Sermaye kaçırılırken uyuyan denetim skandalı: Pusula Holding örneği
Londra’ya 29.2 milyon sterlin servet aktarımı yaptığı tespit edildi

Skandalın merkezindeki isimlerden Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın, milyonlarca sterlini elini kolunu sallayarak yurt dışına çıkardığı ortaya çıktı. Yandaş Sabah gazetesinin "servet aktarımı engellendi" ve "iade süreci başladı" başlıklarıyla iktidarın ihmallerini aklama telaşına düştüğü haberde, sorulması gereken asıl skandal sorular ise gölgede bırakılmaya çalışılıyor.
Göz Göre Göre 2,5 Milyar TL Yurt Dışına Kaçırıldı
Resmî belgelere ve haberdeki detaylara göre Turhan, 10 Temmuz - 17 Ağustos tarihleri arasında, tam 5 ayrı işlemle toplam 2,55 milyar TL (29,2 milyon sterlin) tutarındaki devasa sermayeyi Londra’da kendi kurduğu paravan şirketlere aktardı.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve BDDK gibi milyarlık hareketleri anlık takip etmekle yükümlü olan denetim organları, bu devasa para transferleri yapılırken haftalarca hiçbir müdahalede bulunmadı. Milyarlarca lira sistemden çekilip yurt dışına aktarılırken suskun kalan makamların, skandal patlak verip kamuoyu baskısı oluştuktan sonra "hesapları dondurduk" açıklaması yapması skandalın üzerini örtmeye yetmiyor.
Sorulması Gereken Asıl Sorular:
Neden Skandal Patlayana Kadar Beklendi? 10 Temmuz’dan 17 Ağustos’a kadar süren 5 farklı sermaye transferi sırasında bankacılık ve denetim sistemindeki alarm mekanizmaları neden çalıştırılmadı?
Sorumlu Denetim Kurumları Nerede? Yüz binlerce liralık vatandaş transferlerinde dahi sorgulama yapan MASAK ve SPK, Pusula Holding’in kendi kurduğu paravan şirketlere "Capital Injection" kılıfıyla milyarlarca lira aktarmasını neden haftalarca izledi?
İktidar Medyası İhmali Nasıl Gizliyor? Yandaş medyanın, devlet kurumlarının açık ihmali sonucu gerçekleşen bu kaçışı, sanki bir "başarı hikayesiymiş" gibi sunarak Londra ve İsviçre hesaplarına el konulmasını müjde gibi duyurması, sorumluların üzerindeki baskıyı hafifletme çabasından başka bir şey değildir.
Milyarlarca liralık fon krizinde mağdur olan vatandaşlar adalet beklerken, parasal sistemin ve denetim organlarının felç olduğu bu tablo; krizin sadece bir dolandırıcılık vakası olmadığını, aynı zamanda derin bir sistemik ihmal ve denetimsizlik skandalı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
En Çok Okunanlar

PROF. DR. OSMAN ŞAHİN

CUMA KARAMAN

SAFVET SENİH

ERTUĞRUL İNCEKUL

NUMAN YILMAZ YİĞİT


Özbekistan kiril alfabesin bırakarak Latin alfabes...

Fon soygununda AKP'de parti içi restleşme: Şamil T...

Ekrem İmamoğlu'ndan boykot ve destek çağrısı: 'Hal...

WhatsApp kullanıcılarına kritik uyarı: Yapay zekâl...

AKP ve MHP oylarıyla reddedildi: En düşük emekli m...







