Özgür Özel'den iddialı seçim hedefi: 'Yüzde 60-70'le iktidar olacağız'

Kırıkkale’de vatandaşlara seslenen Özgür Özel,
2024 yerel seçimlerinde verdikleri desteklerden dolayı teşekkür etti.
AKP’nin kurulduğu günden bu yana ilk kez ikinci parti olduğunu kaydeden
Özel, “Mücadele iktidarı bırakmak istemeyenlerle onlardan kurtulmak
isteyen millet arasındadır” ifadelerini kullandı. Ekonomik sorunlara
dikkat çeken Özel, “Emekli, maaşını kiraya verse aç kalıyor, karnını
doyursa dışarıda kalıyor” dedi.
YA PARTİMİZİ GERİ ALACAĞIZ YA DA YENİ BİR YOL AÇACAĞIZ
Ankara
Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’ye ilişkin “mutlak
butlan” dosyası ve karara ilişkin iptal başvurusu kararın üzerinden 56
gün geçtikten sonra Yargıtay’a ulaşmasına değinen Özel, kararın
zamanlamasına tepki gösterdi.
Özel, “Kararı alan mahkemenin
başkanı, yukarıdan kendisine verilen talimatlara uygun olarak tam 57 gün
dosyayı elinde tuttu. Bugün öğle saatlerinde dosyayı Yargıtay’a
gönderdi ki hakkımızı arayamayalım. Normalde 1 hafta 10 gün içerisinde
yollaması lazımdı. Gözümüz Yargıtay’da. Yargıtay ya bu tarihi hatadan
dönecek ya da bu milletin iktidar umutların yapılmış bu darbeyi
görüşmeden sonbahara bırakacak. Asla umutsuzluğa kapılmayın,
hazırlığımızı yaptık. Ya partimizi geri alacağız ya da yeni bir yol
açacağız” dedi.
Özel’in açıklamalarının tamamı şöyle:
“Değerli
Kırıkkaleliler iki yanımda sizin iki evladınız, benim iki kardeşim, iki
yol arkadaşım var. Bir tarafta İl Başkanımız Onur Başkanım, bir tarafta
Belediye Başkanımız Ahmet Önal Başkanım. Ben ikisini bir günde tanıdım.
2018 seçimlerine gidiyoruz, İl Başkanımız Ahmet Önal aday oldu, beni
davet etti. O günlerde de Onur, il Başkanlığı görevini üstlendi.
Kırıkkale zor yer. Geldim, Üçyol’da, böyle bir üç yolda Kırıkkalelilerle
bir araya geldik. Onur’u görünce, Ahmet’i görünce, Ahmet’in elini ben
kaldırınca sizin gözlerinizdeki heyecanı, alkışlarınızdaki şiddeti,
inancı gördüm ve dedim ki Ahmet Başkanıma ‘Bu iş olabilir.’ Bana dediler
ki ‘Gerçekten biz inandık, siz de gördünüz.’ Sordum size, ‘Seçecek
misiniz?’ Dediniz ki ‘Seçeceğiz.’ O gün siz seçtiniz, milletvekili oldu.
