermayesi ise samimi niyetidir.
Öğretmenlik peygamber mesleğidir. Efendimiz (SAS), “Ben ancak bir
öğretmen olarak gönderildim.” diye buyurarak gerçek öğretmenlerin “her yönüyle
mükemmel ve iyi bireyler” yetiştirmeye kendilerini adamış “ideal rehberler”
olduklarına işaret etmiştir.
Muhterem Hocaefendi bu hususu şöyle ifade etmektedir:
“Muallim, doğumdan ölüme kadar, bütün bir hayat boyu, hayatı
şekillendiren kudsî üstattır. Milletine, kader programında rehberlik yapıp,
ahlâk ve karakterini yücelten ve ona ebediyet şuurunu aşılayan, melek
soluklarının mihraklaştığı bu üstün varlığa denk yeryüzünde ikinci bir yaratık
gösterilemez. Muallimin, ferd üzerinde tesiri, anne, baba ve cemiyetin
tesirinden kat kat üstündür. Aslında, anneyi de, babayı da, hatta cemiyeti de
yoğuran odur. Onun elinin, içine girmediği her hamur tatsız ve tuzsuz sayılır.”
Bu perspektiften bakıldığında öğretmenin yaptığı iş, sıradan bir meslek
değil; aynı zamanda bir manevi sorumluluktur. İhlasla yapılan eğitim
faaliyetleri toplumun ruhuna dokunan kalıcı etkiler meydana getirir.
İtkan: İşini En Güzel Şekilde Yapmak
Bediüzzaman Hazretleri de muallimin eğitim ve yetiştirmedeki
ehemmiyetini şu şekilde ortaya koyar:
“Şu zamanın dindar bir muallimine, eski zamanın velîleri nazarı ile
bakıyorum. Çünkü eski zamanda dinî terbiye; ebeveyne verilmişti, bu zamanda o
vazife muallimlere verilmiş. Muallimin iyisi çok iyi, fenası da çok fena. Çünkü
masum çocuklar muallimlerine çok dikkat ederler, âdeta mıknatıs gibi
hocalarından ne görürse, iyiyi de, fenayı da çekerler. Muallimin iyisi minare
başında, kötüsü kuyu dibindedir. Muallimler için ortası yoktur, ya âlay-ı
illiyyînde veya esfel-i sâfilîndedirler. Eğer vaktim olsa, her gün muallime
(eğitimlerini teşvik için) on altın lira veririm. Çünkü dünyada benim çocuğum
olmadığından, bütün dünyadaki çocuklarla şefkat cihetiyle alâkadarım.”
Bu sözler öğretmenin sorumluluğunu açıkça ortaya koymaktadır. İşte bu
sorumluluğun hakkını verebilmek için Hizmet eğitim anlayışında bir diğer önemli
kavram itkandır. İtkan, yapılan işi en güzel ve en mükemmel şekilde yapma
gayretidir.
Bir Hizmet öğretmeni için itkan; dersine iyi hazırlanmak, öğrencilerin
seviyesini doğru analiz etmek, pedagojik yöntemleri en iyi şekilde kullanmak,
öğrencisini kalp-kafa bütünlüğü içerisinde yetiştirmek, hayatında bizzat
yaşadığı güzel karakter unsurlarını anlatmak,
bu alanlarda sürekli kendini geliştirmek anlamlarına gelir.
Alanı matematik olan bir öğretmen matematiği en iyi şekilde öğretmeli;
fizik öğretmeni fiziğin inceliklerini öğrencilerine sevdirmelidir. Aynı zamanda
öğrencilerin manevi, psikolojik ve
sosyal gelişimlerini de gözetmelidir. Çünkü eğitim sadece bilgi vermek değil,
insan yetiştirmektir.
Fütüvvet: Fedakârlık ve Yiğitlik Ahlakı
Üstad Bediüzzaman ve Hocaefendi’nin hayatında da bu tür kucaklama
örneklerine sıkça rastlanmaktadır. Hocaefendi mevzuya muhteşem bir bakış
getirmiştir:
“Muallimin elinde madenler saflaşır, som altına ve pırıl pırıl gümüşe
inkılâp eder. O esrarlı elde en ham ve en değersiz şeyler, bîhemtâ elmaslar
hâline gelir. Hiçbir fabrika onun kadar seri ve onun kadar sistematik olarak iş
göremez. Karşısına aldığı yüzlerce insana, bir anda bütün duygu tayflarını
intikal ettirmek ve onların varlıkları içinde ikinci bir varlık hâline gelmek,
muallimden başka kimseye müyesser olmamıştır.”
