Kızıl İcaz ve Talikat

Birinci Dünya Savaşında Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin talebelerinden Molla Habib, İşârâtü’l-İ’caz Tefsirinin katipliğini yapmıştır. Molla Habib, Doğubeyazıtlı idi. Talikat isimli eserin de katibi Molla Habib idi. Müdakkik bir âlim olan Hafız Hâlid Hoca şöyle demektedir: “İlm-i mantıkta, İbn-i Sînan’ın yazdıklarından geçecek Talikat namında hârika bir risalesi var. (Üstad Bediüzzaman) İşkal-i mantıkıyeyi, kıyas-ı istikrâî cihetiyle on bine kadar ulaştırıp, hiçbir âlimin yetişemediği geniş bir ihata derecesi göstermiştir.”
Kastamonu Lâhikasında ise Üstad “Eski Said’in ilm-i mantık noktasında bir şaheser hükmünde bulunan matbaada basılmamış Talikat’tan süzülen Kızıl Îcaz isimli harika bir kitap, müdakkik âlimleri hayrete, dikkate ve beğenmeye sevk etmiştir. Bu mantık risalesi olan Kızıl Îcaz’ın Risale-i Nur ile bağlanmasına ve şakirtlerinin, âlimler kısmının nazarına gösterilmesine lâyık gördüm. Fakat çok derindir. Bu günlerde (Mehmed) Feyzi’ye bir parça ders verdim. Belki bir zaman Feyzi kendisi, başkasının da anlaması için dersini Türkçe olarak kaleme alacak.” diyor. Fakat bu mümkün olmamıştır.
Abdülmecid Nursî Ağabeyimiz, hocası ve ağabeyi Üstad Hazretlerine kitabın Talikata yazdığı öne notlarında şöyle demektedir: Hazret-i Seyda’ya! Merhum ve şehid Molla Habib’in el yazısıyla ‘Burhan-ı Gelenbevî’yi okurken yazdığı Talikat namıyla takriratınızı (verdiğiniz dersleri) takdim etmekle, ellerinizden öper, duanızı isterim.
“Ey bu ibret verici sayfalara (Abdülmecid) bakan zat (Yani ey okuyucu)! Birinci Cihan Savaşından evvel Van vilayetinde, Bediüzzaman talebelerine, bilhassa kardeşi ve Molla Habib’e ders verirken mantık ilmine dair yazdıkları ve henüz ikmal edemedikleri iki adet eserlerinin müsveddeleridir.
“Zaman selleri içinde her iki kardeş birbirinden ayrıldılar. En nihayet Abdülmecid namındaki küçük; Ürgüp Müftüsü olup 1940’ta Ürgüp’e geldi.
“Bu müsveddeleri o zamanın yadigarı olarak muhafaza etmekte idi. Fakat heyhat!.. Sümme heyhat o da gitti, o da gitti. Zaman da geçti, gitti.
“Acaba bu müsveddeleri açıp okuyacak bir kimse olacak mı ve öyle bir zaman gelecek mi?
“Heyhat! Heyhat!
“Tâ be mahşer mihnet-i derd ü gamla gezerim.
Bu bize bir çiledir, ey gül kaderle çekerim.” (Abdülmecid)
“Bu Risaleyi, ders halkasında bulunan en sevdiği Habib namında bir talebesi yazdı. Habib, Burhan-ı Gelenbevi’yi okurken Bediüzzaman’ın takrirlerini hâşiye şeklinde yazardı. Bu da 1329 (1913)’te idi. Birinci Cihan Harbi koptu. Bediüzzaman ile Habib vaiz sıfatı ile Van Tugayıyla beraber Erzurum cephesine gittiler. Bir sene sonra dönüp Van’a geldiler. Ermeniler tarafından Van alındı. Bizler de Gevaş kazasına çekildik. Habib orada şehid oldu.
Habib’in el yazısıyla ve Bediüzzaman ifadesiyle yazılan şu Risaleyi muhacerat esnâsında memleketten memlekete, şehirden şehire çıkıp girmek neticesinde 1940’ta Malatya’dan Ürgüp’e Müftülük memuriyetiyle getirdim.”
(1951-Abdülmecid)
Not: Talikat, 2022’de Prof. Dr. Niyazi Beki tarafından tercüme edildi. Kızıl Îcaz ise 2020’de yine Prof. Dr. Niyazi Beki tarafından tercüme edilmişti.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

ABDULLAH AYMAZ

ŞERİF ALİ TEKALAN

KADİR GÜRCAN