Çok başarılı bir dönemden sonra tekrar seçildi ama siz onu Kırıkkale’ye
geri çağırdınız. Genel Başkanlığımda baktım, Kırıkkale’de Ahmet Önal’a
olan teveccüh ki 2014 seçimlerinde kendi adayımızla yüzde 2,5 oy
aldığımız günleri hatırlıyoruz. Ama 2024’te bu il başkanı, milletvekili
uyumu ile milletin derdine dertlenen evlatların Kırıkkale’de duyduğu,
gördüğü teveccühle gördüm ki Kırıkkale, Ahmet Önal’ı belediye
başkanlığına, şehrin emin insanı olmaya davet ediyor. Örgüt istedi, siz
istediniz. Biz teklif ettik. Ahmet Önal görevi kabul etti ve il
olduğundan beri Kırıkkale’de Cumhuriyet Halk Partisi belediyeyi 1989’dan
beri ilk kez kazandı. Yüzde 50 oyla kazandı. Hepinize teşekkür
ediyorum. Burası öyle – böyle bir şehir değil. Çalışınca olduğunu, her
geçen gün güçlenilebileceğini, önemli olan mütevazi siyasetin, kavganın
değil hizmetin, göz hizasında siyasetin, sokakta temas ederek, el
sıkarak, konuşarak, dert dinleyerek siyasetin partiyi nerelere
getirebileceğini, bütün ezberlerin nasıl bozulacağını gösterdiğimiz bir
kenttir Kırıkkale. Hepinize teşekkür ediyorum. 260 bin nüfusun yanında
şuracıkta, Ankara’da bir Kırıkkale daha yaşıyor. 200 bin hemşeriniz
orada yaşıyor.
YENİ NESİL SİYASETTE KAZANMAK VAR
Değerli
Kırıkkaleliler. Biraz önce söyledim. Ben Ahmet’le, İl Başkanımızın
2018’den itibaren gelen dostluğuyla, örgütümüzün birbirine sahip
çıkmasıyla, önce milletvekilliği dönemi, sonra belediye başkan adaylığı
ile birlikte her geçen gün Kırıkkale’de biz iyiye gittik. Ben her davet
edildiğimde gelmeye çalıştım. Seçimlerde Balışeyh’e geldik, Hacılar’a
gelip orada belde binası açtık. Sulakyurt’a geldik. Hacılar’da belde
binası açarken söz aldım onlardan. ‘Bakın buraya geldim bina açtım ama
birinci parti olacak mıyız?’ Olduk mu? Hacılar’a bir kocaman alkış. Bu
seçimlerde bu şehirde hiçbir sandıkta ikinci olmadık. O yüzden Ahmet,
benim gözümde Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni nesil siyasetinin en
önemli neferlerinden bir tanesidir. Ne var yeni nesil siyasette?
Kaybetmeyi kabul etmemek var. Asla geride kalmamak var. Sandık sandık,
sokak sokak birinci olmak var. Kaybetmek yok, kazanmak var.
Kırıkkale’de
belediye hizmetlerine bakınca da efendim içme suyunda, kanalizasyon
şebekelerinde, yolların düzenlenmesinde, kilit taşlarında, bordürlerinde
her birisinde görülmemiş işlerin iki sene içinde çok hızlı şekilde
yapıldığını gördük. ‘Su sorunu var’ deniyordu, bu şehrin gündemiydi.
Yeşil Vadi’ye yapılan 27 milyonluk yatırımla, bir anda Yeşil Vadi Su
Birliği’ne yapılan yatırımla su kesinti sorununun yüzde 75’inin hızla
çözüldüğünü ve sorunun büyük oranda halledildiğini hep birlikte gördük.
‘Sosyal belediyecilik’ dedik. Bakıyorum, Kırıkkale Kart’la 5 binin
üzerinde kişiye sosyal destek veriliyor. Çarşı – pazar desteği
veriliyor. Pazara çıkacak olana çarşı – pazar desteği veriliyor. Nakit
katkılar veriliyor. YKS’ye girecek öğrenciye sınav başvuru parası lazım.
2 bin küsur öğrenciye onlar veriliyor. İmkanların kıt olduğu, borçlu
olarak alınan ama artık borçların neredeyse bittiği ve şehrin,
belediyenin ekonomik olarak da ayağa kalktığı bizi gururlandıran, sosyal
belediyecilik uygulamalarını yaptığını görüyoruz. Hem Ahmet Başkan’a
hem belediye meclis grubumuza hem de hangi partiden seçilirse seçilsin
bütün belediye meclisi üyelerine yürekten teşekkür ediyoruz. Bundan
sonra da buraya hizmet etmeye, çalışmaya devam edeceğiz.
YÜZDE 25’LERDE KALSAK, KİMSE BİZİMLE UĞRAŞMAZDI
Tabii
bugün buraya geldik, bir kamyonet kasasının üzerinden derme – çatma bir
ses sistemi ile konuşuyoruz. Sebebi şu; biz nasıl Kırıkkale’de yüzde 50
oy aldıysak, Ege’de toplam dokuz ilin dokuzunu kazandıysak,
Kastamonu’yu kazandıysak, Kilis’i kazandıysak ve Türkiye’nin yüzde
65’ini kazandığımız doğru adaylarla, doğru çalışma yöntemiyle, gençlere
güvenerek, kadınların önünü açarak, hep birlikte kapı kapı, sokak sokak
çalışarak yüzde 65’ini aldık. 31 Mart günü, 47 yıl sonra kurulduğu gün
gibi Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi yaptık.
Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden beri ilk kez ikinci parti
oldu. Yolda gelirken konuşuyoruz. ‘Parti bu noktaya gelmiş ama şimdi
başımıza gelene bak’ diye konuşuyoruz. Dedim ki Başkanıma, ‘Bu yüzden
oluyor. Cumhuriyet Halk Partisi yenilgiye itiraz etmese, yüzde 25’lerde
kalsa, gözünü 50 + 1’e dikmese, yerel seçimleri silip süpürmese,
yapılacak ilk seçimde iktidar olacağı tüm anketlerde görülmese kimse
bizimle uğraşmazdı. Yapılan iş Cumhuriyet Halk Partisi’nin parti içi bir
müdahalesi değildir. Yapılan müdahale sarayla iktidarı bırakmak
istemeyenlerle artık onlardan yorulmuş millet arasındadır. Bunun için
bugün aldığı emekli maaşıyla geçinemeyip burada ‘Kurtar bizi’ diye
bağıran emeklilerin ki Türkiye’nin çalışana yakın emeklisi olan bir
kentindeyiz. 70 bin çalışan var, 62 bin emeklisi var Kırıkkale’nin. ‘23
bin 500 lirayla bundan sonraki altı ayda geçinin’ diyorlar. Emekli,
maaşı kiraya verse aç kalıyor, karnını doyursa sokakta kalıyor. Bu
kentte asgari ücret 28 bin lira, açlık sınırının altında. Bu kentte
yoksulluk sınırını geçmek için beş kişi bir araya gelse, beşi birleşse
yoksulluk sınırını geçemiyor. Dördü ‘Ben yokum’ dese, maaşın öbürüne
bağışlasa, yoksulluk sınırını geçemiyor.
21 Haziran 2021’de
buradaydım ben. MKE özelleştirilirken. O gün yanımda bugün
milletvekilimiz olan, o gün Demokrat Parti’den milletvekili olan Cemal
Enginyurt da vardı. ‘Ayrı siyasi partilerdeniz, aramızda geçmişte kavga
da oldu. Ama bugün tarihin doğru yerindeyiz, doğru taraftayız.
Özelleştirmenin karşısında, MKE’nin ve Kırıkkale’nin yanındayız’
demiştim. O gün 6 bin 500 olan çalışan sayısı 4 bin 250’ye düştü. Bugün
Kırıkkale’de savunma sanayii için atılan hangi olumlu adım varsa ben
arkasındayım, biz arkasındayız. Elimizden gelen desteği veriyoruz. Ama
bugün işçi sağlığı ve iş güvenliği noktasında, işçilerin özlük hakları
noktasında, güvence noktasında, istihdam noktasında özelleştirmenin
bedellerini ödemeye devam ediyoruz. Bu kenti var eden Cumhuriyet’in
vizyonudur; buraya MKE’nin kurulmasıdır, TÜPRAŞ’ın kurulmasıdır. Bu
kent, bu sene yapılan sanayi şehirlerine ilişkin planlamanın dışında
bırakılmıştır. Oysa bu kent üretimiyle, ihracatıyla 70’incidir. Bu
kentin sanayii planlamasının dışında bırakılması kabul edilemez.
