Trump vazgeçince Hakan Fidan'dan İran'a operasyon tepkisi geldi!

Okuma Süresi 10 dkYayınlanma Perşembe, Ocak 15 2026
Paylaş
X Post
Hakan Fidan, yıllık basın toplantısında Suriye'de güç kullanımının "bir opsiyon" olduğunu söyledi, İran'a da müdahale istemediklerini belirtti.
Trump vazgeçince Hakan Fidan'dan İran'a operasyon tepkisi geldi!

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geniş çaplı bir istikrarsızlık durumunun Ortadoğu'nun kaldırma kapasitesinin üstünde olduğunu söyleyerek bu çerçevede İran’a askeri güç kullanımını tasvip etmediklerini kaydetti.

İstanbul'da düzenlediği geniş katılımlı basın toplantısında farklı konulara dair soruları yanıtlayan Fidan komşu ülke İran'daki iç karışıklıklar ve ABD'nin müdahale ihtimali ile ilgili konuştu.

"Bizim baştan beri önem verdiğimiz konu bölgesel istikrar ve güvenlik" diyen Fidan, İran'ın Türkiye için önemi ile ilgilişunları kaydetti:

"Çok sayıda sorun var, bunlardan biri de İran'ın uzun yıllar maruz kaldığı yaptırımlar. İran'ın komşusu olarak görüşlerimizi çok net paylaşıyoruz. Sınır komşumuz, yüzyıllara dayanan bir sınırımız var. İki halk birbirine çok benziyor, yoğun ticari ilişki var."

İran'da olacak her şeyin Türkiye'yi çok yakından ilgilendirdiğini hatırlatan Fidan, "İran'ın uluslararası belli başlı aktörlerle sorunlarını çözmesi ve bölgenin tamamına yayılacak istikrarsız senaryolardan kaçınması bizim de menfaatimize" dedi.

Fidan, "Bizim önceliğimiz hiçbir şekilde güç kullanımına yol açacak duruma gelmemek" diyerek Haziran ayında 12 gün süren savaşı hatırlattı ve bunun tekrar etme olasılığına şöyle dikkat çekti:

"Bu saldırı belli bir yerde durdu. Tekrar etme olasılığının ortaya çıkması tasvip ettiğimiz bir şey değil, sorunların diyalogla çözülmesini istiyoruz. Geniş çaplı istikrarsızlık bölgenin kaldırma kapasitesinin çok üzerinde. Diplomatik çabalara devam edeceğiz. Amerika ve İran gerek arabulucular gerek aktörler gerekse de görüşerek bu konuyu aralarında umarım çözerler."
Hakan Fidan'a göre İran halkı ne istiyor?

Uluslararası izolasyon altında olunduğunda bazı ekonomik hizmetlerin sağlanmasının sınırlandığını da söyleyen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İran'ın büyük bir nüfusu var, dinamik bir halkı var. Yaşam arzusu, yaşama katılma arzusu son derce yüksek bir halk var, sofistike. Bunları belli konulardan mahrum ettiğiniz zaman ortaya bu türden sıkıntılar çıkıyor. Burada şu karıştırılıyor, insanların karşılaştıkları ekonomik ve diğer güçlüklerle ilgili sıkıntıların, rejime karşı ideolojik başkaldırı gibi görünmesi aslında bu aslında gri bir alan olmuş oluyor."

Fidan, "bazıİran düşmanı ülkelerin iştahını kabartacak bir durum" bulunmadığını savunarak, ekonomik zorluklar ve bunun çözülememesinin sıkıntı doğurduğunu kaydetti ve şöyle konuştu:

"Biz burada bir müdahale olmasını istemiyoruz ama Başkan Trump'ın politikalarına baktığınız zaman karadan güç kullanmayı şu ana kadar çok fazla tercih ettiğini de görmedik."
Hakan Fidan'ın toplantısı sırasında soru sormak isteyen gazetecilerin elleri görülüyorHakan Fidan'ın toplantısı sırasında soru sormak isteyen gazetecilerin elleri görülüyor

"Suriye'de güç kullanımı bir opsiyon"

Fidan, Suriye'de Halep krizi ve SDG/YPG'nin Şam yönetimi tarafından bu kentten çıkartılmasının ardından görüşmelerin nasıl seyredeceği ve yeni operasyonların gelip gelmeyeceği ile ilgili soruyu da yanıtladı.

Suriye'de şu anda ABD'nin SDG ile görüşmelerinin devam ettiğini ve ABD'nin ciddi bir arabuluculuk faaliyeti içerisinde olduğunu belirten Fidan, "Suriye hükümetin kendi ülkesinde birliği sağlamak adına adımlar atacağını öngörüyorum. Sorunlar iyi niyetle çözülmez ise Suriye hükümeti adına güç kullanımının da opsiyon olduğunu görüyorum" dedi.

SDG'nin Kandil'le bağı meselesinin özellikle Batı ülkeleri tarafından "yeni keşfedilmiş bir bilgi" gibi yansıtılmasını şaşkınlıkla takip ettiklerini söyleyen Fidan, temennilerinin bir an önce 10 Mart mutabakatının uygulanarak ülkede istikrarın sağlanması olduğunu kaydetti. Fidan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bakın, Halep konusunda da geçmişte biz uyardık; bu sorunların ortadan kalkması lazım, olayın güç kullanımına gelmemesi lazım dedik. Fırat'ın batısında 8 Aralık'tan sonra işgal edilen yerlerin iyi niyet göstergesi olarak tekrar boşaltılması ve unsurların doğuya çekilmesi gündemde. Bu film tekrar tekrar gündemde. Biz her zaman aynı oyunu görüyoruz. Gidiyoruz diyoruz ki burada duruşunuz illegal, yok! Direniyorlar, sonra güç kullanılıyor, geri adım atıyorlar. Bu şablondan çıkılması gerekiyor."
CAATSA yaptırımları bu sene kalkar mı?

Fidan, F-35 uçaklarındaki son durum ve ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı CAATSA yaptırımları ile ilgili de konuştu.

Sadece F-35 için değil CAATSA'nın kaldırılması konusunda da çalıştıklarını söyleyen Fidan, şöyle konuştu:

"İki lider, Cumhurbaşkanımız Washington'u ziyaret ettiğinde varılan mutabakatlar sonucunda bu sorunun iki ülkenin gündeminden çıkması konusunda bir irade oluştu. Bu konudaki teknik problemlerin ortadan kaldırılması için çalışıyoruz. İnşallah, bu sene CAATSA'nın kalktığına şahit oluruz."
Trump'ın ek gümrük vergisinde son durum ne?

Fidan, ABD Başkanı Donald Trump'ın deklare ettiği ilave gümrük vergisi ile ilgili soruyu da yanıtladı.

Bu verginin haberi geldiğinde Abu Dabi'de olduğunu, onların da bu konuyu gündeme getirdiğini çünkü çok fazla ticaret yaptıklarını söyleyen Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu ana kadar bu bir deklarasyon, başkanlık kararnamesi ve onun altında da hangi ülkeyle ne olacak, hangi malzemeler etkilenecek çalışması yapılmış değil. Dolayısıyla şu anda bizim onu gündemimize alacağımız somut bir başkanlık kararı henüz yok."

ABD'li Senatör Lindsey Graham'ın Türkiye'ye Suriye ile ilgili yaptığı "Akıllıca tercih yapın" açıklamasına ilişkin de konuşan Fidan, ABD'de Senato'da birçok senatör bulunduğunu, bunların yaptığı ferdî beyanlardan yola çıkarak iki ülke arasındaki ilişkileri ve bölgesel politikaları belirlemediklerini kaydetti.

Fidan, "Bizim için esas olan, bizim meclisimizde de çok farklı görüşler var, dolayısıyla Beyaz Saray'daki irade ne söylüyor, muhataplarımız neler yapıyor, onlarla yolumuza devam ediyoruz" diye konuştu.


Ukrayna barışında Türkiye'ye Karadeniz'de rol

Ukrayna'dabarış olursa Türkiye'nin Karadeniz'deki misyonu ne olacağının sorulması üzerine Fidan, barış anlaşması olursa bunun üç unsuru olacağını belirterek, bunları şöyle anlattı:

"Birincisi bu anlaşmanın takibi, doğrulanması, izlenmesi nasıl olacak? Bunun keyfiyeti nedir? Buna ilişkin yapılan çalışmalar var. İkincisi Ukrayna'nın caydırıcılık gücü nasıl devam edecek? Üçüncüsü bir ihlal olması durumunda ne türden tedbirler alınacak? Bütün planlamalar bu yönde yapılmakta."

Fidan, barış anlaşması olduktan sonra askeri unsurların kara, deniz ve hava olmak üzere üç klasik yeri bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Deniz alanı deyince Ukrayna'nın sadece Karadeniz'e kıyısı var. Karadeniz de Türkiye'nin en büyük NATO üyesi olarak bulunduğu bir yer. Şimdiki planlamalarla bu sorumluluk bize verilmiş durumda. Diğer ülkelerle beraber bu sorumluluğu alacağız. Milli Savunma Bakanlığımız çok ciddi bir mesai yürütmekte."

Gazze'de Türkiye'nin rolü ne olacak?

Fidan'a Gazze ateşkes planının ikinci aşaması kapsamında oluşturulan Barış Kurulu ve oluşturulması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü'nde Türkiye'nin rolünün ne olacağı da soruldu.

Fidan, dün Özel Temsilci Steve Witkoff'un ilanıyla ikinci aşamaya geçildiğinin duyurulduğunu hatırlatarak, dört ülkenin online katılımıyla bir toplantı yaptıklarını ve ikinci aşamanın nasıl hayata geçireceğini konuştuklarını kaydetti. Fidan, "Sürecin ağır aksak da olsa ilerlemesi bizim memnun olduğumuz bir husus" diyerek, İsrail'in ateşkes planını uygulamaya gönüllü olmadığını, uluslararası toplumun ve ABD'nin ağırlığını koymasıyla bu duruma gelindiğini belirtti.

Filistinli teknik komitenin Gazze'nin idaresini almasının birinci öncelik olduğunu, daha sonra Barış Kurulu'nun ilan edilmesi ve ardından Barış Kurulu adına belirlenecek icra kurulunun çalışmaya başlamasının öngörüldüğünü söyleyen Fidan, birkaç hafta içerisinde bu organların hayata geçebileceğini kaydetti.


Kaynak: DW

Bu haberler de ilginizi çekebilir