Prof. Dr. Adem Sözüer: “Delil aranmadan tutuklama mümkün hale geldi”

Okuma Süresi 3 dkYayınlanma Pazartesi, Mart 2 2026
Paylaş
X Post
Ceza hukukçusu Adem Sözüer, İstanbul Barosu tarafından Türk Ceza Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla düzenlenen sempozyumda yaptığı konuşmada, Türkiye’de yargı sistemine ilişkin sert eleştiriler yöneltti. Sözüer, mevcut tabloyu “adı konulamayan bir rejim” olarak nitelendirerek, “Artık tutuklama ya da mahkûmiyet için delile dahi ihtiyaç duyulmuyor” dedi.
Prof. Dr. Adem Sözüer: “Delil aranmadan tutuklama mümkün hale geldi”

“Yüz Cumhuriyet Yılının Türk Ceza Hukuku Birikimi” başlıklı toplantının açılışında konuşan Sözüer, Türkiye’de Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını, tahliye edilmesi gereken kişilerin cezaevinde tutulmaya devam edildiğini savundu. Gazetecilerin ve muhalif isimlerin keyfi biçimde tutuklandığını öne süren Sözüer, hukuki güvenliğin ortadan kalktığını dile getirdi.

“Düşman ceza hukuku bile değil”

Bazı çevrelerin Türkiye’de “düşman ceza hukuku” uygulandığını söylediğini aktaran Sözüer, “Düşman ceza hukukunda bile bir sınıflandırma vardır. Türkiye’de bu dahi yok. Ne zaman, kime, nasıl uygulanacağı belli olmayan bir sistem var. Ben buna kayıt dışı hukuk diyorum” ifadelerini kullandı.

2005 yılında yürürlüğe giren yeni ceza kanunlarıyla hukuk devleti ve kusur ilkesi gibi temel prensiplerin mevzuata yansıtıldığını hatırlatan Sözüer, ancak bu düzenlemelerin uygulamada karşılık bulmadığını söyledi. “Sorun kanunların içeriği değil, uygulanmaması” diyen Sözüer, kuvvetler ayrılığı mekanizmasının işlemediğini savundu.

“Kararlar önceden veriliyor”

Yargılamalara ilişkin gözlemlerini de paylaşan Sözüer, bazı davalarda kararların baştan belirlendiği izlenimi oluştuğunu ifade etti. “Hakim, savcı ve avukat var ama karar sanki önceden verilmiş gibi. Totaliter rejimlerde görülen bir tabloyla karşı karşıyayız” dedi.

Tutuklama tedbirine yönelik eleştirilerde de bulunan Sözüer, gerekçeli karar zorunluluğuna rağmen uygulamada bunun karşılık bulmadığını savundu. “Bir gizli tanık beyanıyla mal varlığına el konulabiliyor, ağır cezalar verilebiliyor” diyen Sözüer, bu durumun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını dile getirdi.

“Sorun ceza kanunları değil, rejim meselesi”

Sözüer, mevcut sorunların kanun değişikliğiyle çözülemeyeceğini belirterek, temel meselenin siyasal ve kurumsal yapı olduğunu söyledi. Yürütmenin yargı üzerindeki etkisine dikkat çeken Sözüer, “Kuvvetler ayrılığı etkin biçimde yeniden tesis edilmedikçe ceza hukuku alanında yapılacak değişikliklerin anlamı olmaz” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin hukuk rejiminden uzaklaştığını savunan Sözüer, keyfi uygulamalara karşı yapısal çözümler gerektiğini vurguladı.