Süreç komisyonu, nihai raporu oy çokluğu ile kabul etti: İşte detaylar...

Okuma Süresi 14 dkYayınlanma Çarşamba, Şubat 18 2026
Paylaş
X Post
İmralı Süreci'nde yasal düzenleme önerilerini içeren 'Nihai rapor' açıklandı. Rapor 47 evet ile kabul edildi. İki milletvekili ret oyu verdi. Bir üye de çekimser kaldı.
Süreç komisyonu, nihai raporu oy çokluğu ile kabul etti: İşte detaylar...

TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Numan Kurtulmuş başkanlığında saat 11.00’de toplandı.


Yaklaşık 60 sayfadan oluşan rapor, İmralı Süreci’nin yol haritasını ve süreçte hayata geçirilmesi öngörülen idari ve hukuki düzenlemeleri kapsıyor.


Komisyonda kanuni düzenlemelerin kabul edebilmesi için nitelikli çoğunluk gerekiyor. Buna göre, 51 üyeli komisyonda en az 31 “evet” oyu aranıyor.


KOMİSYONDA ŞERH KRİZİ

Halktv'de yer alan habere göre, komisyonda görüşülen rapor için yapılacak oylamada, AKP, CHP, MHP ve DEM Parti’nin “evet” oyu vereceği öğrenildi.


DEM Parti'nin rapora 'şerh' koyarak 'evet' diyeceğini öğrenildi.


Komisyondaki "Şerh" krizinin de her siyasi partinin itirazlarının, kayda geçirilip rapor eki olarak yer alması formülüyle aşıldı. DEM Parti bu şartla rapora "evet" oyu kullanma kararı aldı.


DEM Parti, şu açıklamayı yaptı:


"Terörsüz Türkiye süreci, terör örgütü, terör belası kavramlarını doğru bulmuyoruz. Tek taraflı bir yaklaşıma işaret ediyor bu kavramlar.

-Kürt meselesi terör kavramıyla anılamaz. Kürt meselesi vardır ve bu terör sorunu olarak görülemez.

-Kalıcı barışın önünü acan, siyasi aktör Öcalan’ın taslak raporda terörle birlikte anılmasını doğru bulmuyoruz."


KOMİSYON DEVAM EDERKEN MHP'Lİ YILDIZ'DAN PAYLAŞIM 

MHP'li Yıldız, komisyonda görüşmeler devam ederken X hesabından şunu paylaştı:


"Süreçte en kritik eşik, PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinindevletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir.


Tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edecektir.


Tespit ve teyit mekanizmasının, devletin ilgili kurumları arasındaki eşgüdümle; objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir ölçütlere göre işlemesi gerekir.

Örgütün tüm unsurlarıyla feshi ile silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır."


KÜRŞAD ZORLU: ÖZEL DÜZENLEME DEĞİL 

AKP Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, X hesabından şunları ifade etti:


"Bu rapor, herhangi bir kişiye yönelik özel bir düzenleme anlamına gelemez. Türkiye Cumhuriyeti, terörle mücadelesini sahada nasıl kararlılıkla yürütüyorsa, hukuk zemininde de aynı kararlılıkla yürütür. Öyle ki Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri sorgulama zeminine çekilemez. Anayasal düzenimiz, anayasamızın ilk 4 maddesi ve bu kapsamdaki diğer kırmızı çizgilerimiz tartışmaya açık değildir; pazarlık konusu yapılamaz."


CHP'Lİ ELÇİ 'ÇEKİMSER' KALDI, CHP'Lİ TANRIKULU'NDAN ÇAĞRI GELDİ! EMİR'DE KONUŞTU 

CHP adına Grup Başkanvekili Murat Emir, raporun ilk beş bölümündeki dilin kapsayıcı olmadığını ve belirli bir ideolojik bakışı yansıttığını söyledi:


"Bu rapor AİHM VE AYM bölümü dışında tümüyle bizi yansıtmıyor.


AYM Kararlarına rağmen Kahraman’ın Demirtaş’ın cezaevinde tutuluyor olması, kayyım uygulamalarının devam ediyor olması, Türkiye siyasetinin adliye koridorlarında dizayn edilmeye çalışılması...