Bu dönüşümü sağlayan öğretmenin karakterinde ise fütüvvet dediğimiz
yüksek ahlak önemli bir yer tutar. Fütüvvet; yiğitlik, fedakârlık, başkası için
yaşama ve yüksek ahlak anlamına gelir.
Hizmet öğretmeni çoğu zaman dünyanın farklı coğrafyalarına giderken
büyük konforları terk eder. Bazen dilini bilmediği ülkelerde eğitim
faaliyetleri yürütür. Bu fedakârlıklar sadece bir meslek aşkıyla açıklanamaz;
bu, ancak fütüvvet ruhuyla izah edilebilir.
İhsan: her an Allah’ın huzurunda olma
hassasiyetiyle yaşamak…
Branşı ne olursa olsun “rehber” vasfı olmayan fertlerin bu meslekte
bulunması; toplum, okul, aile ve öğrenci zaviyesinden telafisi mümkün olmayan
yaralara yol açmaktadır. Bu hususu Hocaefendi şu şekilde ifade etmektedir:
“İnsanın önce kendini keşfetmesi lazım. “Nefsini bilen Rabbini bilir.”
beyanından hareketle, insan nerede hangi seviyede olduğunu bilmeli ki bu çok
önemlidir. Kimseyi aldatmanın bir manası yoktur. Yorumlara tevillere girmek
kimseye bir şey kazandırmaz. Her insan davranışları ile kendi tabiatının
rengini aksettirir. Öyleyse önce onun keşfedilmesi gerekir. Bunu bilmeli sonra
da bu tabiatı terbiye etme cihetine gitmeliyiz”
Bu noktada Hizmet eğitim anlayışında öğretmenin hayatını şekillendiren
en üst değerlerden biri de ihsan kavramıdır. İhsan; insanın Allah’ı görüyormuş
gibi yaşaması, her işini en güzel şekilde yapması demektir.
Bir öğretmen ihsan bilinciyle hareket ettiğinde: dersini sadece görev
olduğu için değil sorumluluk olduğu için anlatır, öğrencilerine sadece bilgi
değil değer kazandırır, davranışlarıyla örnek olur.
Öğretmen: Değerlerin Canlı, Yaşayan Örneği
Bir öğretmen, alanında yani; fen, sosyal bilimler veya dini ilimlerden
hangisinde faaliyet sürdürüyorsa o dalda kendini mükemmel şekilde
yetiştirmelidir. Ayrıca sınıf yönetimi ve öğrencilerle pedagojik ilişkilerde de
kusursuz bir performans ortaya koymalıdır…
Yukarıda izah etmeye çalıştığımız hususlar ideal bir eğitimcinin
üzerinde taşıması gereken temel kriterlerdir. Ancak bunların yanı sıra;
“değerler eğitimi” de dediğimiz insani, evrensel ve manevi değerlerle bezenmiş
“rehber öğretmen” hususiyetlerini taşıyan “hakiki muallimler” ancak Hizmet
Hareketi’nin eğitim anlayışını temsil edebilir.
Diğer yandan öğretmen “salih daire” çizgisinde bir hayat yaşamalı;
iyilik, güzellik, doğruluk adına ne kadar seçkin vasıflar varsa bunları sevgi
hamuruyla yoğurup “rıza güzergahında tahkik yolculuğuna” devam etmelidir.
Öğretmen, daima “müsbet hareketi” kendisine düstur edinmeli, “reaksiyoner”
değil “aksiyoner” insan olmayı adeta huyu haline getirmelidir. Herkesi
kucaklamalı, en zıt davranışlara karşı bile kucağını açmayı bilmelidir.
İşte bu noktada isar, ihlas, itkan, fütüvvet ve ihsan kavramları
öğretmenin karakterinde birleştiğinde ortaya farklı bir eğitim anlayışı çıkar.
Bu modelde öğretmen: isar ile öğrencisini kendine tercih eder, ihlas ile
yaptığı işi sadece hak rızası için yapar, itkan ile mesleğini en mükemmel
şekilde icra eder, fütüvvet ile fedakârlık ve adanmışlık gösterir, ihsan ile
her an ilahi murakabe bilinci içinde yaşar.
Sonuç olarak Hizmet eğitim anlayışında öğretmen sadece bilgi veren bir
kişi değil; aynı zamanda ahlak, karakter ve insanlık inşa eden bir rehberdir.
Onun sınıfı bir derslikten ibaret değildir; bazen bir gönül mektebi, bazen bir
karakter atölyesi, bazen de bir umut ocağıdır.
Ve belki de bu yüzden gerçek öğretmenler dünyanın neresine giderse
gitsin, gittikleri yerde sadece ders anlatmazlar; insan yetiştirirler, gönüller
kazanırlar ve geleceği inşa ederler.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ORHAN KESKİN

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL












