KHK’ların ağır bilançosu: Binlerce kişi ihraç edildi, bazıları ancak öldükten sonra aklandı

Okuma Süresi 4 dkYayınlanma Pazartesi, Temmuz 20 2026
Paylaş
X Post
OHAL döneminde yayımlanan KHK'larla 110 bin 778 kişi kamu görevinden ihraç edilirken, yalnızca 3 bin 604 kişi görevine iade edildi. Yıllarca süren hukuki süreçte birçok kamu emekçisi ekonomik ve psikolojik baskılar altında yaşamını yitirdi; bazıları ise haklı bulunmasına rağmen göreve iade kararını ancak ölümünden sonra görebildi.
KHK’ların ağır bilançosu: Binlerce kişi ihraç edildi, bazıları ancak öldükten sonra aklandı

15 Temmuz’un ardından ilan edilen OHAL sürecinde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) kamu görevinden ihraç edilen binlerce kişinin yaşadığı mağduriyet, aradan geçen yıllara rağmen tartışılmaya devam ediyor. Yeni paylaşılan veriler, ihraç edilenlerin önemli bölümünün ağır ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu.

Verilere göre OHAL döneminde 110 bin 778 kişi kamu görevinden çıkarıldı. Bu kişilerden yalnızca 3 bin 604’ü daha sonra görevine iade edildi. Ancak birçok kişi için iade kararı, yaşamını yitirdikten sonra geldi.

Rapora göre ihraç edilen kamu çalışanlar sadece işlerini değil, sosyal güvencelerini ve çalışma imkanlarını da büyük ölçüde kaybetti. “Sivil ölüm” olarak tanımlanan süreçte birçok kişi iş bulmakta zorlandı, ekonomik sıkıntılar yaşadı ve ağır psikolojik baskıyla mücadele etti. Bazıları hastalıklarla yaşamını sürdürmeye çalışırken, bazıları geçimini sağlamak amacıyla güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kaldı.

KHK mağdurları arasında göreve iade kararını göremeden hayatını kaybeden çok sayıda kamu emekçisi bulunuyor. Bunlardan biri olan SES Malatya eski Şube Eş Başkanı Bülent Uçar, ihraç edildikten sonra yaşamını yitirdi; OHAL Komisyonu ise ölümünden yaklaşık iki buçuk yıl sonra göreve iadesine karar verdi. Benzer şekilde BES Diyarbakır eski Şube Başkanı Ahmet Çoban, Necdet Kalkan, Salman Taş, Mücahit Karataş ve başka birçok kamu çalışanı için de göreve dönüş kararları ölümlerinin ardından verildi.

Süreçte yalnızca sağlık sorunları değil, ekonomik koşulların da ölümlerde etkili olduğu örnekler dikkat çekti. Eğitim Sen üyesi öğretmen Aslan Duman, ihraç edildikten sonra geçimini sağlamak için çalıştığı inşaatta meydana gelen iş kazasında yaşamını yitirdi. Barış Akademisyeni Dr. Mehmet Fatih Tıraş ise ihraç sürecinde yaşadığı baskılar nedeniyle yaşamına son verdi. Öğretmen Gökhan Açıkkollu ise gözaltında hayatını kaybettikten sonra hakkında yürütülen işlemlerde aklandı.

Evrensel’in haberine göre ayrıca KHK sürecinin en dikkat çeken yönlerinden birinin, bazı kişilerin yaşamını yitirmiş olmalarına rağmen ihraç listelerinde yer alması olduğu belirtildi. İsim benzerliği nedeniyle yanlışlıkla ihraç edilen kişilerin bulunduğu, yıllar sonra yapılan düzeltmelerle bu hataların ortaya çıktığı ifade edildi.

KHK mağduriyetleriyle ilgili tartışmalar sürerken, hak örgütleri ve sendikalar geciken adaletin yol açtığı zararların telafi edilmesi, hak kayıplarının giderilmesi ve mağduriyetlerin tamamen ortadan kaldırılması çağrısını yinelemeyi sürdürüyor.