Kırıkkale’nin durumu çok enteresan. Bu şehir devletine kepçeyle veren
ama devletin maalesef çay kaşığıyla geri verdiği bir noktada. Yüzde 80
vergi ödeme oranı var burada. Türkiye’nin en iyi oranlarından biri. Ama
10 milyar liranın üzerinde vergi ödemiş, aldığı hizmet 625 milyon lira.
Yani 15 kat vergi ödeyip, bir kat hizmet alıyor. Öyle şehirler var;
ödediği verginin iki katı – üç katı hizmet alır. Bu şehir 15’te biri
kadar alıyor. Onun için nasıl belediyede Kırıkkale’ye geldiysek,
yapılmadık hizmetleri yaptıysak, borçları kapattıysak, yüzleri
güldürdüysek, şehrin sorunlarını çözüp yoksulun, orta direğin umudu
haline geldiysek Kırıkkale çok beklemeyecek. Yapılacak ilk genel
seçimlerde Kırıkkale’den iki milletvekilini kesin çıkaracağız.
Türkiye’de yüzde 60-70’le iktidar olacağız. Peki üç olsun… Ben
‘Kırıkkale’den milletvekili çıkaracağız’ deyince inanmayanlar vardı. Siz
inandınız, söz verdiniz, oldu. ‘Belediyeyi alacağız’ dedim. İnandınız,
oldu. Şimdi ‘İki’ diyorum ‘Üç’ diyorsunuz. Üç milletvekiline söz veriyor
musunuz? O zaman daha önce geldiğimizde hep bir önceki gelişimizdeki
birbirimize sözümüzü tuttuğumuzu hatırlıyorsak bir gün yine geleceğim,
bak size şunu söyleyeyim. O gün çok daha iyi imkanlarımız olabilir ama
bak bu aracı unutmayın. Ben buraya iktidar partimiz Genel Başkanı olarak
geleceğim ve bu açık kasanın üstüne bir daha çıkacağım.
ÇIKTIĞIMIZ YOL EMEKLİ EZİLMESİN DİYE
Değerli
Kırıkkaleliler şimdi bu yürüyüşümüz, bu çıktığımız yol bu emekliyi bir
daha ezilmeyen, sömürülmeyen hale getirmek için. Bu iktidar geldiği gün
en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Şimdi 1,5 asgari ücret desen
kimse inanmaz. Daha beterini söyleyeyim, daha çarpıcısını söyleyeyim.
Bakın bu köşede kuyumcu var. 2002 yılında en düşük emekli maaşını çeken
emekli bu kuyumcuya geldiğinde 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün 23 bin
lira maaşı çekecek daha çekmedi. Yeni geçti, geçen ay 20 bin liraydı en
düşük emekli maaşı. Geldi. Buradan altın alıyor mu? 2 çeyrek altın
alıyor. 8 çeyrek altından 2 çeyrek altına gerilemiş emekli maaşı. Bu
iktidar gelmeden önce asgari ücret 7 çeyrek altın alıyordu bu dükkândan.
Bugün asgari ücret 2 çeyrek altın alıyor. Yani emekçinin emeği, üçte
birine düşmüş karşılığını almakta. Emekli, dörtte birine düşmüş
karşılığını almakta. Yıllarca çalışmış, elleri nasırlanmış, dirsekleri
çürümüş, gözlük camları büyümüş emeklilere dünya tarihinin en büyük
vefasızlığını yapıyorlar. Buna engel olacağız. Bu işi tam tersine
çevireceğiz.
