Ramazan'da beden ve ruh dengesi: Sağlıklı oruç rehberi
Dört gözle beklediğimiz on bir ayın sultanı Ramazan geldi, hoş geldi. Ramazan ayında oruç tutarak, sadece yemek ve uyku düzeninizi değişmez. Aynı zamanda vücudunuzun biyolojik saati ( sirkadiyen ritmi) hem fiziksel hem de zihinsel olarak bazı değişimlere uğrar. Oruç nedeniyle susuz ve aç kalan vücudunuz, enerjiyi olabildiğince verimli kullanabilmek için metabolizmanızı yavaşlatır. Orucun ruhumuz kadar bedenimizi de iyileştirebileceği beslenme önerileriyle hayırlı Ramazanlar diliyorum…
Beslenme
İhtiyaçlarınızı Anlamak
Ruhen ve
bedenen arınma adına önemli olan bu mübarek zaman dilimini, beslenme
alışkanlıklarınızı da değiştirmek için iyi bir fırsat olduğunu
hatırlamalısınız. Uzun süreli açlık ve susuzluk kaynaklı, özellikle ilk
Ramazanın ilk günlerinde hazımsızlık, baş ağrısı, sinirlilik, sindirim
sorunları yaşamak normaldir. Bu ve benzeri durumları minimuma indirmek ve
orucun bedenimize faydalarını maksimuma çıkarmak için sahur ve iftarın
zamanının ve amacının farklı olduğuna dikkat çekmek gerekir.
Yeteri
Kadar Su İçmek
Oruç
tutarken, aslında vücudumuzda açlıktan çok susuzluk etkili olur. İftar ve sahur
arsında su içmek önemlidir. İçecek tüketmekle su tüketmeyi ayırt etmek gerekir.
Önemli olan vücudun su ve elektrolit dengesinin sağlanmasıdır. Kafeinli
içecekleri az tüketmeye gayret etmek, vücudunuzun daha az su kaybetmesine
yardımcı olabilir. Özellikle sahurda tüketilen kafeinli içecekler, sık idrara
çıkmanıza neden olur, bu da daha hızlı susuz kalmanız anlamına gelir. Ancak tek
seferde çok fazla su içmek, sanıldığı gibi vücudu uzun süre susuzluktan
korumaz. Aksine, mideyi bir anda doldurarak rahatsızlık hissine yol açar ve
böbreklerin daha hızlı çalışmasına sebep olur. Bu da alınan suyun büyük
kısmının kısa sürede idrar yoluyla atılması anlamına gelir. Böylece vücut suyu
yeterince depolayamaz ve kısa bir süre sonra tekrar susuzluk hissetmeye başlanır.
Bu yüzden suyu iftar ile sahur arasında aralıklı ve ölçülü şekilde tüketmek,
hem sindirim sistemini yormaz hem de vücudun su dengesini daha sağlıklı bir
biçimde korumasına yardımcı olur.
Nelerden
Kaçınılmalı?
• Ramazan ayını bir ruhsal ve fiziksel detoks süreci olarak görüp buna
uygun beslenmek en doğru yaklaşımdır. Bu nedenle iki öğün beslenmenin önemini
dikkate alarak mutlaka sahura kalkılmalı; böylece ertesi gün kan şekerinin
düşmesi ve uzun süre susuz kalma riski azaltılmalıdır.
• Tuz, kafein, şeker ve işlenmiş gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmak
gerekir. Besin değeri düşük olan bu ürünler, uzun süre tokluk sağlamaz ve
bağışıklık sistemini zayıflatarak Ramazan boyunca hastalıklara yakalanma
riskini artırır.
• Karbonhidrat ağırlıklı besinleri (ekmek, pirinç, makarna gibi) sınırlı
tüketmek önemlidir. Uzun saatler süren açlığın ardından aşırı karbonhidrat
alımı, kilo artışına ve ani kan şekeri dalgalanmalarına yol açabilir.
• Gazlı içeceklerden kaçınmak sağlıklı bir tercih olacaktır. Besin değeri
taşımayan bu içecekler, susuzluğu gidermek yerine artırarak vücudun su
dengesini olumsuz etkiler.
• Kızarmış yiyecekler yerine daha hafif pişirme yöntemleri tercih
edilmelidir. Aşırı yağlı besinler sindirimi zorlaştırır, bedeni ağırlaştırır ve
günlük fiziksel aktiviteleri azaltır.
• Gereğinden fazla yemek ve mideyi aşırı doldurmaktan kaçınmak gerekir.
Uzun süreli açlıkta metabolizma kendini yenileme sürecine girer; ancak
aşırı ve düzensiz beslenme bu dengeyi bozarak vücuda zarar verebilir.
Ne
Yemeli?
Ramazan
ayında beslenme alışkanlıklarını minimize etmeye çalışmak ve iftarla sahur
vaktindeki ihtiyaçları belirlemek önemlidir. Aslında iftarda tek çeşitle karnınızı
doyurmak yeterlidir ve fazlası size ağırlık yükler. Sahurda ise amaç sizi zinde
tutacak besin içeriklerine sahip yiyecekler tüketmek olmalıdır.
İftarda
• Orucu
hurma ile açmak, iftarda kan şekerinizi ve basıncınızı dengeler, kabızlığı
giderir. Hurma harika bir enerji kaynağıdır ve bu yüzden sahurda da rahatlıkla
tüketilebilir.
• İftara
hafif bir çorba ile başlamak midenizi rahatlatabilir. Tam tahıllı besinler ve
sebzeler tüm gün alamadığınız besinleri almanızı sağlar. İftarda biraz
yoğurt tüketmek sindirime yardımcı olmak için önemlidir.
• Ana
yemek için ızgara, haşlanmış et, tavuk veya sebze yemekleri iyi seçeneklerdir.
İftarda yemeklerinizi acele etmeden iyice çiğneyerek, sindirim, kalp ve damar
sisteminizi koruyabilirsiniz.
Sahurda
• Sindirim
sisteminin gün boyu çalışabilmesi için posa açısından zengin besinler, kepekli
ürünler, tahıllar, sebzeler, meyveler tüketilmelidir. Kabızlık ve mide
sorunlarını önlemeye yardımcı olur.
•
Haşlanmış yumurta, peynir ve avokado gibi protein içeriği yüksek besinler
doyurucudurlar.
• Yoğurt,
kefir, ceviz ve badem gibi kuru yemişler harika besin takviyeleridir. Açlık
hissini geciktirilebilirler.
Ayrıca Ramazanı dört gözle bekleyenler için ilk
günler hareketli olmak zor olabilir. Ancak fiziksel olarak aktif
olmak çok faydalıdır. Bu nedenle Ramazan boyunca düzenli olarak egzersiz
yapmaya devam etmek önemlidir. Teravihler bu açıdan da çok değerli
fırsatlardır. Rahmeti ve bereketiyle gelen bu ayın, iftar ve sahurda mutluluk
ve huzurla buluşulacak sofralara ve devamında gerçek bayramlara erişilebileceği
günlere vesile olması duasıyla…
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar
ESRA BÜYÜKCOMBAK

NUMAN YILMAZ YİĞİT

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

SAFVET SENİH

ORHAN KESKİN

Cezaevlerini incelemek için Türkiye’ye gelen 6 Avr...

İsrail Lübnan'ı vurdu: 10 ölü, 24 yaralı

Alman vatandaşlığında zorlayıcı yeni düzenlemeler ...

Gergerlioğlu Sincan Cezaevinde yaşananları anlattı...

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan dikkat çeken 'Anayasa r...