Maalesef adalete ait bir ilerleme kaydedilmemiştir. Bu açıdan bu komisyon çalışmaları beklenen umudu doğurmamıştır


Bu rapor lafta ve rafta kalmamalıdır.


Raporun içeriğine ilişkin yasal düzenlemeler, yargının atması gereken, iktidarın atması gereken adımlar ivedilikle atılmalı.


Cumhuriyetimizin demokratik laik anayasal yapısını koruyan ve üniter devlet yapısını tartışmaya açmayan bir çalışma yürütmüştür bu açıdan da değerlidir."


Emir, Komisyon çalışmaları için “Bu komisyonda bir umut yeşertilmeye çalışıldı” dedi. Anayasa’nın ihlal edildiğini, AYM kararlarına rağmen Can Atalay’ın TBMM’de yer almamasını ve Tayfun Kahraman’ın cezaevinde olmasını hatırlatan Emir, “Bu Komisyon beklenmekte olan umudu doğurmamıştır” değerlendirmesini yaptı.


Emir, “Bugünden sonra asıl soru şudur, Bu rapor yaşama geçecek midir? Bugüne kadar sözde demokratik hukuk devleti, AİHM ve AYM kararları hayata geçecek midir? Bu rapor lafta ve rafta kalmamalıdır” mesajını verdi.


CHP MİLLETVEKİLİ TÜRKAN ELÇİ’DEN RAPORA ÇEKİMSER OY

CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi, rapora “kabul” oyu veremeyeceğini belirterek çekimser kalacağını açıkladı. Elçi, kararını CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ilettiğini ve anlayış gördüğünü söyledi.


SEZGİN TANRIKULU: FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER EKLENİRSE TÜRKAN ELÇİ OLUMLU OY VEREBİLİR


CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, rapora şu cümlenin eklenmesini istedi:


“Faili meçhul cinayetler başta olmak üzere bu meseleden kaynaklı adalet arayışında zaman aşımı olmaması için gerekli düzenleme yapılmalıdır”.


Tanrıkulu, bu eklemeyle Elçi’nin de olumlu oy verebileceğini ifade etti. CHP’li üye ve İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan ise şehit ve gazi ailelerinin taleplerine dair somut öneri bulunmamasını eksiklik olarak niteledi.


CHP İstanbul Milletvekili Salih Uzun, Komisyonun 12 günlük görev süresi kaldığını anımsatarak TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a, AYM’nin Can Atalay kararının Genel Kurul’da okutulması çağrısı yaptı.


Gazetepencere'nin haberine göre; Uzun, Meclis’in AYM kararına uyum kapsamında Tayfun Kahraman’ın serbest bırakılması ve kayyım uygulamalarında geri adım atılması gerektiğini “Ahmetler görevine dönsün” diyerek belirtti. Komisyonun somut adımlar atmasının şart olduğunu vurgulayan Uzun, “Bu Komisyon’a da, toplumumuza da haksızlık yapmayalım” dedi.


DEM PARTİLİ KOÇYİĞİT KONUŞTU


DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit:


"Bütün bu çalışmaların hepsi pozitif gelişmeler ve sürece katkı koyan adım olarak ele alınmalıdır komisyon çalışmalarında her bir siyasi partinin sürece katkı koyan yaklaşımlarını takdir ettiğimizi ifade etmek isterim


Bu süreci başından beri katkı veren Sayın Cumnurbaşkanı'na, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye Öcalan’a ve komisyonda bulunan her milletvekili arkadaşımıza çok ciddi bir çaba ortaya koyan zatı alinize (Kurtulmuş’a) teşekkür ediyorum”


FETİ YILDIZ'DAN ANAYASA İÇİN 'ÜNİTER DEVLET' VURGUSU

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, komisyonda konuştu:


“O gün (Bahçeli'nin süreci başlattığı konuşması) Türk siyaset için milattır.


İnfaz sistemimizin düzeltilmesi lazım. Burada eşitliğin sağlanması gerekir. Komisyonumuzun da tavsiyeleri arasında infaz düzenlemesi gelmektedir.”


“Bu süreçte söylenmeyen söz kalmadı. Komisyonumuzun temel anayasa ilkelerini üniter devlet yapısını dönüştürmek gibi bir yetkisi’ misyonu yoktur


Türkiye’nin üniter yapısı, toprak bütünlüğü, laik cumhuriyet ilkesi ve resmi dilin Türkçe olduğu konuları üzerinde tartışma yapılamaz. Bunlar ortak değerimizdir.


Anayasa’nın 90.maddesi ortadadır. AİHM ve AYM kararlarına hukuk devletinin gereği olarak uymak zorundayız."


İŞTE NİHAİ RAPOR 

"Nihai rapor”un bazı bölümleri de kamuoyuna yansıdı. Raporda, sürecin ilerleyişi için silah bırakmanın tespit ve teyidine dayalı bir yol haritası çizilirken, buna eşlik edecek kapsamlı yasal düzenlemeler önerildi.


SİLAH BIRAKMA SÜRECİN 'KRİTİK EŞİĞİ' OLARAK ANILDI

Raporda, sürecin en belirleyici aşamasının PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bırakması olduğu vurgulandı. Silah bırakmanın devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi gerektiği belirtildi. Bu aşamanın yalnızca silahlı tehdidin sona erdiğinin ilanı değil, yeni bir hukukî ve siyasî çerçevenin başlangıcı olacağı ifade edildi:


“Süreçte en kritik eşik, PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir.


Tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edecektir.”


Raporda, örgütün tasfiyesi ve silahların teslimi sürecinde yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu, bu konuda genel bir anlayış birliği bulunduğu kaydedildi:


“Örgütün tüm unsurlarıyla tasfiyesi ve silahların teslimi sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır.”


MÜSTAKİL VE GEÇİCİ YASA ÖNERİSİ

Silah bırakma süreciyle birlikte toplumsal bütünleşmenin sağlanması amacıyla özel bir yasal çerçeve önerildi. Raporda, bu düzenlemenin süreci ve sonrasını yönetecek nitelikte olması gerektiği belirtildi:


“Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır.


“Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir."


“Kanun, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır.”


“Bu doğrultuda kanun, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasında hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalıdır. Kanun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı, şekilde toplumla bütünleşmesini hedeflemelidir.”


Söz konusu yasanın demokratik siyaset zeminini güçlendirmesi gerektiği de ifade edildi:


“Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir.”


YASAL GÜVENCE VURGUSU

Raporda, sürecin yürütülmesinde görev alan kişilerin hukuki güvence altına alınması gerektiği ifade edildi:


“Yürütülen süreçte görev alanlar, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanlar ile Komisyon çalışmalarında yer alanlar görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilmektedir.”


UMUT HAKKI VE İNFAZ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK

Raporda, Umut Hakkı tartışması da insan hakları temelinde yeniden ele alındığı görüldü:


“İnfaz mevzuatının AİHM ve AYM içtihatları ile tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir.”


Raporda, hasta ve yaşlı tutuklular için infaz ertelemesi önerisi de yer aldı:


“Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için, yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak, infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir.


Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM'nin yerleşik içtihatları doğrultusunda, tutuksuz yargılamanın tüm yargısal süreçlerde esas alınmasına özen gösterilmelidir.”


ÖRGÜTÜ İZLEYECEK MEKANİZMA ÖNERİSİ

Raporda, sürecin sağlıklı yürütülmesi için yürütme içinde bir izleme ve raporlama mekanizması kurulması gerektiği belirtildi:


Kanunla, örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek, Yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir. Bu mekanizmanın tespit ve teyidi çerçevesinde, uygulamaların etkinliği ve hedefe ulaşma düzeyi denetlenmiş olacaktır. Böylece sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyüp ürümediği gözlemlenecek ve gerekli tedbirler zaman kaybetmeksizin....


Bu çerçevede, kamuoyunun her aşamada bilgilendirilmesi sağlanmış olacaktır. Kanunla Yürütmeye verilecek çerçevesi belirlenmiş yetki kapsamında, kamu kurum ve kuruluşları arasında eşgüdüm sağlanması bu suretle sürecin etkin bir şekilde


KAYYIMLIK İÇİN DÜZENLEME

Raporda, belediyelere atanan kayyımlar için şu düzenleme önerildi:


"Belediye Başkanı’nın görevden el çektirilmesi durumunda yalnızca Belediye Meclisi’nde seçim yapılması sağlanmalıdır."