ÇİFTÇİYİ TARIM KREDİLERİNİN FAİZİYLE UĞRAŞTIRMAYACAĞIZ
Bugün
tarımda çok büyük sıkıntılar var. Burası topraklarının yüzde 96’sının
tarıma elverişli olduğu bir kent. Su yok, sulu tarım yok. Bu yüzden
verim düşük. Ama bu kentin başka bir geliri de tarımda yok. Burası
buğday üretecek, arpa üretecek ve bununla geçinecek. Bugün bütün
masraflar doğruca tarif edildiğinde; buğdayın kilosunun maliyeti 21
lira. Ama 16 lira fiyat verdiler. Güya 16 lira fiyat verdiler, ama git
satmaya ‘Proteini düşük’ diyorlar, hesap – kitap yapıyorlar ve peşin
para olunca 13,5 liradan, 14 liradan buğdayı alıyorlar. Doğru mu? ‘10
liraya verdim’ diyor. Bizim iktidar yürüyüşümüzü kesmeye çalışanlar,
tarımda geçmişten birikmiş bütün borçların faizlerini tamamen
sileceğimizi, anaparayı 5 taksite böleceğimizi, çiftçilere ikinci bir
şans için bir başlangıç yapacağımızı biliyorlar. Biz iktidarımızda
hiçbir çiftçiyi tarım kredilerinin faiziyle uğraştırmayacağız. Büyük bir
iş değil. Bunların her gün yandaşlara çizdiği faizlerin yanında,
borçların yanında bu faiz hiçbir şey değil. Zaten almak mümkün değil.
Alsan ipoteklidir, onun için söz veriyoruz. Tarımdaki bütün borçların
faizlerini sileceğiz, anaparayı 5 taksite böleceğiz.
Bundan sonra
bizim yürüyüşümüzü kesmeye çalışanların, durdurmaya çalışanların esas
derdinin emeklinin yeniden 2 çeyrek altın yerine 8 çeyrek altın alacağı
günleri istemediklerini bilsinler. Emekçinin alın terinin sömürülmesini
izin vermediğimiz için bu mücadelenin, bu yürüyüşün önü kesilmeye
çalışılmaktadır. Biz, esnafa, esnafın birikmiş borçlarına, faizlerine af
getireceğimiz için, onlara ‘ikinci bahar’ ‘ikinci şans’ kredileri
vereceğimiz için, küçük esnafın bütün sıkıntılarını teker teker
çözeceğimiz için, onların bundan sonra böyle bankalar karşısında
ezilmesine izin vermediğimizi bildikleri için bu yürüyüşü kesmeye
çalışıyorlar. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi’ne saldıran emeklinin,
emekçinin, asgari ücretlinin, çiftçinin, esnafın önümüzdeki dönemin
umutlarına saldırmaktadır. Biz, eninde sonunda bu sorunları çözmek için
sandığa ulaşacağız.
57 GÜN BOYUNCA DOSYAYI ELİNDE TUTTU
Biz
sandığa giderken bizim sandıktaki adayımıza, partimize, partinin
kurumsal kimliğine, liderine kurulan tuzaklarla karşı karşıyayız.
2024’ün 31 Mart’ında, ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ derken
Recep Tayyip Erdoğan, o gece İstanbul’u üçüncü kez kazanan ve ardından
yaptığımız ön seçimde Cumhurbaşkanı Adayımız olan Ekrem İmamoğlu’nun
Cumhurbaşkanlığı ümidine, adaylığına darbe yapılmıştır. 21 Mayıs 2026’da
partimize mutlak butlan atanarak, bugünkü iktidar tarafından bir
sonraki iktidara, bugünkü iktidar tarafından Gazi Mustafa Kemal
Atatürk’ün partisinin 103 yıllık yeniden bu milleti kurtarma umutlarına
darbe yapılmıştır. O yüzden size şunu söylemek isterim. Bugün 21 Mayıs
darbesinden sonra, yani partinin önce adaysızlaştırıldığı, sonra
kurumsuzlaştırıldığı ve lidersizleştirilmeye çalışıldığı 21 Mayıs
darbesinden sonra hep birlikte sürdürdüğümüz mücadelede bugün ayın
17’si. 17 Temmuz. Tam 57 gün geçti. Normalde butlan kararı veren istinaf
mahkemesinin bir hafta içinde kararı Yargıtay’a yollaması, bizim orada
hakkımızı aramamız, Yargıtay’ın özellikle bu kimsenin kabul etmediği,
ilk günden sonuç doğuran, Yargıtay’ı da yok sayan, hak aramayı da yok
sayan, siyasi partiler düzenini de ortadan kaldıran bu tedbir kararını
hızla görüşmesi gerekiyordu. Kararı alan mahkemenin başkanı, yukardan
kendisine verilen talimatlara uygun olarak tam 57 gün dosyayı elinde
tuttu. Tam 57 gün. Adli tatil pazartesi günü başlıyor. Bugün öğle
saatlerinde dosyayı Yargıtay’a yolladı ki hakkımızı arayamayalım.
Yargıtay dosyayı adli tatilden önce görüşemesin, bundan sonraki süreçte
aslında bozulacağını bildiği, arkasında duramadığı, yukarıdan talimatla
aldığı o kararı savunmadığını tarih önünde itiraf etti.
UMUTSUZLUĞA YER YOK, BİZ BU İŞİ HALKTAN YANA ÇÖZECEĞİZ
Bakın
40 gün sonra değil, normalde bir hafta içinde yollaması lazım. Hadi
bilemedin 10 günde yolla. 10 gün değil, 20 gün değil, 30 gün değil, 40
gün değil. Adli tatilden bir gün önce yolluyor ki bu karar görüşülmesin,
bu sonuç çıkmasın diye. Gözümüz, kulağımız pazartesi günü Yargıtay’da.
Yargıtay ya bu tarihi hatadan dönecek ya da bu milletin iktidar
umutlarına yapılmış olan bu darbeyi görüşmeden ta sonbahara kadar
bırakacak. Ama buradan hepinize söylüyorum. Asla umutsuzluğa kapılmayın.
Biz her türlü hazırlığımızı yaptık. Kararlılığımız tamdır. Ya partimizi
geri alacağız, yani bunun bir yolunu bulacağız ya da yeni bir yol
açacağız. Kırıkkaleliler, sizin için iktidara yürüyüşümüzü, bugüne kadar
olduğu gibi bundan sonra da destekleyecek misiniz? Benimle birlikte
yürüyecek misin? Bir yol bulacağız, buna inanıyor musunuz? Bulamazsak
yenisini açacağım, o yolda yürüyecek miyiz? Size söz veriyorum. Ben ne
emeklilerimizi ne emekçilerimizi ne esnafımızı ne çiftçimizi umutsuz
bırakacağım. Kimseyi çaresiz bırakmayacağım. İki yanımda iki evladınız,
pırlanta gibi dimdik duruyorlar. Onur Başkanımla birlikte Kırıkkale,
Ahmet Başkanımla birlikte Kırıkkale, 81 ildeki onlar gibi pırlanta
evlatlarımızla Türkiye yürüyecek. Buradan, Kırıkkale’nin güzel
insanlarından Türkiye’ye selam yolluyoruz. Diyoruz ki asla ve asla
umutsuzluğa yer yok. Eninde sonunda biz bu işi bir şekilde milletten
yana çözeceğiz. Halktan yana çözeceğiz. Korkmadan çözeceğiz. Tehditlere
teslim olmadan çözeceğiz. Bize muhalefet teklif ediyorlar, bana diyorlar
ki ‘Yaşın genç, daha 50. 30 sene o koltuktasın.’ Öyle 80 yaşına kadar
muhalefet koltuğunda oturacağıma yarın sabah bırakır iktidar koltuğu
için yola çıkarım. Bu yolculuğa inanıyor musun? Birlikte yürüyecek
miyiz? O zaman hadi bakalım. Yolun açık olsun Kırıkkale. Yolunuz açık
olsun Kırıkkaleliler. Yürüyelim arkadaşlar.”
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

CUMA KARAMAN

SAFVET SENİH

NUMAN YILMAZ YİĞİT


